Vali Kaldırım ile ne konuştuk ve Coşkun Bilir ne yazdı?

Geçtiğimiz gün “Şehirde son dönemde yaşananların farkında mısınız?” isimli bir köşe yazdım.

Köşe yazımın ardından bazı konulardan dolayı devamını yazmak hasıl oldu.

İlk önce Sakarya Valisi Sayın Çetin Oktay Kaldırım aradı ve yazımda kendisi ile ilgili dile getirdiğim yerlerle ilgili konuştu.

Bir iddiada bulunduğum şehrin en tepesindeki mülki idare amirinin söyledikleri hem bir cevap hakkıydı hem de bir köşe konusu.

Ayrıca Medyabar yazarı sevgili Coşkun Bilir ağabey de, beni biraz alay edercesine bana korkak bir sıfat yakıştırıp söylemediğim şeyleri söylemişim gibi kendi iddialarını sıraladığı köşe yazımın bir mealini kaleme aldı.

Bu iki konu birbiri ile bağlantılı olduğu için birlikte yazdım.

Önce Sayın Valimiz elbette.

*** *

Dediğim gibi yazımın ardından Vali Çetin Oktay Kaldırım beni aradı.

Sağ olsun Sayın Vali gerçekten de eleştirilerimi sıraladığım konularla ilgili son derece kibar ve yapıcı cevaplar verdi.

Ben kendisinin PSB Anatolia fuarının açılışına katılmamasını eleştirmiş ve son dönemde bu gibi etkinliklere katılmamaya sanki özen gösterdiğini ifade etmiştim.

Sayın Kaldırım köşe yazımda yer alan “Vali Bey’in uluslararası bir fuar açılışına katılmamaktan daha önemli ne işi vardı acaba?” ve “Vali Kaldırım, özellikle bazı isimlerle bir araya gelmemeye hiçbir şeye göstermediği kadar özen gösteriyor” şeklindeki eleştirilerime cevap verdi.

*** *

Vali Kaldırım, şehirde siyasetçilerle problem yaşadığı yönündeki tespitime ve eleştirme katılmadığını çok açıkça ifade etti.  “Böyle bir şey mümkün değil” dedi.

Ekrem Yüce ile çok eskiden beri tanıştıklarını ve kendisini çok sevdiğini ve birlikte Sakarya için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Kaldırım, “Ben bir mülki idare amiri olarak böyle bir şey zaten yapmam. Birine küsmem yada tavır göstermem mümkün değil. Ben görevim ne ise onu yaparım” diyerek son dönemde şehirde konuşulan hatta benim de dile getirdiğim eleştirilere ve iddialara net bir cevap verdi.

Sayın Vali ayrıca şunları söyledi özetle:

-Açılışa katılmayı çok istiyordum ancak Pamukova’da uçak düştü iddiası ile ilgili olay yerine gitmek durumundaydık. Çok istememe rağmen katılamadım. Fuarımızı açılıştan sonra gezme imkanı buldum ve çok beğendim. Sakarya için son derece önemli ve Uluslararası bir fuar oldu.

-Sakarya potansiyeli son derece yüksek bir şehir. Ben gerçekten hep birlikte bu şehre büyük kazanımlar sağlamak için büyük bir çaba sarf etmemiz gerektiğini ifade ediyorum. Bu şehirde Gastronomi kültürü, müze kültürü, turizm, tarım ve sanayi gelişsin istiyorum.

-Sakarya’ya geldikten sonra çok iyi gördüm ki burada her türlü nimet var. Sakarya harika bir şehir.

-Sakarya içinde bulunduğu güç ve potansiyel ile kesinlikle kalamaz.

-Sakaryamız için sürekli birileri ile temas halindeyiz. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Akgün Altuğ’a gerçekten teşekkür ediyorum. Şehrimize yeni yatırımcılar getirme konusunda büyük bir azimle çalışıyor. Daha geçen hafta dev yatırımları birlikte açıkladık. Sakarya’mıza hayırlı olsun.

-Sakarya’da büyük bir birlikteliğe ihtiyaç var. Hep birlikte el ele vererek şehrimizin gücünü ortaya koymamız gerekiyor. Bu şehir inanırsa yapamayacağı ve başaramayacağı şey yok

*** *

Vali Bey özetle bunları söyledi.

Açıkçası ben Sayın Kaldırım ile ilk kez özel görüşme imkanı buldum ve tarzının son derece yapıcı olduğunu açıkça ifade etmeliyim.

Sakarya için gücünü ve mesaini kullanmak noktasında gözünü budaktan esirmeyecek bir tarzı olması, şehrim adına beni sevindirdi.

Vali Kaldırım, köşe yazımda ifade ettiğim eleştirilerimi tekzip etti bir nevi ama emin olun gocunmadım Eğer yanılmalarımın sonucu şehir için hayırlı bir istikamette meyil ederse ; her daim tekzip yemeye razıyım.  

Kendisine teşekkür ediyorum.

*** *

Gelelim ikinci konumuza.

Coşkun Abi Medyabar’da bir köşe yazmış.

Benim yazının başında ifade ettiğim köşe yazımda dile getirdiğim konular için “Sefa Polat dün köşesinde çok önemli konulara değinmiş.” diye yazmış benim için.

Sonra da eklemiş: “Ama nedense ne şiş, ne kebap yansın demiş. Kıyısından köşesinden herkese mesajlar vermiş.”

