AFGANİSTAN’DA ABD’YE NE OLDU?: SİSTEM VE MEDYA

ABD, Afganistan’da 20 yılın ardından geride koca bir felaket yığını bıraktı. Karşımızda duran bu felaket, birincil varlık düzlemiydi.  Yani ülkenin yağmalanması, taş taş üstüne baş baş üstüne kalmaması, katliamlar, tecavüzler, sakat kalanlar, yerlerinden yurtlarından sürülenler vb…bu düzlemdedir.

Bunca şey yetmezmiş gibi buna ilave olarak defalarca Yetimhanelerin, hastanelerin bombalanması gibi insanlık dışı uygulamaları ( olay ve olguları) birincil düzlemde artı olarak yer alır. Hızlıca bir hatırlarsak; ABD benzer bir insanlık dışı uygulamayı II. Dünya savaşında Alman çocuklarına karşı da yapmıştı yani şerbetliydi: II. Dünya savaşında Almanya’yı bombalarken mekan ve insan ayrımı yapmadan bombalayan ABD, aç kalan Alman çocuklarını özellikle hedef almış, onlara “Çikolata” renginde ve şeklinde özel bombalar atmıştı. Bu bombaları aç kalan çocuklar ısırdıklarında ağızlarında patlamış, binlerce aç çocuk çikolata ile gelen ölümle hayatlarını kaybetmişti. Böylelikle Almanya’da ‘Çikolatanın çok acı bir tarihi’ ABD’nin vahşetiyle yazılmıştı.

ABD, Afganistan’daki Afyon pazarını elde tutmasına ve sistematik afyon üretimi yapmasına rağmen (bilimsel veriler grafikler halinde paylaşıldı) afyonun hesabı Afganlılara  -Taliban’a- kesildi. Oysa ABD’nin Latin-Amerika’da uyuşturucu trafiği ve pazarını kontrol ettiği, dahası gizli sahibi olduğu bilseydi burada da aynı şeyi yaptığı görülebilirdi. Kısacası; ABD uyuşturucu Baronu olmasına karşın ihale önce nerdeyse tüm Latin-Amerika’ya (sanki latin-amerikanın hiçbir kültürü tarihi yokmuşçasına uyuşturucu-kokainle anılmaya hatta onunla özdeşleştirilmeye başlandı) daha sonra Afganistan’da Taliban’a kaldı.

ABD’nin Afganistan ile ilgili İkinci düzlemi, birinci düzleminden hiç de farklı felaket taşımayan söylem – medya düzlemidir. Birinci düzlemde Afganistan halledilirken, ikinci düzlem Afganistan dışındaki alana ve insanlara yönelir, onları halleder.

( sosyal) medya’da ABD’nin Afganistan’daki durumu, “Çekilme” kavramı ile sunuldu. Oysa bu kavram, yenilme, yenilgi, mağlup olup kabullenme, kaçma, defolup gitme vb gibi kavramlardan oldukça farklıydı. Sanki ABD orada savaş değil fiziksel bir hamle yapmıştı (“hamle”-ilerleme- çekilmenin zıttıdır) ya da doğal bir olay meydana gelmiş gibi çekilme çekmeye dönüştürülmüştü (çekmenin zıttı itmedir). Kısacası ikinci düzlem zihinlere, gerçeklik algısına yapılan bir operasyon olarak sahnelenmiştir.

Şimdi medya’da (hatta üniversitelerde akademilerde, aydınlarda ) nasıl hepsinin bir ağız olduğunu somut örneklerle görelim:

“ABD, Afganistan’dan çekildi” bu başlık manşeti aynen kullananlar ve sunanlar;

1- Merkez medya- ; TRT, Habertürk, CNN Türk, Anadolu Ajansı (AA), Sabah, Akşam, NTV, Hürriyet, Milliyet, Ahaber (Ahaber’de “tamemen”  ilavesi var)

2- Sağcı muhafazakar medya; Ülke, Yenişafak, Yeniakit ve diğerleri

3- Solcu muhalif medya; Tele 1, T24, TKP org, Haber sol, Birgün, Özgür politika, Evrensel (çekildi yerine çıkarken kullanılmış), Sözcü, Medyascope, Gazete Duvar, Diken (diken başlığı aynen kullanmak yerine devrik cümle kullanmış: “Afganistan’dan çekilen ABD”) Ekşi sözlük

4- Yabancı sosyal medya siteleri; Deutsche Welle (DW), Şarkul Awsat, İndipendent, Amerikanın Sesi, BBC, CNN, bunların içinde Euronews biraz farklı başlık kullanır: “ABD’nin Afganistan’daki varlığı 20 yıl sonra bitti”.

5- Evrensel sosyal medya platformları: Dailymotion, Youtube, MSN …

6- Strateji kurumları-medya siteleri; SETA, ANKASAM, ORSAM (orsam ABD ye ilave olarak NATO’yu eklemiştir). Bunlardan en ilginç olanı Stedmod.ru ve SPUTNİK gibi Rusya’ya yakın medyanın verdiği tepkidir: Stedmod.ru başlığı aynen kullanırken (“ABD, Afganistan’dan Çekildi”); Sputnik, “çekildi” yerine giderken’i (gitmeyi) kullanmıştır: “ABD, Afganistan’dan giderken”.

7- Yerel medya; yerel medyanın nerdeyse tamamı aynı ifadeleri kullanmıştır. Mesela; enbursa.com, guneydoguekspres.com, ..vb. yüzlerce farklı yerel (sosyal) medya örneği aynı başlığı aynen kullanmış ve sunmuştur: “ABD, Afganistan’dan Çekildi”.

Kısaca: ABD’nin Afganistan’daki mevcudiyeti ve uygulamaları herhangi bir olumlu ya da nötr (msl; “terketme-k”) kavram alamayacağı ve böyle bir kavramla sunulamayacağı halde, Sistem; dışardan içeri, büyükten küçüğe, en radikalden ılımlısına, iktidardan-merkezden çevreye hepimize belirli kavramları empoze edip adeta sömürgeleştirir.

Bu durum,

a) Chomsky’nin tezleriyle uyumlu olmakla birlikte Uwe Pörksen’in Plastik Kelimeler dediği “Modüler Dilin” işleyişinde rahatlıkla görülebilir. Sistemin bir hayalet ya da komplo olmadığı daha fazla ortaya çıkar, ayrıca b) Türkiye’deki tiyatronun tüm sahtekar yönlerini görmemizi de ekstra sağlar...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Servet Kızılay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.

01

Hakan Sezgin - Ulusalda yer alması gereken yazı.. kim okuyacak, anlayacak,

İletişim medya Dil üzerinden politik okuma yapmış. Çok kötü yakalamış Akit kafalılar Evrensel TKP ile aynı çuvala girmiş. Aslında fark kalmamış yukardan aşağıya hep aynı koro...Ya bu solcular gerçekten ABD Afganistanda yenildi ... olup gitti neden demediler )))))))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Eylül 19:41