SAKARYA VE ÇEVRESİ TARİHİ - EKONOMİK GÖRÜNÜM

Sakarya ili coğrafyası, erken devirlerden günümüze gelen tarihsel çizgide önemli bir kavşaktır ve önemli ticaret yolları ve geçiş güzergâhları üzerindedir. Geçmişte var olan ulaşım sistemlerinin beşeri, ticari dinamiğine göz attığımızda;

Birincisi, kuzeyden geçen İstanbul’un Anadolu yakasındaki Karadeniz kıyı yerleşimleri Kocaeli’nin Karadeniz kıyısındaki yerleşimlerinden geçen ve Heraklia Pontika (Karadeniz Ereğli) ye giden güzergâhtır,

İkincisi, İstanbul Anadolu yakasından ve Kocaeli’nden geçerek Sapanca’nın kuzeyinden Bolu ve Düzce istikametine devam eden güzergâhtır,

Üçüncüsü ise, yine Sapanca gölünün kuzeyinden geçerek Adapazarı yakınlarında Geyve, Pamukova istikametine, güneye yönelen Sakarya nehrini takip ederek Bursa’ya ve Bilecik’e oradan da İç Anadolu’ya doğru uzanan güzergâhtır.

Şehrimiz, konumu sebebiyle Bithynia, Roma, Osmanlı dönemlerinde her zaman başta İstanbul olmak üzere önemli şehirlerle bağ kurmuştur. Roma döneminde Sasani ve Arap akınlarından (6- 9. Yüzyıllar) da etkilenmiştir. Roma imparatoru Justinianus da bu sebeplerle Beşköprü’yü bu coğrafyada inşa etmiştir. Justinianus (Beşköprü) köprüsünü aşan, yol kuzeye dönerek Paphlagonia (Zonguldak-Bartın- Kastamonu) ve güneye dönerek de Phrygia (Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar) yönüne giderdi.

Görsel 1: Roma Dönemi ticaret yolları

Şehrimizi kuşatan ticaret yolları haritada görüldüğü gibi geçmişten bugüne, önemli, kalabalık ve stratejik yerleşim noktalarının arasında bulunmaktadır.

Tarihlendirilebilen geçmişte, şehrimizde en eski yerleşim neolitik dönemde (M.Ö. 8000- M.Ö. 5000) şehrin kuzeyi olan Kaynarca, Kocaali taraflarındadır. Büyük İskender döneminin hemen sonrasında Bitinya’dan (M.Ö. 377- M.Ö. 64, Kocaeli’den Kastamonu’ya kadar olan bölge) itibaren çok daha yoğun bir insan yerleşimi göze çarpar. Yakın çevresinde başta Konstantinopolis (İstanbul), Nikomedia (İzmit), Prusias ad Hypium (Üskübü, daha yeni adı Konuralp) ve Nikia (İznik) gibi önemli Eskiçağ şehirleri bulunmaktadır. Merkez ilçe Adapazarı dışında bugünkü il sınırları dâhilinde kuzey- güney ile doğu- batı yönünde zengin bir geçmişe sahiptir. Adapazarı dışında ilimizde yerleşim yerlerinin eskiye uzanan isimlerine bakıldığında eski isimler olarak Sakarya nehri (Sangarius), Adapazarı (Mesonesos- Nesos, Ada anlamına gelir), Esence (Tersia- Tersiye), Geyve (Kabia), Beşköprü (Pentagephyra), Sapanca (Sophon), , Mekece (Malagina- Tartışmalıdır) görülebilir.

Tarihin en erken dönemlerinden itibaren önemli bir ulaşım ağının bir parçası olmasına ve merkez görevi görmesine rağmen özellikle bugünkü il merkezi alanında büyük, kalabalık insan yerleşimi olmamıştır. İstanbul’u Kuzey Anadolu’nun çeşitli merkezlerine bağlayan önemli bir yol buradan geçtiği halde, son zamanlara kadar bir şehrin kurulmamış olmasının bazı coğrafî sebepleri vardır. Bunlar arasında, bu ovada güneyden kuzeye doğru akan Sakarya nehri ile kollarının düzensiz akışlı olmaları, sık sık yatak değiştirmeleri, ovanın büyük kısmının orman ve çalılıklarla kaplı bulunması gibi sebepler sayılabilir. Adapazarı, geçmişi eskiçağa inmeyen, Osmanlı ile birlikte ortaya çıkan, büyüyen yerleşimdir.

