CHP, ALİ İHSAN YAVUZ’UN SORULARINA CEVAP VEREBİLİR Mİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun: “Bizdeki seçmen bilgileri YSK'nın elinde yok!” açıklaması, siyasette yeni bir tartışma başlattı.

Kılıçdaroğlu’nun akıl ve mantığı paramparça eden açıklamasından sonra bir fecaat açıklama da CHP'nin YSK temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu’ndan geldi.


Hadimoğlu açıklamasında, seçmen bilgilerine dair ellerinde olan verilerin suç teşkil etmediğini belirterek, “YSK’dan aldığımız verileri işliyor ve bir sonuca ulaşıyoruz” dedi.

Aymazlığa bakar mısınız?

“YSK’dan aldıkları verileri işleyip bir sonuca ulaşıyorlarmış!”

Nasıl işliyorlar acaba?

Bize biraz ipucu verseydiler keşke, biz de günlerdir aklı başında bir CHP’liden dişe dokunur bir kelam arayıp durmazdık.

Fakat Kılıçdaroğlu’nun bu çuvala sığmayan açıklamasının etkisi saman alevi gibi söndü gitti, ama ardında da olağanüstü şüpheleri de bıraktı.

CHP’den Engin Altay, Onursal Adıgüzel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını “temize çıkarmak için” basın açıklaması yaptılar.

Fakat AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, Altay ve Adıgüzel’in basın açıklamasından tam 10 dakika önce ne diyeceklerini harfi harfine kamuoyuyla paylaştı!

Yavuz yaptığı o çok önemli açıklamada adeta CHP’nin 4 tekerini aynı anda patlattı! Ali İhsan Yavuz tarihe geçecek o açıklamasında aynen şunları yazdı ve paylaştı: “Göreceksiniz 2 şey diyecekler:

1) Bilgileri YSK'dan aldık lakin o listelerde birkaç eksik bilgiye rastladık.

2) Listeleri YSK'dan aldık ancak verileri işledik. Tamam da Sn. Genel Başkanınız öyle mi? dedi. Milletimiz bunu yutmaz. Hiçbir tevil de sizi kurtarmaz. Çuvalladınız”

Peki yaklaşık 10 dakika sonra büyük ve gizli bir panikle CHP’lilerin yaptığı açıklamada kamuoyunu neye ikna etmeye çalıştılar?

Tam da Ali İhsan Yavuz’un söylediklerini neredeyse birebir anlatarak, hepimizin zekasıyla adeta alay ettiler.

Yavuz’un açıklaması ülke kamuoyunda adeta bomba etkisi yaparken, gerçekte ne olduğunun anlaşılması bakımından da çok önemliydi.

Kılıçdaroğlu'nun, "Bizim elimizdeki seçmen bilgileri YSK'nın elinde de yok. Her bir seçmeni ilk kez sandığa gidip oy kullanacak seçmenleri de biliyoruz. Evlerini adreslerini de biliyoruz doğum yerlerini de bakıyoruz" ifadeleri üzerine AK Parti harekete geçmiş ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, Kılıçdaroğlu'nun elinde olduğunu iddia ettiği seçmen bilgilerini nereden temin ettiğini açıklamak zorunda olduğu belirtmişti.

Yavuz Sabah Gazetesi’ne yaptığı açıklamada ise: "Kılıçdaroğlu, o bilgilerin çok da mahrem ve kişisel olduğunu da dile getiren bir üslupla bunu söylüyor. YSK'dan alınan bilginin dışında bir bilgiyi kast ediyorsa Kılıçdaroğlu'nun, Türk Ceza Kanunu 136. Maddesi kapsamında çok net bir suç işlediği de ortadadır ve soruşturma başlatılmalıdır" diyerek konunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne sermişti.

Yavuz açıklamasının devamında ise: “Sayın Kılıçdaroğlu'nun, bu bilgileri hangi yolla elde ettiğini nasıl sakladığını, bu bilgileri hangi amaçla kullanacak olduğunu söyleme borcu var. Kılıçdaroğlu eğer suç işlemediğini ifade ediyorsa millete kastını açıklama mecburiyeti var. YSK'nın elinde olmayan bilginin Kılıçdaroğlu'nun elinde olması gerçekten zor.” İfadelerini kullanmıştı.

