BAVUL

Yola çıkmanın binbir türlü hâli var. Oturduğun odayı, bulunduğun şehri, vatandaşı olduğun ülkeyi, kayıtlı olduğun her şeyi bırakıp hiçbir şeyi umursamadan yola çıkmalar... Hazırlıkları bir türlü bitmek bilmeyen yola çıkmalar… Daha saysam uzar gider.

Benim dediğimse başka. Vapura, trene binmeden, karşıdan karşıya geçmeden, köprüyü aşmadan, sinyal vermeden, koltuğum illaki pencere kenarı olsun diye dil dökmeden, saatlerce direksiyon sallamak zorunda kalmadan, bir vasıtaya para pul ödemeden, birilerine "Müsait misiniz?""Evde misiniz?" demeden, yanına çanta-cüzdan, ceket-bilet almadan, rezervasyon yaptırmadan, telefon bile olmadan yola çıkmak… 

“Böyle tiğteber yola çıkılsa ne olur, hem ne kadar uzağa gidilebilir ki!” diye düşünmeyin. Herkesin yola çıkma hikâyesinde ihtiyaç duyduğu şey aynı olmayabilir.

Bir insanı tanımakla da başlayabilir pekâlâ bir yolculuk. Belki radyodan kulağımıza çalınan bir şarkıyla, belki de izlediğimiz bir filmin bizi can evimizden vuran o tek bir sahnesiyle…

Keşke daha önce okusaydım dediğimiz bir kitap, o kitabın arasından çıkan bir kuru yaprak, burnumuza değip geçen saniyelik bir koku ya da albümleri karıştırırken bize göz kırpan bir çocukluk fotoğrafının davetiyle başlar bir yolculuk.  Yola çıkar ve geri döneriz.         

Söylemesi dile kolay geliyor tabii ama öyle “gider ve döneriz” demek kadar kolay ve kısa olmaz asla bu yolculuklar. Hiçbir şey yapmadığımızı düşündüğümüz anlarda dahi beynimizden dakikada beş yüz kelimelik bir düşünce geçebiliyorsa, bir “an”da çıktığımız bu yolculuklardan dönene kadar, içimizde kim bilir kaç roman yazıp bitiriyoruzdur.

Oturduğun yerden dünyanın bir ucuna gidip kocaman bir tebessümle geri dönmek, “an”da kaybolmak da vardır kaderde, yola çıktığına pişman olmak da. İçinde taş mı var dedirtecek kadar ağır bavulları taşımış kadar bitkin, uzun mesafeler boyunca yol yürümüş gibi yorgun dönersek, işte orası kötü.

Hatta, tatil dönüşünde boşaltma düşüncesi sebebiyle giderkenki kadar göze şirin görünmeyen bavullar gelebilir o an insanın aklına.

Bavuldan kirli kıyafetleri tek tek çıkarmak nasıl bir eziyetse dönüşümüzde zihnimizde kirlenmiş kırış buruş olmuş düşünceleri çıkarıp ütülemek de aynı şeydir. 

Bi de “Keşke çıkmasaydım yola, keşke hiç gitmeseydim o kadar uzağa!” dedirtecek kadar hüzünlendiysek, vay bizi karşılayacak olanın hâline!

Dünya, gelmeler ve gitmeler üzerine kurulmuşken, kitaplar gelişlere ve gidişlere dair öykülerle doluyken, kahramanlar dahi gidenler ve dönenler olarak ikiye ayrılmışken insanın yola çıkmasın da çeşit çeşit hâli olmasın da ne olsun. Dahası türlü türlü adı bile var. Kimi "boşluk" diyor bu duruma kimi de "bilinçsiz dalgınlık." Elbette araya bazen parazit sesler, yerli yersiz sözler de girer ama ziyanı yok. Bunlar, yola çıkmış olmaya gölge düşür(e)mez.

Geçenlerde, bir anne-babanın üniversiteyi kazanmış kızlarını okula uğurlamasına şahit oldum. Hüzünle sevinç yumağı olmuş bir kucaklaşmanın hemen yanı başında gözüme bir bavul ilişti. Hâlbuki mutfağın balkonuna sadece patates-soğan almaya çıkmıştım…

Kendimi taaa yirmi küsur sene öncesinde buluverdim. O anda yola çoktan çıkmışım da haberim yok. Babamın üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim gün benle konuştuğu bahçe, eylül ayının ortasında hâlâ açmaya çalışan çiçeğin, topraktan çıkmaya uğraşan çimenin kokusu…  

Hepsi, bir bir yanıma geldi sanki. O gece beni İstanbul’a uğurlarken anne-babamın bavuluma koyduklarını düşündüm. Paylaşma, sabır, gayret, cesaret, en çok da gurbet çıkmıştı içinden.

Yol çok uzadı, hatıralar yağmur gibi yağdı üstüme. Allah’tan bu seferki yolculuğum çok yormadı. Evdeki veledin “Annneee, topum nerdeeee?” diyen sesiyle eve geri döndüm. Bir bavula meğer neler neler sığarmış, o “an” anladım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.

14

Gamze Koç - @Semanur 11 nolu yoruma cevabı: Teşekkürler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ekim 12:55
10

Gamze Koç - @Ayşenur 09 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim Ayşenur hanım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 20:58
08

Semra Özen - Yeni bir pazara güzel bir kalemle başladım... Bavul...

Daha basliktayken alıp götürdü beni ... Daha başlıktayken çıkardı yolculuğa ... Hani derler ya şerit gibi geçti tüm hayatım... Hem de nasıl geçti an ve an ... Ve yazının sonuna gelince gözümde bir soyut bir fotoğraf ama çok renkli dilimde ise bir şarkı döndü dolandı...

"Nasıl da paylaşıyor insan isterse,

Nasıl da birmiş meğer hasretler,

Nasıl da mecburmuşuz

Sabretmeye, sevmeye, öğrenmeye..."

Ve yüzümde istemsiz bir tebessüm... Kaleminize sağlık hocam, beni yine bir yolculuktan döndürdünüz sessiz sedasız... ??

Hayırlı ve musmutlu bir pazar diliyorum...??

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 13:38
12

Gamze Koç - @Semra Özen 08 nolu yoruma cevabı: Ne güzel bi evlatsın sen Semra geleceğin yerleri aşk u şevkle görmeyi bekliyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 13:26
07

Şo - Yolculuğa cikarken bavulunuzun icine unutup koymadiginiz birseyi sonradan bavulunuzu açıp göremeyince cok uzuldugunuz, bir an, bayramin ilk gunleri özlemle yolunu bekleyip gelmeyenlerin buruklugun da ki hayal kırıklığıdır unutmak.. sevgiyle unutulmamak dilegiyle.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 11:49
13

Gamze Koç - @Şo 07 nolu yoruma cevabı: Yorumunuz için ayırdığınız kıymetli dakikalar için çok teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ekim 12:54
06

Öz Az Gümüş - Ne güzel bir pazar okuması oldu. Sakince usulca

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 11:07
05

Fatih Akyol - Kalemine sağlık. Bir de bavula sığdıramayıp bırakmak zorunda kaldıklarımız var. Acaba hangisi daha zordu? Bavula sığdıramadıklarımız mı yoksa bavulun içine hapsettiklerimiz mi?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 10:59
04

Serap Tan - Ben de nerelere gittim sayenizde hocam .Ellerinize sağlık ❤️

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 10:53