TAKAS

Duydum ki ey yedi tepeli şehir, göğünde deli rüzgârlar varmış. Komşu illerini de bir telaş almış. Alt üst olmuş evler, tırlar bile devrilmiş. Gökdelenlerin tir tir titremiş, çatılar uçmuş, yollara savrulmuş. Çocuklar kim bilir ne kadar korkmuştur. Öyle ya bir evin çatısından olması bir babanın yuvadan gitmesinden farksızdır ve çocuklar savunmasız bir şekilde öylece kalakalır.

Diyorum ki sırf çocukların gönlü olsun diye bir oyun oynasak seninle, lodosu da dahil etsek bu işe, ne dersin?  Evlerle, yollarla, göğü delen binalarla işimiz olmasın, her şey dursun yerli yerinde. Bir şartım var sadece, söyle var mısın?

Üzerine ağırlık yapan kim var kim yok, lodos savuracak onları. Lodos öyle bir kuvvetli esecek ki taş üstünde taş kalmayacak ama bunu yalnız yaşaması gerekenler anlayacak.

Çocuklar ve masumlar tatlı uykularındayken kopacak fırtına. Söz mü?

Tek bir yaprak hışırtısı bile duymayacaklar. Üzdürür müyüm hiç onları lodosa. Onlar oyun bitene dek yataklarında mışıl mışıl uyumuş olacak.

Yük diye sırtından atmak istediğin, şanına leke süren kaç insan varsa tek tek say bana İstanbul. Bi yer değiştirme oyunu oynayacağız lodosla.

Biz şartları konuştuk, anlaştık onunla.

Takas gibi bir şey bu esasında. Kendilerine ait olmayanları almanın bedelini ödeyecekler ruhlarıyla. Ruhları alınınca korkma, hemen ölmeyecekler. Başkalarının ruhlarını giyecekler, o kadar. Bakalım başkalarının ruhlarıyla nereye kadar yaşayabilecekler?

Mesela önce hasta, aç, yaşlı, düşkün, susuz, suçsuz, fakir, yetim, öksüz olanlardan başlayalım. Lodos bir essin, değiş tokuş olsun hayatlar. Sabah uyanınca ortaya çıksın her şey. Ne şenlikli (!) olur etraf bir düşünsene İstanbul!

Şaşalı, şatafatlı şekilde yaşayanlar bir barakaya sığsınlar. Yetim olan, yetimlik duygusundan bîhaber olsun. Susuz, suya kansın; kuş sütü olmadan masaya oturmayanlar, bi kuru ekmeğin peşinde dolansın.

Ah ettiğimi de sanma, baştan dedim ya bunun adı bir oyun, kabul eden kuralına uygun oynasın.

Üç kuruş kazanmak için gece gündüz demeyip, çalışıp didinen babalar evlerini erzakla, oyuncakla donatsın. Paraya bir türlü doymayanlar ayın sonunu getirmek için rakamlarla uğraşsın. Malı mülküyle gösteriş budalalığı yapıp orda burada caka satanlar, çarşıda pazarda elli kuruşu çıkışmadığında kimselerden isteyememenin ne kadar zor olduğunu anlasın. Hastasına aradığı ilacı kendi ülkesinde bulmak için telef olanların bir parmağını şıklatmasıyla bütün eczaneler emre amade olsun. Başını kuş tüyü yastıklara koymadan uyuyamayanların şımarıklıkları, açlıktan uykuya dalamayanların geceleriyle değiş tokuş olsun.

Bir anlık lodosla bütün masumların, mazlumların acıları son bulsun; cihanın uykusu kaçsın da her şey tersine dönsün.

Çocukların olmadığı bu oyunda sayıştık, rüzgâr ebe çıktı. Sen onlara söyle İstanbul, saklambaç değil takas bu oyunun adı, kimse saklanmaya kalkmasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.

08

Semra - Takas...

Ben bu oyunu çok sevdim... Ufak bir çocuğum ve eline bir kitap almışım... Kitap o kadar güzel görünüyor ki önce kapağı da elimi gezdiriyorum... Sonra kitabın içini açıp başlıyorum okumaya... Bir varmış, bir yokmuş... Masallar diyarında oyun arkadaşı lodosmuş... Nasıl da güzel... Eee masallar mutlu sonla bitermiş... Göz açıp kapayıncaya kadar büyümüşüz... Masalı hep beraber okuduk bu sefer... Masal diyarı İstanbul... Yazıyı okurken zamanda bir masaldı, geçti... Hem ben çok severim masalları, bayılırım mutlu sonlara, büyülü diyarlara...Kaleminize sağlık hocam... ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 01:49
07

Semanur - Rüya da bile olsa,olsa gerçekten bu takas....

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 17:10
06

Kader Şabano - Bu oyunu oynamaya o kadar ihtiyacımız var ki... Kalbime dokundunuz, kaleminize zeval gelmesin...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 09:35
05

G Yaylakaşı - Mümkün olsa bu dediğin, insanlar anlasa diğer insanları, ama... Tamamlamadım gerisini, umutsuzluktan bıktık, iyi düşünelim iyi olsun. Her şey çocuklar için! Sevgiler!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 00:43
04

Hacer Dursun - Ah bu oyun gerçek olsa , ne çok sevinen olur. Kalemine sağlık sevgili Gamze Hocam ????

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 21:05
03

M. A - Hayatımızdaki tüm şeylerin değerini bilmek adına hiç de fena olmazdı takas... Çok güzel bir yorumlama teşekkürler..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 19:02
01

Din Öğretmeni. - Yine bir pazar ve yine çok güzel bir yazı.Pazar günlerinin rutini aile kahvaltısı ve Gamze Koç.

Yüreğine sağlık Gamze hocam var ol.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 10:01