“AK Parti olarak Kılıçdaroğlu'na soruyoruz” diyen Ali İhsan Yavuz açıklamasının devamında:

*YSK'da bile olmayan kişisel verileri ihtiva eden bu bilgileri nereden ve nasıl ele geçirdiniz?

*YSK'da yok da siz de nasıl var?

*Bu bilgileri kimden ve hangi yoldan aldınız?

*Gizli kişisel bilgileri yasal olmayan yolla ele geçirmekle övünen biri ya devletin başına geçse acaba neler yapar?

*Bunun suç olduğu hesaba katmadan bunu ele geçirmekle övünen kişi aslında seçim güvenliğinden de bir yandan bahsederken seçim güvenliğine halel getirdiğini hesaba katmaz mı?

*Şu ana kadar hep kimi bulsalar seçmen yapıyorlar diyorlardı. Peki, bu yalanı şimdi nereye koyacağız?

*Kılıçdaroğlu'nun hem AK Parti'den hem de MHP'den bir özür borcu yok mu?

*Seçim güvenliği sebebiyle AK partiyi suçlayanlar bu davranışıyla kendileri seçim güvenliğini tehlikeye koymuyorlar mı?

* YSK'da bile olmayan veriler bizde var derken kişisel verilerin kendilerinin kasasında olduğunu ima edenler Türk Ceza Kanununun 136. Maddesine göre bunun bir suç olduğunu bilmiyorlar mı?

Sorularını sorarak CHP’nin adeta tüm ayarlarını bozmuştu.

* * *

Bunun tartışılacak bir yanı yok…

Ana muhalefet Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gece gündüz AK Parti iktidarını eleştiriyor.

Türkiye'de hukukun zayıfladığını, tek adam rejimi olduğunu iddia edip demokrasi yok diye ahkam kesiyor!

Sonra kalkıyor ve 85 milyonun gözünün içine bakarak, seçim konusunda ülkenin en yüksek makamı olan Yüksek Seçim Kurulu'nun elinde olmayan belgelere sahip olduğunu söylüyor...

Şaka mı?

Hayır değil, hem de hiç değil!

Allah aşkına sayın Kılıçdaroğlu gece yatağa yattığınız da bu yaptığınızın hukuka ne kadar uygun olduğunu düşünür müsünüz?

Gerçekten böyle bir tedirginlik hiç aklınıza gelir mi?

Hayır. Hiç sanmıyorum!

Bu söyledikleriniz devlet içinde farklı birtakım odaklarla iş tuttuğunuz anlamına gelmez mi?

Sayın Kılıçdaroğlu YSK'nın dahi elinde olmayan bilgiler sizin elinizde ise size bu bilgileri kimler verdi?

Size bu bilgileri verenler, bu belgeleri servis edenler daha önceden de farklı birtakım servislerde bulundu mu?

Devlet içinde kümelenmiş bu tuhaf yapılarla ne zamandır bu tarz ilişkileriniz mevcut?

Hukukun dışına çıkarak, YSK'yı devre dışı bırakarak, demokratik teamülleri çiğneyerek siyaset yapılır mı?

Türkiye böyle bir hukuksuzluğu kaldıramaz.

Bakın KPSS sınavında ortaya çıkan tablodan ötürü koca bir sınav iptal edildi.

Şimdi de siz devlet kurumlarının sahip olmadığı belgelere sahip olduğunuzu söylüyorsunuz. Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri tıpkı “Türkiye'de iktidarı değiştirmek istiyoruz, bunun için muhalefeti destekliyoruz!” diyen ABD Başkanı Biden'ın muhalefeti töhmet altında bırakması gibi skandal bir durumdur.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten demokrasiye inanıyor, hukuka güveniyorsa kendisine bu belgelerin kimler tarafından servis edildiğini açıklamalıdır.

Bu açıklama boynunun borcudur!

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, eğer ülkesini seviyorsa bu iyiliği yapmalıdır.

Bu konuda CHP'lilere de görev düşüyor…

Ülkesini seven tüm CHP'liler genel başkanlarına bu soruları sormalıdır: “Sayın Genel başkanım, devlette olmayan belgeler sizde nasıl olabilir!” demelidir…

Bu konuda çok fazla “ümitli” olmayı çok isterdim ancak maalesef hiç ama hiç değilim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Bulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adayorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adayorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adayorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adayorum değil haberi geçen ajanstır.



Anket En Başarılı İlçe Belediye Başkanı Kim?