2002 ÖZLEMİYLE BUGÜNE BAKMAK... - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
EDİTÖR YORUMU

EDİTÖR YORUMU

haber@adayorum.com

2002 ÖZLEMİYLE BUGÜNE BAKMAK...

2002 ÖZLEMİYLE BUGÜNE BAKMAK...

EDİTÖR YORUMU

SATSO’nun var oluş felsefesini Başkan Akgün Altuğ Mayıs ayı meclis toplantısında çok güzel bir tanımla ortaya koydu. Altuğ şöyle dedi, “Bizim derdimiz hem Sakarya’nın hem ülke ekonomisinin menfaatleri doğrultusunda çalışmak.” Hâl böyleyken SATSO kürsüsünü siyasi arenaya neden çevirirler dersiniz?

Bunun cevabını bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey varsa o da Sakaryalı esnafın ve ticaret erbabının sıkıntılarının en yüksek sesle dile getirildiği meclis SATSO meclisidir. Başkan Altuğ süreci salgının başından bu yana itidalle götürmeye çalışsa da; meclisteki söylemlerin iktidarı hedef alması, sadece salgın döneminin değil 2002’den bu yana “karanlığa giden bir sürecin” var olduğunun dillendirilmesi hiç de iyi niyetli okunmamalı.

2002’de hane halkının 4 milyar borcu olduğunun vurgulanarak, şimdiki borcun 104 milyar olduğunu söylemek art niyet göstergesi değilse de, başlı başına ekonomi bilmezlik olarak değerlendirilebilir. Bu düz hesapların başta SATSO Meclisi olmak üzere, Sakarya ve ülke ekonomisinin menfaatleriyle bağdaşmadığını söyleyebiliriz.

2002’deki 4 milyarlık borçla övünürken, henüz bir-iki yıl öncesinde bankaların bir gecede yüzde 1000 faiz artışını, yaşanan siyasi krizleri; Ecevit’in yüzüne fırlatılan Anayasa kitapçığını görmezden gelmek oldukça acıklı bir durum.

SATSO Meclisi kürsüsünden ülkenin karanlığa sürüklendiği mesajı verilirken, 19 yıllık istikrarın bu denli yok sayılması elbette birilerini rahatsız etmeliydi.

Bu rahatsızlığı hisseden tek isim meclis üyesi Mahmut Kösemusul oldu. Kösemusul, yapılan ekonomik yatırımların, OSB’lerin, Başkan Altuğ’un açılış sunumunda artan üretim endeksinin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. Bir bakıma Kösemusul SATSO meclisinde siyasi dezenformasyona izin vermedi.

Bu polemik sonrası Meclis Divan Başkanı Talip Kuriş ve SATSO Başkanı Akgün Altuğ ortak bir dil kullanarak meclisin siyasi gündemden uzak tutulması gerektiğini ifade ettiler. Aslında burada aklıma takılan sorulardan biri de, eğer Kösemusul söz hakkı alıp bu dezenformasyona karşı pozisyon almasaydı yine Cinoğlu’nun konuşması sonrasında Kuriş ve Altuğ ortak bir dille siyasi gündemden uzak durulması gerektiğini vurgulayacak mıydı? Bunu bilemiyorum. Ancak inanıyorum ki SATSO meclisinde yiğidin hakkının yenilmesine müsaade edilmeyecektir.

Cinoğlu’nun bizi karanlığa götürdüğünü iddia ettiği kişilere 19 yıldır milletimiz teveccüh ediyor. Kendisinin bahsettiği karanlığı acaba yalnızca milletimiz mi göremiyor? Bunu kendisinin uzunca düşünmesini dilerim.

Kösemusul’un söz alıp mealen “Büyüyen yalnızca rakamlar mı, başka neler büyümekte?” serzenişini oldukça haklı buluyorum. Kendisine hassasiyeti için teşekkür ediyorum. Salgın sürecini hep birlikte karamsar tabloyu bir kenara bırakarak, el ele verip şehrimizin ve ülkemizin menfaati doğrultusunda atlatmayı ümit ediyoruz. Şimdi birlikte ve dayanışma içerisinde olmanın zamanı.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar