Yok mu SEDAŞ’a Hesap Soracak Bir Babayiğit?

Sakarya’da şehre su vermekle yükümlü bir firma var.

SASKİ.

Gayette güzel çalışıyorlar. Sular akıyor.

*** *

Doğalgaz konusunda AGDAŞ yetkili.

Ben uzun yıllardır bir doğalgaz kesintisi hatırlamıyorum.

İşleri bu çünkü.

**** *

İnternet altyapısını Türk Telekom sağlıyor.

Sabit telefon altyapısını da.
Hangi markadan alırsanız alın interneti, altyapı Türk Telekomdan.

*** *

Turkcell, Vodafone, Türk Telekom.

GSM servisleri.

*** *

Belediye otobüslerini büyükşehir çalıştırıyor.

Adalet ve hak aramak için Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı görevli.

İsteyen hakkını aramak için Sakarya Adliyesine dilediği zaman başvuruyor.

Eğitim hizmetlerini ücretsiz olarak bakanlık nezdinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü sağlıyor. Dileyen özel okullardan da ücretli eğitim alabiliyor.

Sağlık hizmetlerini de Sağlık Bakanlığı’na bağlı İl Sağlık Müdürlüğü veriyor. Yine isteyen özel sağlık kuruluşlarına gidebiliyor.

*** *

Neyse uzatmayalım.

Bu saydıklarım temel insani gereksinimler.

Anayasal hak ile her Türk Vatandaşının sahip olduğu temek haklar.

Özgürlük ve yaşam hakkı kapsamında bu hizmetlerin bir insana verilmesi şart.

*** *

Ama bir kurum düşünün ki size en temel insanı haklarınızdan birini veremiyor.

Evinizdeki en temel insani ihtiyaç olan, elektrik yani enerjinizin verilmesini sağlayamıyor.

SEDAŞ…

Düşünün.

SASKİ’nin şehre su veremediğini.

AGDAŞ’ın doğalgazının hep kesildiğini.
İnternetlerinizin sürekli çalışmadığını. Telefonlarınızın hafta da 2-3 kez birkaç saat görüşmeye kapalı olduğunu.

GSM operatörlerinin birini aradığınızda arıza sinyali vererek “Yağan kar dolayısıyla Yenigün Mahallesinden görüşme yapamazsınız” dediğini.

Belediyenin otobüslerin seferlerini bile yapamadığını.

Savcılığın adalet ve hak arayan insanlara “Planlı dosyalama kapsamında bakımdayız. Yarın gelin bakalım” dediğini.

Okulların haftanın belli günlerinde kapalı kaldığını.

Hastanelerin ameliyata girmek üzere olan bir hastaya “Ameliyathanemizde planlı kesinti vardır. 5 saat sonra alacağız” dediklerini…

*** *

SEDAŞ’ın bize reva gördüğü bu işte.

SEDAŞ’ın yaptığını diğer kurumlar yapsa olacakları düşünün. Ayağa kalkarız. İsyan ederiz.

Ama SEDAŞ bizi “Celladına Aşık Olmaya” mecbur hale getirdi.

SEDAŞ enerji kesintileri ile kamu hizmetini veremeyen bir kuruma dönüştü.

SEDAŞ dünyanın hiçbir yerinde bu iş bilmezlik ve hataları ile enerji dağıtamaz.

Eğer SEDAŞ’ın zihniyeti ;

Su şebekesinin başına geçse şehir mikroptan kırılır. Hazır suya maaşımızı öderiz.

Doğalgaz dağıtsa soğuktan donarız.

İnternet verse Whatsapptan “Uyudun mu” bile yazamayız kimseye.

Telefon görüşmesi yapamayız.

Okula gidemeyiz.

Tedavi olamayız…

Eğer SEDAŞ, diğer temel insani hürriyetlerimizde yönetim hakkında sahip olsa, Stalin döneminin muhalifleri sürgüne gönderdiği GULAG yönetimindeki Sibirya’da bir kasabaya dönüşürüz.

*** *

Artık kabul edelim.

SEDAŞ işini yapamıyor.

Rubicon’u geçmek diye bir deyim vardır. Google’dan aratın.

SEDAŞ artık Rubicon’u çoktan geçti.

Devletin resmi kademeleri, Sakarya Milletvekilleri, Enerji Bakanlığı ve tüm karar verici kurumlara alenen çağrı yapıyorum.

“Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesine enerji vermekle yükümlü dağıtıcı artık devlet adına üstlendiği görevi yerine getiremediğini tescillemiştir”

SEDAŞ bir elektrik dağıtım şirketinden çok, enerji dağıtmaya çalışan bir yüklenici konumundadır.

Ve bu görevi yürütememektedir.

SEDAŞ’ın yaptığı hataları yapan başka bir kurumun o göreve devam etme şansı var mıdır? Merak içindeyim…

Köşe yazıları, şikayet mektupları, ihbar telefonları, CİMER’e gönderilen şikayetler artık SEDAŞ için yok hükmündedir.

Tam 10 yıldır, Sakarya ve Kocaeli’yi enerji kesintileri yüzünden soktuğu zarar milli servetten gitmektedir.

SEDAŞ’ın lisansının halen devam etmesini bir Sakaryalı ve bir gazeteci olarak sorguluyorum.

Ve herkesi de bizi bu hallere sokan kurumun nasıl halen “Resmi Enerji Dağıtıcısı” olduğu konusunda düşünmeye çağırıyorum.

*** *

Sayın Cumhurbaşkanımız yerli otomobilin üretim sürecinde “Yok mu bir babayiğit” demişti.

O babayiğitler çıktı ve gururumuz TOGG’u yollara çıkardılar.

Şimdi soruyorum.

“Yok mu SEDAŞ’a Hesap Soracak Bir Babayiğit?”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.



Anket İlçe Belediyelerinde En Başarılı Başkan Kim