SİZE ADA HAYAT’IN HİKÂYESİNİ ANLATAYIM MI?

Adapazarı Belediyesinin büyük projesi Ada Hayat’ı artık şehirdeki çoğu kişi bir şekilde biliyor.

Meydan, Çarşı, Belediye Hizmet Binası, Orhangazi Miğfer Müzesi, Çok Amaçlı Salon, (Sinema, Tiyatro ve Evlendirme Dairesi) ve Otoparkların dahil olduğu 6 farklı projeyi barındıran şehir merkezinin dev projesi.

Bu proje kapsamında Adapazarı Belediyesi ve Hilmi Kayın İş Merkezi ile üçgen parsel olarak tabir edilen alandaki yapılar yıkılacak. Geçen yıl yıkılan vergi dairesi binası arazisi ile toplam 18 bin 700 metrekarelik alanda olağanüstü bir çalışma hayata geçecek.

İşte o projenin sözleşmesi dün imzalandı. Belediye, yüklenici firma ile sözleşme imzaladı ve proje start aldı.

Ben bugün size bu projenin ne kadar önemli olduğundan, bir deprem şehri olan Sakarya’nın ilk ve en büyük yerinde kentsel dönüşüm çalışması olacağından,  şehir merkezini yeniden merkez yapacak bir ruhu olduğundan vs bahsetmeyeceğim.

Ben bu projenin arkasında yaşananlardan, ne kadar zorluklar atlatılarak bugünlere gelindiğinden ve hiç unutmayacağımız bazı vakıalardan bahsedeceğim.

Size, siyasi hayatını riske atmak pahasına şehrin menfaatine bir projeyi ortaya koyarken buna inanan birkaç cesur  adamın hikayesini anlatacağım.

*** *

Çok uzun uzadıya bahsettik daslında Ada Hayat projesinin öneminden.

2 yıldır da dönem dönem hep gündemimizdeydi.

Peki ilk olarak nasıl başladı?

İlk odapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun basın mensupları ile bir araya geldiği bir kahvaltıda üst kapalı gündeme geldi bu proje.

Bir Kurban Bayramının dördüncü günü sabahıydı. Belediye hizmet binasının üstünde tüm basın kahvaltılı programda Başkan Işıksu ile bir aradaydı.

Başkan o gün açık açık söylemedi ama, Hilmi Kayın İş Merkezi’nin yıkılarak bir proje kapsamında değerlendirileceğini ima etti.

Herkes ufukta bir çalışma olacağını anladı. Büyük bir iş geliyordu.

Sonrasında ise hiç renk vermeden adım adım başlandı projenin altyapısına

İlk adım olarak vergi dairesinin olduğu bina yıkıldı.

Tek satırla geçtiğim bu vergi dairesi binasının yıkılma sürecinin ne kadar meşakkatli olduğuna girmeyeceğim bile.

Ankara’da çekilen sıkıntıları, önemli isimlerin devreye girerek nasıl bu işi çözdüklerini yakinen bilirim.

İşte o bina yıkılıp yerine geçici olarak otopark yapılınca, hemen ilk çatlak sesler yükseldi: “Otopark yapmak için mi koca bina yıkıldı”

Bu çatlak sesleri sonrasında da çok duyduk.

Gariptir ki hiç göremedik kendilerini. Hep seslerinin yankısını başka ağızlardan işittik.

Oysa ki süreç başkaydı. Adapazarı Belediye Binası, Vergi Dairesi Binası, Üçgen Parsel ve Hilmi Kayın iş merkezini içine alacak dev bir projenin hazırlıkları vardı.

İlk adımı ise bu binanın yıkılışıydı.

Belediye binasının mülkiyeti zaten kendilerindeydi.

Sırada üçgen parsel ve adeta demir leblebi gibi duran Hilmi Kayın iş merkezi vardı.

*** *

Başkan Işıksu ve ekibi 2 yıl boyunca adım adım projeyi işledi.

