LİSTE - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

LİSTE

LİSTE

Gamze KOÇ

Haydin, hep beraber "Tam Kapanıyoruz!" çağrısını ben, "Yelkenler foraaaaa!" nidası gibi anladım. “Ayaklarınız günlerce karaya değmeyecek, bütün şartlara rağmen geminizi denizde yüzdüreceksiniz. İhtiyaçlarınız neyse ona göre şimdiden tamamlayın. Deniz korsanları sinsice gelip etrafınızı sarabilir, her şeye hazırlıklı olmanız gerek. Gözünüzü dört açın, sonra demedi demeyin! Karadaki tehlike kalkınca biz yine sizi haberdar edip sesimizi ulaklarımızla duyuracağız. Yolculuğundan sağ dönenler olursa bizimle bu topraklarda yaşamaya devam edecek.” denilmiş gibi hissettim.

               Önünüzde uçsuz bucaksız koca bir deniz, neye ihtiyaç olmaz ki! Sefere gitmeden ya da bir yeri fethe çıkmadan önce yapılan hazırlıklar gibi eksik gedik ne varsa hepsini gidermek için hummalı bir telaşe düştüm.  Süre doldu, son düdük sesini de duyunca uzaktan şehre dönüp şöyle bir göz attıktan sonra artık gemiye geçme vaktidir dedim. Evimizin kaptanı yer yer filikayı denize indirip gizlice kıyıya yanaşmak zorunda kaldığı zamanlarda dümene geçmem gerekeceğini biliyordum. E hep güvertede paspas yapacak ya da sadece mutfakta balık ayıklayacak değiliz ya! Yeri gelince yardımcı kaptan olmayı da biliriz evelallah! dedim içimden. Ve yolculuk başladı.

Şaka bir yana adında bile meymenet olmayan şu “karantina”yı evlere kapanma olarak kabul etmek bile çok zorken bir de gelip bunu çocuklara anlatması var. Bazen ayak bağı gibi görünen şu evlatlarımız olmasa çok daha zor geçecek bu zamanlar da hiç çocuk şenliği olmadan kös kös oturacağız şu dört duvarın içinde. 

Sırf içimize neşe, yaralarımıza ilaç gibi gelen gülüşlerinden sebep onlara böyle zor zamanların üstesinden gelmeyi öğretebilmek boynumuzun borcu olmalı.

               Bizimkiler belki vaka sayılarını, salgından ötürü kimlerin ocağına ateş düştüğünü yirmi dört duymasalar bile evimizin orta yerine yedi yirmi dört yıldırım gibi düşen vefat haberlerine ve telefonla da olsa taziye konuşmalarımıza şahit oluyorlar. Yakınlarımızı kaybediyoruz gün gün! Biz bile baş etmekte zorlanıyorken çocuklar için bu, az şey midir?  Hele karantinayı anlamalarını istemek?...

               Bir şeyler yapmak gerekti. Önce çocuklara şu daha ilkokul sıralarından başlayan elini kolunu bağlayarak kıpırdamadan durmayı salık veren “çiçek olma” metaforundan aldım işi. Neden hiç hazzetmediğimi anladım. Çünkü çiçek de çocuk da büyürken hareket eder, sabit duramaz. Sakın açmayın demek gibi bir şeydir çiçek olmak. Sonra tasavvuf erbabının her kelimeyi düşünerek sarf ettikleri geldi aklıma. Işığı bile kapatmak, zihinde olumsuz şeyleri çağrıştırıyor diye “dinlendirelim” derlermiş. Bu yüzden evlere tam kapanıyoruz demek yerine hiç değilse çocuklar için bunu güzelleştirmeye niyetlendim. Bir yolculuğa çıktığımızı hayal etsinler istedim ve eldeki imkânları değerlendirip “tellal” olmaya karar verdim. 

               Evdeki plastik huniyi borazan yapıp, oda oda gezerek başladım söze: “Duyduk duymadık demeyiiiiiin, bir müddet evlerde yolculuklar yapılacaktıııııır! Tam da Ramazan ayının son günlerine denk gelen böylesi bir zamandaaaaaa, herkes ihtiyaç duyduğu şeyleri yanına almalıdııııır! Herkes hayal gücü nispetinde çıkacağı bu yolculuğun bitimindeeee neler yaşadığını isterse bir bir anlatabilecektir!  Yaşadıklarını en güzel biçimde anlatanlar ödüle layık görülecektiiiiir!”