Şehir merkezinde yerleşme, ticaret ve savunma ile ilişkili bir kalenin bulunmaması aslında Adapazarı merkezin yeniçağ Osmanlı yerleşmesi olduğunu düşündürtmektedir. Çevresinde bulunan kaleler ile köprüler eski ticaret güzergâhları, savunma noktaları ve yerleşimler üzerinde bulunmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ticari hayat için de şöyle bir tanımlama yapmak yerinde olur, “Roma İmparatorluğu’nun yıkılışından beri hiçbir Avrupa devleti yol sistemine bu denli özen göstermemiştir”. Kara ticaret yolunda ağırlıklı olarak deve kervanları aracılığı ile gerçekleştiriliyordu. Deve kervanlarını ve deve sayısını daha anlaşılır bir hale getirmek için bir örnek verilebilir. 1521 Belgrat seferi sırasında ordunun ağırlığını taşımak için Anadolu ve Arabistan'dan otuz bin deve kiralamıştır. Demiryollarından önce Anadolu’da deve sayısı yüzbinlere varmakta idi.

Ticarete verilen önemden şehrimize kalan en önemli miras da bu ticari yollarda taşımacılık faaliyeti gerçekleştiren Yörüklerin Osmanlı döneminde yerleşik hale getirilmesidir. Osmanlı için Yörüklerin yerleşimi vergilendirme adına ve bölgelerin şenlendirilmesi adına önemlidir.

Adapazarı’nın kuruluşunda onomastik (İsim bilimi) izler takip edildiğinde, Akdeniz ve Ege sahillerine yerleşen veya göçebeliğe devam eden Yörük aşiretlerinin oymakları arasında (Pabuççular, Yağcular, Başlar, Çıracılar, Hasırcılar, Semerciler, Tığcılar) adlarını görebiliyoruz. Bu yönüyle, Adapazarı ve civarının ilk Türk sakinleri Yörükler olarak düşünülebilir. Göçebeliği terk ederek köyler kurmuşlar ve — bütün Türkmen aşiretlerinde âdet olduğu üzere — aşiretlerinin, oymaklarının adını köylerine vermişlerdi (İstanbul Üniversitesi İktisat ve İçtimaiyat (Sosyoloji) Enstitüsü bünyesinde kurulan Sakarya Sosyal Araştırma Merkezi –SSAM- Kuruluş, 1965). Şehrin kuzeyinde, Karasu’da Yörük köyleri (İhsaniye, Denizköy) mevcuttur. Geyve ve Pamukova’da da Yörük aşiret isimlerini çağrıştıran köy isimlerine rastlanmaktadır (Bayat, Çine, Kozan). Yine Adapazarı ilçesine bağlı B.Hataplı- K.Hataplı (Hatap; Deve semerinin üzerine konulan ağaç parçaları) mahalleleri gibi. Bütün bu tanımlamalar şehrin Osmanlı kuruluşu ve gelişimi ile olan yoğun ilgisini ortaya koymakta aynı zamanda yoğun ticari-taşımacılık faaliyetlerinin şehrimize yansımasıdır.

Bahsi geçen ifadeler dâhilinde Anadolu’nun tarihi- ticari ekosistemi içerisinde Sakarya ve çevresinin büyük oranda Osmanlı döneminde geliştiği, günümüzde en çok bilinen ticaret yollarından birisi olan İpek Yolu’nun bir parçası olduğunu hatırlatmak gerekir. Bundan sonraki birkaç yazımızda İpek Yolu’nu işlemek niyetindeyim.

2022’de tüm okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Alper Cantimer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.