Çizimleri yapıldı, videoları hazırlandı. Onlarca siyasetçi, onlarca kurum ve yüzlerce kanaat önderi ile basın mensuplarına projenin ön sunumları yapıldı.

Herkes çok beğeniyordu.

Projenin ön sunumu yapılan gazetecilerden biri de bendim. Görür görmez heyecanlanmış ama projenin henüz kamuoyuna açıklanmamasından dolayı bunu belli etmemek zorundaydım.

Sunum yapılan ya da bilgi verilen çok kişinin aklında ise aynı soru vardı: “Hilmi Kayın iş merkezi nasıl yıkılacak ?”

Burada hak sahipleri vardı. Kiracılar vardı. Onları ikna etmek öyle her babayiğidin harcı değildi yani.

Çoğu kesim “Yahu heveslenmeyin Hilmi Kayın yıkılmaz” diyordu.

Başkan Işıksu ve ekibi kulaklarını kapadı bu sözlere.

İlerlemeye devam etti.

Hilmi Kayının hak sahipleri ile görüşmeler başladı.

Sonra yavaş yavaş bilgiler sızmaya başladı.

Yüzde 80’i geçmiş esnaflarla olan mutabakat deniliyordu.

Çoğu kişi inanmadı. Yada inanamayacak kadar yüksek geldi bu rakam. Öyle ya geçmişte yerinde dönüşüm projelerine katılım konusunda belalı bir dosyamız vardı sonuçta.

Sonra adım adım devam etti süre.

Ve belediye o noktaya geldi ki bu süreci işletmekte 2 yıldır kamuoyuna belli etmeden tüm detaylarını hazırladıkları dev projeyi artık halka açıklama zamanı gelmişti.

Nihayet Ada Hayat basına tanıtıldı.

Yüzde yüze yakın bir mutabakat oranı söz konusuydu.

Proje artık oluyordu.

Hem de Türkiye’ye örnek bir mutabakat oranıyla.

Adapazarı’nın ilk yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi, şehir merkezine yeni bir soluk getirecek vizyonel çalışma gün yüzüne çıkmıştı.

O güne kadar “Mutlu Işıksu bu projeyi zaten yapamaz” diyenler yapılacağını artık görünce bu kez “İhaleyi alacak firma belli” dedikodularını yaydı.

Zaten bu bizim milli hastalığımız değil miydi?

TOGG’un ilk bant üretimi çıkana kadar “Hayal satıyorlar üretemezler” diyorlardı. TOGG banttan indi Bu kez de “Fabrikada üretilmedi içeride üretim hattı yok” dendi. Onun da videosu yayınlandı. Başarı tescillendi ama anlamayan anlamıyordu işte. Çünkü işine gelmiyordu.

İşte Ada Hayat; tıpkı TOGG gibi, tıpkı Devrim Otomobili gibi, önüne gereksiz zihni engeller konmaya çalışılan vizyonel bir projeydi.

Oysa ki muhalefet bile alkışlamıştı projeyi.

Kimse açıktan karşı çıkmıyordu.

Şehirde ilk kez herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çalışma hayata geçiyordu.

Hemen her kesim Ada Hayat'a methiyeler düzdü. Destekledi ve hak ettiği değeri verdi. 

Ama işte, arka planda işe koyulanlar ilk olarak adres teslimden vurmaya kalkıştılar.

İlk ihaleye tek istekli olarak İstanbul merkezli bir firma girdi.

Tam tamına 740 milyon TL’lik kat karşılığında inşa ettirilecek bir projeydi.

Yani bu ihaleye girmek her babayiğidin harcı değildi.

Belediye kasasından para çıkmayacak, dükkân ve mülk sahiplerinin kasasından para çıkmayacak, ama hem bir iş merkezi hem bir belediye binası kendi cazibe alanının üreteceği bir değerle şehre armağan edilecekti.

Böylesine zor bir işti yani.

