PUT MUSUN, HEYKEL Mİ?

Politik olarak sanat ve sanatın politiği birbirinden farklı içeriklere uzanıyorsa da her ikisi son derece geniş anlam alanına sahiptir. Bunun başlıca sebebi, Sanatın politik kullanımı da politiğin sanat olarak kullanılması da birbirine geçişler yapan göstergeleri içermesindendir. Sanat ve Politika kendi içinde özerklik barındırır fakat orta kesimde bulunan Toplum-halk özerkliği geçişken kılacak gri alanın meydana çıkmasını sağlar. Bu gri alanda mesajlar, propaganda yahut eğitim doktirini kendini daha keskin hissettirip gösterir. Lakin sanat yoluyla formuyla ortaya çıkan şey; politik olarak sanat ise, dolaysız (propaganda ve doktirin), sanatın politiği ise dolaylı şekilde olur.

Politik olarak sanat kendisini propaganda şeklinde sunuyorsa İdeolojinin resmi formuyla insanları karşılar. Bu durumda bile otoriter karakter baskın olmasına, en sert hatlarla konuşmasına karşın, kısmen yumuşak kabul edilebilir fakat Savaşı gösterdiğinde tahammülü en zor gösterime (reprezantasyon) ulaşır. Yani devlet-politika elindeki sanata rahmet okutur. İçinde yer aldığımız şartlarda Politik olarak sanat büyük yıkımların talanların acıların altında ezilen silik çizgilere dönüştü.

Beterin beteri durumlar insanları politik olarak sanatın otoriter yönünü unuttursa da Sanatın en değişmez niteliği olan form yüzünden okulda, yolda, resmi gayrı resmi binalarda karşımıza otoriterlik ve propaganda çıkıverir. Modern sanatlar, sanata ilişkin hiçbir sabite bırakmamaya and içmiş, soyut sanat, kavramsal sanatla forma bile saldırmışsa da sanat hakkındaki bu hastalıklı düşünce ve tavrın doğru olmadığını kaderin ne cilvesidir ki yine en iyi politik olarak sanat ispatlar gibidir. Tabii ki; bu mesele çok uzun bir içeriği bünyesinde barındırır. Burada bizleri ilgilendiren şey, sanat yoluyla karşımıza çok net dikilen otoriterlik ve propagandadır. Bunlar devlet eliyle yapılabildiği gibi, sistemin estetize ettiği ve yaşamın her alanına soktuğu doktirin yahut dogma olarak kendini kabul ettirip yerleştirmede de kendini gösterir.

Politik olarak sanatın en tipik ve güzel örnekleri “Sovyet Sanatı”nda izlenebilir fakat hızlıca atlanan bir gerçek vardı o da Sovyet Sanatının Sovyet siyasetinden-politiğinden daha güçlü olduğuydu. Stalin daha çok Lenin Heykelleri, Savaş ve Kahramanlık Anıtlarını gölgede bırakıp bir Puta dönüşmekle birlikte bu sanatın merkezinde olan bir şey değildi. Merkez teması “toplumsal gerçeklik” olarak formüle edilen bu sanat aslında yaşamın içinde değişik formlarda kendini sokmuştu. Çok çeşitli eserlerle şehirlere sızmıştı. Edebiyatta olanı daha görsele ulaştırmıştı. Sovyet Sanatı, Kapitalizmin aşağılanmasına, değersiz kılınmasına rağmen düşünüldüğünün aksine oldukça güçlü yönler taşıyordu.

Politik olarak sanatta bir form olan Heykel ve Büst diğer eserlere nispetle önceliğe ve belirginliğe sahiptir. Maske, Totem gibi mitik öğeler ise Teolojik olarak sanatta temel taş rolü oynar. Konumuz çerçevesinde en merkezi sorun; o şeyin Put mu yoksa Heykel mi olduğunu nasıl bildiğimizdir. Buna cevabımız açık olmalıdır: Şayet bir Devlet+İdeolojisi insanları kendi egemenliğinin sembolü olarak bir şeyin önünde eğiyorsa O şey kaçınılmaz olarak Put’tur (göstergenin anlamsal içeriğince). Değilse kültürel ya da sanatsal bir yapıt –Heykel- olarak konuşur. Öte yandan Put, siyasal bir anlamdan fazlasıdır, onu aşıp Teolojik anlamı her zaman her durumda şaşmaz biçimde gösterir. Bu yüzden Put, siyasal-politik tarafından anlamı verilen değil o anlamı kullanıp dikte edendir. Siyaset-politik olan şey Put’u yapamaz fakat Put(lar)ı kolaylıkla diker. Cumhuriyet İdeolojisinin Heykel ile verdiği sınav maalesef kültürel bir zorbalığın başka bir çeşidini gösterir. Stalin-Lenin Heykelleri Sovyet Sanatını bazı noktalarda nasıl gölgeleyip Putlaşmışsa M.Kemal Heykellerinin politik olarak sanatın en kötü örneği olup putlaşması da aynı kaderi paylaşır. Oysa Putları devirip Heykelleri, Heykelleri de devirip sanatı ve sanatçıyı görmek insanlara daha kalıcı anlamı yaşamayı, O hedefe yaklaşmayı söyler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Servet Kızılay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.



Anket En Başarılı İlçe Belediye Başkanı Kim?