Ve bu bana toy ve korkak kendisine ise işte bunları ben yazabilirim tavrını ilan ettikten sonra “Sefa Polat’ın yazdığı köşe yazısının bence kısaca özeti şu…” diyerek başlamış köşe yazımı meale.

Valla Coşkun Ağabey seni cidden severim. Özün sözün birdir. Ama özeti şu diyerek yazdığın iddiaların yüzde 90’ını yanlış anlamışsın.

Ben onların hiç birini söylemedim.

Acaba dedim Coşkun Abi başka bir köşe yazısı mı okudu?

Döndüm kendi yazdıklarımı bir daha okudum. Coşkun abinin köşemin meali olarak yazdığı şeylerden eser yok.  

Yetmedi bir iki gazeteci arkadaşıma okuttum. Onlar da “Coşkun Bilir, senin yazmadığın şeyleri sen ima etmişsin gibi yazmışsın” yorumunda bulundu.

Valla Coşkun Bilir istediğini yaza ya da eleştirir.

Ki kendisi sivri dilli bir kalemdir.

Ama eleştirmek istediği konuları sanki ben söylemişim gibi yazarsa orada haddini aşar…

Coşkun Abi açıkça kendi söylediklerini ben söylemişim gibi dile getirmiş.

Ben açık açık yazmak istesem yazarım. Amacım üzüm yemek; bağcı dövmek değil.

Ki o köşede dile getirdiğim konuların büyük çoğunluğunu TV 264 Canlı Yayınlarında ve köşe yazılarımda dile getirdim.

Hatta Sakaryaspor konusunda, Sayın Bilir’in de çok sevdiği eski bakanımız Ersin Taranoğlu, adeta Uğur Akkuş güzellemesi yaparken yüzüne karşı bile söyledim.

Hatta başka söylediklerimden dolayı çok sorunlar da yaşadım.

Ben bu kentte açıkça ihale yolsuzluklarını yazmış, savcıları köşe yazılarımdan göreve davet etmiş, defalarca tehdit almış bir genç gazeteci taze köşe yazarıyım.

Siyaseten 16 ilçe belediye başkanının makam arabasını tam sayfa manşet yapıp “Makam Saltanatı” demiş, 2012’lerde Canlı Yayınlarda “Ergenekon Cadı Avına dönüştü” dediğim malum kişilerden “Dikkatli git” uyarısı almış biriyim.

Neyinden korkacağım da şiş yansın kebap yansın diyaloğuna gireceğim.

Ne bir siyasi partiye meylettim ne devlet görevine.

Gazetelerde bir süre çalışıp kapağı devlete atmak isteyen meslektaşlarımdan asla olmadım. Talepte bulunmadım. Bilakis teklif geldiğinde bile kibarca reddettim. Hep serbest piyasada kaldım, kurucusu olduğum Adayorum’u bağımsız bir yer olarak kalmasına özen gösterdim.

Coşkun Abinin bana “Şiş yansın kebap” diyorsan hodri meydan buyur sen şişi de yak kebabı da.

Ne yazmak istiyorsan açıkça yaz ama sanki ben bir şeyler söylemişim gibi dile getirme bunu.

Onun için Coşkun abi bana ne şiş yansın ne kebap deyip sonra benim söylemediğim şeyleri bana sen sevdiğim bir abim olarak sen bile söylemezsin.

Şunu açıkça ifade ediyorum ki

Ben Ekrem Yüce’nin koltuğunda birilerinin gözü var demedim, AK Parti’de herkes birbirini bıçaklıyor demedim, Fazilet Durmuş neden gitti bilmem, okullara kim ruhsat veriyor anlamam, gazeteler satmıyor demedim, hele birkaç yatırımcının bir araya gelip kurduğu bir internet sitesinden hele hiç bahsetmedim (Ayrıca bu kentte böyle bir konu ilk kez oluyor gibi davrananların samimiyetinden de şüphe ediyorum)

İktidar da da muhalefette kamplaşma var, kavgalar var, rektörler bile felaket derecede birbirine girdi, Cadde 54 gibi bir beton yığınını, yahu SAKVA’da neler oluyor, hiç konuşmadık gibi şeyler söyledim.

Bu başlıkların hepsini yazmaya kalksam, sözde yerel tarih uzmanı Keşkek Gurmelerinin fecaatlerle dolu minik kitapçılarının ebatında bir şey çıkıverir ortaya.

Zamanı gelir hepsi söylenir. Ama bu hepsi bir anda söylenir demek değildir.

Eğer yazımda dile getirdim konuları çok istersen konuşmak, Sayın Zafer Tokuş’ta müsaade ederse seni bir canlı yayınımızda ağırlayıp konuşmak istediğin ne varsa konuşuruz.

Ben söylemem gerekenleri her zaman rahatlıkla söyledim, söylerim.

Senin “Safa aslında şunu dedi.” demene de ihtiyacım olmaz,  emin ol.

Sözü çok uzattım affola.

Yazımda dediğim gibi benim amacım üzüm yemektir, bağcı dövmek değil.

Zira, ben ortalığı karıştırmak amacında değilim. Bu kentte çok önemli görevlerde bulunan isimlerin artık Sakarya’nın daha da güçlenmesi için oluşturulacak büyük güç birliğine öncülük etmesi çağrısını dile getirmekten başka bir amacım da yok.

Ben de senin gibi kantarın topuzunu kaçırdıysam sen de hakkını helal et Coşkun Abi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.