*** *

Başkan Işıksu işe bu ortamda, o ilk ihaleye tek firma girdiği için “Rekabet şartları oluşmadı” diyerek iptal etti ihaleyi. Zor bir karardı ve herkes veremezdi bunu. 

Ama Mutlu Işıksu, kimsenin aklında zerre şüphe kalmasın diyerek yapması gerekeni tereddütsüz yaptı. 

Sonra ikinci kez ihaleye çıktı. Bu kez de katılan iki firmanın evrakları eksikti.

Sonrasında 3.ihale yapılacağı gün iptal edildi.

İşte o TOGG’u, Devrim’i, bu ülkede başarı kazanacak her işi değersizleştirme hastalığına tutulmuş fısıltıcılar yine başladı.

İhaleye çıkamıyor, kimse almıyor, biz demiştik, neden daha ihale olmadan belediye boşaltıldı vs.

Dediler de dediler.

Işıksu yine kulaklarını tıkadı. Ama hiçbirini de unutmadı.

Son ihalede ise Sakaryalı bir firma olan Dünyalar İnşaat ihaleye girdi, kazandı ve projeyi üstlendi.

Gelinen noktada ise 16 Kasım itibariyle sözleşme imzalandı ve proje start aldı.

Sakarya’ya hayırlı olsun.

Bir Adapazarlı olarak cidden sevinçliyim.

*** *

İşte Ada Hayat böyle bir sürecin ürünüydü. Bir anda olmadı. Kolay ilerlemedi. Riskli ve stresliydi.

Başkanlık kariyerini riske atacak kadar bu projeye inanan bir siyasetçi olan Mutlu Işıksu'nun azmini takdir etmem gerek.

Marifet iltifata tabidir. 

Ada Hayat net bir marifettir. 

Mutlu Işıksu inanmasa, bu proje için risk almasa ve sonuna kadar gitmese bir arpa yol alınamazdı.

Tebrik ediyorum Mutlu Başkanı.

Projenin hazırlık sürecinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve TÜRK İş Başkanı Ergün Atalay’ın ağabeylikleri çok önemli ve yararlıydı. AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, AK Parti Milletvekilleri Çiğdem Erdoğan Atabek ve Recep Uncuoğlu ile MHP Grup Başanvekili Levent Bülbül Ankara’da el ele verip birçok bürokratik sıkıntının aşılmasına destek oldu.

Ayrıca Mutlu Işıksu ile birlikte bu projeye inanıp her aşamasında büyük emek sarf eden kendi ekibinden isimler de vardı. 

Yönetim Ekibinde Başkan Yardımcıları Yusuf Özden, Fatih Çelikel ve Hilmi Kızılcık büyük bir sabırla işlerini yaptı.

Projenin teknik hazırlık ve mimari çizim süreçlerinden başlayıp, tanıtım ve lansmana kadar her aşamasında isimsiz imzaları olan fedakar insanlar var. Ada Hayat ile ilgili yeri geldiğinde  sabahlara kadar mesai yaptıklarını biliyorum.

Her biri teşekkürü hak ediyor.

Salih Kaya’yı, Mustafa Öztürk’ü, tasarımcıları mimarları, memurları görevlileri tek tek anabilmek isterdim. Zira buradan büyük bir ekibin başarısı var.

Bu 2 yılın stresli ve yoğun çabaları ile daha da fazla teşekkürü şehir adına hak ediyor hepsi de.

Bir teşekkürü de Ali Dünya hak ediyor.

Böylesi zor bir süreçte Sakaryalı bir firma olarak bu işe gönül vermesi son derece değerli.

Umarım, proje planladığı gibi tamamlanır ve Adapazarı harika bir yaşam merkezi kazanır.

Ada Hayat, Sakarya’ya hayırlı olsun.

Adım adım takip edeceğim ve her aşamasından şehrim adına heyecanlanacağım bu projeyi, Adapazarı’nda mukim sıradan bir vatandaş olarak da sonuna kadar destekliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.



Anket En Başarılı İlçe Belediye Başkanı Kim?