               Gayet ciddi bir tellal gibi başlayan bu fasıl, kralın soytarısı şeklinde sona erdi ve “Haydi öyleyse hazırlıklar başlasın.” dedim.   Madem bir yolculuğa çıkıyoruz, öyleyse uzuuun bir ihtiyaç listesi hazır etmeli, çabuk kalem ve kağıtlarınızı hazırlayın dedim. İkisinde de ne karantinanın karasını sorgulayan o hâl kaldı ne de duydukları haberlerden doğan karamsarlık.    

               Ellerinde özenle seçilmiş kalem ve kağıtlarıyla dakikasında yanımda bitiverdiler. Önce ben başladım söze, eyvah dedi içimdeki anne, un yok hiç, un lazım dedim. Unu yazdım. Biri listesinin en başına sakız yazmış hem de beşli iki tane. Güldük. Diğeri, sivilce karşıtı sabunu bitti diye onu yazmış. Sıra bana gelince dibimde biten titiz hanım deterjan ve bilumum temizlik malzemelerini fısıldadı kulağıma ama hepsi var diye yazmadım. Olası bir durumda ilaç stokumuzda neler var diye düşünürken baktım bizimkilerin listelerinde yok yok. En son “renkli misketler”i   görünce kahkahayı koyverdim.

Bunlar, aralarında kıkırdayarak listelerine durmadan bir şeyler eklemeye devam ediyorlar. Ses etmedim. Kendi listeme bakınca da ne yazsam bir şey eksik gibi geldi sürekli. Listeye baktım hepsi de elzem olan şeyler ama asıl eksik olan bir şey varmış da bir türlü onu hatırlayamıyormuşum gibi hissettim.

İlla aklıma gelecektir diye önce çok önemsemedim ama yok, bu sefer yazdıkça içimin huzursuzluğu daha çok artmaya başladı. Hani birini okursam hatırlarım belki diye listeyi döne döne baştan okudum, yok! Aklıma gelmiyor. Tekrar tekrar okurken daha çok anlamını yitirmeye başladı listenin içindekiler. İşte tam da o zaman anladım, hiçbirinin bana değil eve lazım olduğunu.

En sonunda kâğıdı avcumun içinde buruşturup baştan yazdım. Çocuklar şaşkın ve merakla bu sefer benim kağıdıma bakmak istediler. Kopya vermeyen çalışkan öğrenci gibi kolumla kapattım yazdıklarımı. Üstüne bir de çocukça “banane, banane” der gibi omuz silkince iş oyuna döndü.  Allem edip kallem edip ikisi bir olunca tek dayanamadığım gıdıklanma taktiği ile stratejik bir hamle yaparak elimden listemi almayı başardılar. Bu sefer de huniyi onlar eline alıp yazdıklarımı sesli sesli ve gülerek okumaya başladılar.

     Ruhumun ihtiyaç listesi…   Sanki çok lezzetli bir yemeğin malzeme listesini okur gibi başladılar.

Bir paket, yok yok, bir çuval huzur, iki su bardağı çocuk kahkahası, bir tutam şiir, alabildiği kadar kitap, yeterli miktarda güven, çokça umut, yığsalar istemem demeyeceğim kadar çok sağlık, duanın verdiği sakinlik, müziğin verdiği dinginlik, yazmama ilham veren sevme ve sevilebilme duygusu, kâğıt kalem, kendime ait bir köşe… diye okudukları bu listemi onların ağzından dinleyince daha bir sevmiştim. İçinde, unuttuğumu düşündüğüm hiçbir şey yoktu artık. 

               Güvertede dört kişiyle yolculuk yapacaktık. Yolculuk uzun değil ama belirsiz. Ne çıkar karşımıza, hangi dalgalarla çarpışırız meçhul! Bir pusula gerek bize önce, yönü tayin etmeden gemiye sığınmış olsak ne! Kaç günü sakin sularda geçer, kaç günü karadakilere hasret içinde bilemiyoruz.

