Şehirde son dönemde yaşananların farkında mısınız?

Sakarya basınında uzun zamandı hepimizin gördüğü bildiği ama dile getirmediği o kadar çok konu birikti ki?

Acaba böyle bir dönem oldu mu daha önce?

Yani ben yaşım gereği 2008 yılından önceki gündeme pek inemiyorum.

İnen gazeteciler beni yeşillendirebilir.

Yeni bu kadar çok şey oluyor, her yerde konuşuluyor şehrin malum yerlerinde toplanan çeşitli masalarda “bomba” diye anlatılıyor ama kamuoyuna açık mecralarda tek satır yok.

Hepimiz bir suskunluk iksiri içmiş gibiyiz.

Ama neden?

Neler oluyor ama vatandaş bunları gazetelerden, haber sitelerinden öğrenemiyor.

İş o noktaya geldi ki; bir yazmaya başlasam şehirde Hüseyin Cumalı misali dostumuz kalmayacak, selam verenimiz olmayacak.

Ama bir yerden de başlamak gerek…

*** *

Bende artık bu birikmişliğin patladığı son nokta PSB Anatolia Fuarı oldu.

Malum Remzi Adıyaman’ın organizatörlüğünü yaptığı bu fuar artık uluslararası.

Gurur duymamak elde değil.

Bu fuarın açılışı yapılıyor ama şehrin valisi orada yok.

Acaba neden?

Açılış tarihi çok uzun zaman önce belli olan uluslararası bir fuarın resmi başlangıç törenine, o şehrin en tepedeki idari amiri gelmiyorsa bu artık seyirci kalınamaz bir duruma dönüşmüş demektir.

Vali Kaldırım Orman Park’ta düzenlenen lansmanda da yoktu gerçi.

Açılış yapıldı protokol dağıldı ve Vali Kaldırım fuara ondan sonra geldi.

Vali Bey’in uluslararası bir fuar açılışına katılmamaktan daha önemli ne işi vardı acaba?

Hadi burada önemli bir programı vardı diyelim ama bu süreç çok uzun zamandır devam ediyor.

Vali Kaldırım, özellikle bazı isimlerle bir araya gelmemeye hiçbir şeye göstermediği kadar özen gösteriyor.

İşte bu manzara uzun zamandır gözümüzün önünde cereyan eden hadiselerin hepsini zihnime çakıverdi bir anda.

Şehrin valisi ayrı bir telde.

Belediye Başkanları ayrı bir yerde.

Siyasi partilerin aktörleri ayrı bir telde.

Odaları borsaları STK’ları başka bir noktada.

Herkes “Bu şehrin akıllısı ben miyim yahu” diyerek bir köşesine çekilmiş durumda.

Sakarya tarihinde kurumların birbirinden bu kadar uzak olduğu bir dönem olmuş mudur acaba?

*** *

Hangi birini sayayım bilemiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın apar topar neden geldiğini, geldiğinde kimlerle neden görüştüğünü masaya yatırmadık bile.

Daha 2-3 ay önce Serdivan’da bir kafeteryada yaşanan skandalı bir kişi dışında kimse gündeme getirmedi.

İktidara mensup belediyeler, kendi aralarında vekil kamplaşmaları yaşıyor. Görmüyoruz.

Kentin iki üniversitesinin rektörü birbirlerine selam vermeyecek derecede restleşmiş biz ona da bir şey demiyoruz.

Bir belediyenin programına STK’sından partilerinden komşu başkanlara kadar herkes katılırken bir milletvekili o gün şehirde elzem olmayan programlarına katıldığını sosyal medyadan beyan edip adeta “bilerek katılmadım o programa” diyor biz yine izliyoruz.

Muhalefet partisinin milletvekili ve il başkanı arasında soğuk rüzgarlar esiyor buna da seyirci kalıyoruz.

Daha konuşmadığımız, gündeme getirmediğimiz gördüğümüz ama görmezden geldiğimiz o kadar çok konu var ki…

Mesela mı?

Beton yığını alışveriş merkezlerini.

Kentsel dönüşümü.

Yeşil tepeleri imara açıp yabancı yatırımcıları davet için yine betona boğmaya hazırlananları.

SAKVA’da yaşananları.

Sakaryaspor üzerinden kimlerin siyasilere kimleri kullanarak alenen operasyon çekme girişimlerini.

Siyasi kollamaları.

Köprülü kavşağı.

Belediyelerin hazır kadrolara yerleştirdiği isimleri.

İmar planları öncesinde akrabalarına aldırdığı yerlerin değerini katlayacak düzenlemeler yapanları.

Bazı görevden almaların arkasındaki gayri ahlaki sebepleri.

Son dönemde artan siyaset- ticaret ikilemini.

Bir siyasetçinin başkasının üzerine yaptığı araziye çökülmesini(!) yada orayı neden başkasının üzerine yaptırdığını…

Ve daha birçok konuyu nedense gündeme getirmiyoruz.

Yahu nedir bu üzerimizdeki ölü toprağı…

15 Temmuz gecesinin fotoğraflardaki kahramanlarının şimdi nerede olduğundan haberimiz bile yok.

Sapanca Gölü kıyısı (hele ki Kırkpınar Bölgesi) restoranlar tarafından adeta işgale uğramış bunu da sadece izlemekle yetiniyoruz.

Daha saysam neler var neler…

*** *

Sakarya’nın çok acilen bir birlikteliğe ihtiyacı var.

Sosyal medya trollerinin maaşlarını çıkarmak için kurumları birbirine düşürmesine izin vermemeli yetkili isimler.

Laf taşıyan, fitne çıkartan sözde gazeteci bozuntularının son kullanma tarihleri geçti. Kaos üzerinden maddiyat devşirmelerine prim verildikçe bu dişli kırılmaz.

Bu dişlinin kırılması ve bu zincirin bozulması gerek.

Üzerimizdeki bu ölü toprağının atılması, yolunda gitmeyen konuların konuşulması ve birilerinin artık masaya yumruğunu vurması gerek.

Sözün özü…

Bu şehrin acilen kuvvetli bir birlikteliğe ihtiyacı var.

Yoksa biz konuşmayıp gündeme getirmeye, herkes kabuğuna çekilmeye ve Sakarya kan kaybetmeye devam edecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.

03

Tunç - Biz bunun farkındayız, sizin de farkında olmanıza çok sevindik. Zira haber sitelerinde övgüden, ziyaretten, bitkiden, böcekten başka bir haber yok. Üstelik yorum yapıp sorduğumuzda, bakın şurada bir sorun var neler oluyor haberdar edin, diyerek sizlere yazdığımızda yorumlarımız bile yayınlanmadı. Şimdi ne oldu da hem yorumlar yayınlanır hem de sizin sorduğunuz gibi sorular haber sitelerinde sorulur oldu?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Eylül 14:27
01

Kuskün - Sayın yazar mademki bu kadar çok usulsüzlükten haberdarsınız ve paylaşmıyorsanız o zaman yapanlar kadar bilenlerde suçlu. Derdimiz Sakarya olmalı gazeteciliğin ilk şartı halkı bilgilendirmek diye biliyorum herkes masaya vurmalı yoksa kaybeden hepimiz olacağız.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Eylül 10:50