SİYASİ POPÜLARİTE VE ALİ İHSAN YAVUZ’UN DURUMU

Ülkeyi yöneten AK Parti’nin bir milletvekili olmak büyük sorumluluk gerektirir, etki alanı ve konuşmaları icranın başındaki partinin mensubu olduğu için mutlak bağlayıcıdır. Birde üstüne genel başkan yardımcısı iseniz bu etki alanı daha da katlanır ve çapı çok daha büyür…

Tüm bunların yanında titrinize bir de “Seçim İşleri Başkanı” da eklenirse sorumluluğunuz ve buna paralel olarak etki/yetki alanınız çok daha genişler. Hatta öyle bir hale gelir ki “bana göre” bakandan daha etkili bir pozisyonun başında olursunuz…

Kimden bahsettiğim aşikâr!

AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz…

Yavuz hakkında genel bir görüş bildirimine dönüşmeyecek bir yazı kaleme almak niyetim ama yazının gidişatı beni ve okuyucuları nereye götürür çok emin değilim.

Yazıya/konuya ani girişler pek üslubum değil ancak son aylarda hatta son 1 yılda Ali İhsan Yavuz’la ilgili o kadar büyük iddialar ve olmayanı “olmuş gibi” gösterme çabaları var ki süslü girizgâh kısmına gerek duymadım.

Sayın Yavuz, bırakın Sakarya siyasetini ülke siyasetinin de önemli isimlerinden biri. Genel başkan yardımcılığının verdiği etki alanı zaten dikkatleri üstüne çekmeye yeterken “Seçim İşleri Başkanı” olması onu farklı bir konuma da getiriveriyor hem Sakarya’da hem de ülke genelinde.

Yavuz’un ülke genelindeki durumunu irdelemekten ziyade Sakarya’da ki durumunu ve hakkındaki “bitmez tükenmez iddialar” konusunda bir yazıyı kaleme almak benim için çok daha doyurucu bir tercih…

Son dönemde Sakarya’da yapılan pek çok yatırımın arka planında değil en ön safında Ali İhsan Yavuz’un ismini görüyoruz. Belki de üçüncü dönemi olduğu için siyasette de büyük bir ustalık dönemini yaşadığına inanıyorum. Parti içinde aldığı görevler de elbette siyasi olgunluğunu ve karar verme yetisini ve hızına etki ediyordur buna da eminim.

Sayın Yavuz hakkında uzun bir süredir “Büyükşehir Belediye Başkanı” olacak, yorumları ve yazıları dillendirilip duruyor. Böylesine popüler bir siyasetçi için kendi şehrindeki bir siyasi pozisyon sürpriz görülemez…

Fakat bu durum madalyonun sadece bir tarafı!

Madalyonun diğer tarafı öbür tarafına hiç mi hiç benzemiyor…

Nasıl mı?

Fazla uzatmadan biraz daha açayım…

Israrla dile getirilen “Büyükşehir Belediye Başkanı olacak / veya istiyor” söylemlerini tersine çevirecek hatta boşa düşürecek bir açıklama her seferinde yok sayılıyor, göz önünde ve arşivlerin pek çok zaman çizelgesinde yer almasına rağmen hiç dikkate alınmıyor!

Peki nedir bu dikkate alınmayan durum?

Ali İhsan Yavuz bu konu ilk dillendirildiğinden beri diyor ki “Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığını düşünmüyorum, böyle bir çalışmam hiç olmadı bundan sonra da olmayacak…”

Normali nedir?

Yavuz bu açıklamayı ilk yaptığı tarihten sonra bu konu yerel seçimlerde adayların belirlenmesi sürecine kadar kapanmasıydı. Ama öyle olmadı, Yavuz’un her defasında “Böyle bir niyetim yok” açıklamasının üzerine “Vardır bir şeyler, ama söyleyemiyordur” zannıyla gidildi.

 “Su-izan”la hareket edip, bütün “Plan ve projeyi de” bu “zannın” üzerine kurunca, zaten ortada Ali İhsan Yavuz’un açıklamasının bir değeri veya hükmü kalmıyor!

 Her duyduğu veya “duymuş gibi” yaptığı dedikoduyu istediği gibi dallandırıp budaklandırıp “geliştirenler” sayesinde bu konu gündemden hiç düşmedi!

Bundan sonra düşer mi? Hiç sanmıyorum…

Tüm bu “yakıştırmaların” dayanak noktasının Ali İhsan Yavuz’da toplanan yetki ve etki alanı olduğuna şüphem yok. Şöyle ki; hem genel başkan yardımcısı hem seçim işleri başkanı hem de tüzük gereği üçüncü yani son dönem vekillik yapıyor olması yapılan ya da biçilen “kaftanın” ısrarını bir nebze olsa da açıklayabilir…

Ama ortada “nedense önemsenmeyen, bilhassa gözden kaçırılan” Yavuz’un bu konudaki açıklamaları olmasaydı…

Ama var!

 “Büyükşehir Belediye Başkanlığını düşünmüyorum, böyle bir adaylık süreci planım yok” diye defalarca açıklama yapsa da Ali İhsan Yavuz maalesef en azından bu konuda popülaritenin kurbanıdır.

Gelecek ile ilgili tahmin yapmak zordur, ama kişi elbette kendini bilir yaptığı açıklama da siyaseten hem kendisini hem de kamuoyunu bağlar. Burası zaten aşikâr.

Peki bu konu bu kadar net ve belirgin anlatım ve düşünceyle sona eriyor mu?

Elbette hayır!

Bitmiyor…

Ali İhsan Yavuz’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlığı “Sakarya siyasetinde” bu tip yakıştırmalara da mahal veriyor, kanımca bu da siyasetin çok dışında değil. Israrla senaryolar yazılmasının ve bunlara inanan bir topluluğun sürekli canlı kanlı aramızda olmasının da çok şaşılacak bir durumu yok.

Tüm bunların ardına, Yavuz’un böyle bir açıklaması yokmuş gibi sığınılması biraz tuhaf ve aşırı ısrarcılığın sonuçlarını düşünmemize neden oluyor. Sanki siyaseten bir yıpratma mekanizması işletiliyor, olmayan bir durumu varmış gibi sürekli hafızalarda tazelemeye çalışmak aslında tersine bir arzunun tezahürü de olabilir!

Son olarak şunu da eklemek istiyorum; Yavuz’un “Düşünmüyorum, böyle bir planım yok” açıklamasına şu da eklenmek isteniyor: “Ama sayın Cumhurbaşkanı sizden böyle bir talepte bulunursa…”

Pes artık!

Bugünün direkt konusu değil ama, Cumhurbaşkanı Erdoğan hangi AK Partili’ye bir görev tevdi edecek de o kişi bunu reddedecek? Hem de büyükşehir belediye başkanlığını?

Böyle bir durum hem nezaketen hem de siyaseten zaten mümkün değil. Ama bunu da ciddi ciddi sorgulayanlar var maalesef!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Bulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.