Kaptana dümen kısmında bir kaptan mahalli, iki miçoya da güvertede ayrı ayrı birer köşe, kendime de uzaktan gelecek tehlikeleri önceden fark edip kaptanı uyarmak için püfür püfür esen bir hazır gözcü yeri hazırlamak fikri…

Sağ salim çıkarsak şu süreçten fethedilmiş sayacağım bu baharı. Kaptan ne zaman kara göründüüüüüüü diye sevinç nidasıyla bizi haberdar eder ya da sevdiklerimizle aynı gemide tam kadro bu yola devam eder bilinmez ama ihtiyaç listelerimizi baştan yapacağımız çok belli.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Ş.O6 Mayıs 2021, Perşembe - 12.30

Hadde'den Geçmiş Nezakatû Yalû Bal Olmuş Sana, Mey süzülmüş Şişeden Ruhsarı Al Olmus Sana. Bugun mutlulugumu sevincimi Sevgili gamzenin gondermis oldugu cok naif bir anneler gunu hediyesi beni divan edebiyati şairlerimizden Nedimin şiirinden misralar yazdırdı. Cok tesekkur ederim uzun zamandir hic bu kadar sevinmemistim ve gülmemiştim:);) Listeye gelirsek; bugune dair heybemde sadece gülümsemek sevinc mutluluk unutulmayacak anı oluşturdun sevgili gamze. Plandemi listesinde ise koca HİÇ' lik var. Hepimizi hiç ettiler ama hiclik guzel erisilmesi zor bir mertebedir haniii, hani de onlar bu mertebenin neresindeler çözemedim:);) bizlerde görünür makarna pirinc seker cay vs..gibi elzem seyler var ama onlarin listesinde neler var onu da cok merak ediyorum.;))) himm acaba demektende kendimi geri alamiyorum. Her ne olursa olsun benim listem de yolumda belli. Ben yolun sonucuna degil yol arkadaslarima bakarim senin gibi yol arkadasim varken engin yazilarin bana bu yorumlari yazdirirken seni yolun sonucuna koymam mumkun mu ? Listemin basina hosgeldin gamze Sefa getirdin gamze:)

Semra3 Mayıs 2021, Pazartesi - 17.01

Liste yapmak... Beni direkt alıp hayallere götürdü nedense... Bol bol hayaller listesi... Uçsuz bucaksız okyanusun ortasındasın ve beyninde sınırsız bir liste... ???????? Bir nevi kendi kendine 'Sana bahşedilen bir zaman ve sen nasıl istersen, ne istersen yap' der gibi... Yol senin, yolculuk senin... Eee daha ne olsun... Kaptanlığını yapmaya hazırsan bu kapanma değil belki de açılmadır... O zaman Hocamın dediği gibi Yelkenler foraaaaa...????????????

G Yaylalaşı3 Mayıs 2021, Pazartesi - 04.13

Nefisti, hepimize hayırlı yolculuklar, eksiksiz... Karaya varınca hepimizde burukluk, birilerini yitirmiş olmanın verdiği bir acı kalacak sanırım. Pazar yazılarını bekler oldum, sevgiler,saygılar!!!

Fatma ünal2 Mayıs 2021, Pazar - 15.08

Tam kapnmaya bambaşka bir bakış olmuş.????????Ama unu da ihmal etmemekte fayda var☺

Serap Tan2 Mayıs 2021, Pazar - 14.52

İnşallah hayırlısıyla karayı görürüz .Neticede hepimize hayırlı yolculuklar

Oznursyds2 Mayıs 2021, Pazar - 13.35

Çok güzeldi.. Hayırlı yolculuklar size O halde kahkahalarınız bol olsun ????

Elif2 Mayıs 2021, Pazar - 12.56

????????????????????

Nese Bozdag2 Mayıs 2021, Pazar - 12.09

Herseyin cok guzel olacagina inaniyorum... ve bazilari icin hersey zaten cok guzeldir.. cunku onlar göğsunde et parcasi degil sevgi dolu yurekler tasir.. selametle

Hacer Dursun2 Mayıs 2021, Pazar - 12.01

Ne güzel demişsiniz Gamze Hocam, asayiş Berkkemal ❤️????????

Rainbow2 Mayıs 2021, Pazar - 11.58

Yine sulandırdın gözlerimi, hiç sıkılmadan bi yazıyı okuyabilme tadını her seferinde yaşattığın icin teşekkürler ???? her zaman ki gibi kalemine sağlık. Sevgiler

Ois2 Mayıs 2021, Pazar - 09.59

Çok çok güzel olmuş, yüreğinize sağlık

Münire2 Mayıs 2021, Pazar - 09.26

Ruhumuzun ihtiyaç listesi karşılanır mi ???Bedeninki kolayda ruhun ki öylemi

Canan prkr2 Mayıs 2021, Pazar - 08.55

Şu günlerin bir an önce bitmesi sevenlerin sevdikleriyle geçireceği bol muhabbetli çaylı sohbetlerin yaşanacağı günleri ve seni görebilmeyi eskileri yad etmeyi nasıl özledim bir bilsen.Yüreğine sağlık kalemine kuvvet..♥️

Yazarlar