Korona Ve Kültür

Korona salgını tüm dünyayı kuşatınca her ülke refleks vermek zorunda kaldı. Hiçbir ülkenin beri kalamadığı bir vaka ortaya çıkınca haritada da tamamlanmış oldu. Esasında bir sağlık olayı olsa da afet olması sebebiyle her ülkenin kendi kültürünü yansıtan enteresan bir süreci yaşadık; yaşıyoruz.

Siyasetle ilgili insanların “işte buydu” diyebileceği bir tablo ortaya çıktı. Tarihte, sosyolojide, antropolojide, etnolojide, siyaset biliminde bahsi geçen kitabi bilgilerin test edildiği /sağlamasının yaşadığı bir ortam oluştu. Şöyle ki ülkeler yüzyıllardan beri taşıyageldikleri sosyal kültürlerine uygun refleksler verdi. Daha doğrusu bundan kaçınamadılar. Ölüm bile olsa değişmediler, neyse o olduklarını ortaya koydular.

Sosyal bilimciler, edebiyatçılar belki bunları ileride uzun uzun işleyecektir. Özet bir tablo verecek olursak;

Protestan Kültürü: En ileri örneğini İsveç, Danimarka gibi ülkelerde verdi. Yasak koyamayız. Bizim insanımız kendini zaten “bireyci” manada düşünür, korur, koruyacaktır dediler.

Liberal kapitalizm: ABD dünyada kapitalizmin en samimi ve ileri örneği olarak ölümler ortalığı kasıp kavursa da sistemini bozmadı, ölen ölür dergibiydi.

Akdenizli Katolikler: İtalya, Fransa, İspanya üçgeninde en bariz şekilde İtalya’da görülecek şekilde kuralsız ve disiplinsiz şekilde başladılar; felaket oldu. Sonra dayanışmacı bir kamusalcılıkla toparladılar.

Türkiye: Devletçi kültürümüzle sivil topluma, vatandaşa bırakmadık. Devlet ve lider merkezli devam edegeldik. Böyle olmazsa kaos olur diyerek yasağı da serbestliği de devlet eliyle yaşadık.

İran: Feda kültürüne has bir cengaverlik yapar gibi gerekirse kurban veririz ama kendimizi çok da değiştirmeyiz dedi.

Suud: Selefi modelde kati anlayışla can kıymetlidir her şeyden önce gelir dedi. Herşeyi kapattı; Kabe’yi dahi askıya aldı. Ülkeye kimseyi sokmadı.

Rusya: Ketum, soğuk, sert şekilde hiç üzerine alınmadı. Ölüm rakamları sonradan sonraya o denli artsa bile ilk baştaki o imajını hiç değiştirmedi, istifini bozmadı.

Çin: Apartman kapılarını dahi lehimleme görüntüleri yayarak yasak, komünist parti, baskı her şeyi en kötü durumda bile halleder, çözer dedi.

Bu yukarıda tabloyu doğrulayan bir görüntü aslında Suriye Savaşı’nda da ortaya çıkmıştı. Savaş en başta gelen bir afet biçimiydi ve ülkeler hakkında benzer şeyleri düşündürebilirdi: Suud Devleti Suriye Savaşı’nda desteklediği gruplara para verdi silah verdi ama hiç can vermedi; İransa tersine cephede çok üst düzey komutanlarını kurban verdi. İtalya ve Fransa ilk başta Esada karşı heyecanla öte atılmışlardı bugün yoklar. Türkiye’de her şey devlet merkezli devam etti. En büyük STK’larımız hükümetin manevralarına mim dahi koymadı.

Savaştan salgına; ölüm bile olsa, yüzyıllardan gelen yerleşik siyaset kültür çok değişmiyor, değişemiyor işte.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasin Şafak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.