ORDU MİLLET DESTANI... - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Yasin ŞAFAK

Yasin ŞAFAK

yasinsafak@gmail.com

ORDU MİLLET DESTANI...

ORDU MİLLET DESTANI...

Yasin ŞAFAK

Ziya Karatekin'in 15 Temmuzu destan formunda anlattığı şiir kitabı konuyu işleyişi ile farklı bir hava yakalıyor. Orduya darbeyi yakıştırmaz.

Darbenin, ordunun içinde başkalaşmış bir gruba ait olduğunu işler ve bu darbeyi milletin ordusu olarak kalan orduyla, onunla bütünleşmiş milletin ortaklaşa söndürdüğünü işler.

İşte dile yerleşmiş ordu-millet kavramının da bununla örtüşen, tarihten gelen, bugün bu örnekte mükemmelen görülen bir gerçek olduğuna işaret eder. Kitap 2018 yazında Bayrampaşa Kaymakamlığı yayını olarak çıktı.

Siyasi kavramların havada hazır asılı bulunmayacağı, her ne kadar evrensel ve kitabi olsalar da belli zamanlara belli toplumlara has anlamlar kazandıkları siyaset sosyolojisince de söylenir.

''Toplumları tarihsizmiş gibi kabul ederek Türkiye'deki olaylara bakmak toplumu anlamaya yeterli değildir. Türkiye'de üç darbe bile aynı şartlarda ve aynı şekilde gerçekleşmemiştir. O bakımdan siyaset, kavramların tarihi değildir.  Darbe kavramı, seçim sandığı kavramı, askeri ve siyasi vesayet kavramları kendi başlarına içi boş bir şekilde, ideolojik açıklamalarıyla bir anlama sahip olamamaktadırlar. Bunların içinin doldurulması ve güncel bileşkelerinin gösterilmesi gerekmektedir.'' (Ali Akay/Siyaset Bir Düşünce Alanıdır kitabından)

Şiirde siyaseti işlemek destan tipi şiirde vazgeçilmezdir.

Karatekin bunu deniyor kotarıyor.

Türk milletinin ordusuyla ilişkisini tarihten alıyor bugüne getiriyor ve en son büyük vakıayı resmediyor tablolaştırıyor.

Tablo derken kitabın içinde gerçekten tablolar da var. Bazı şiirlere ressam Devrim Demiral'ın karakalem çizimleri eşlik ediyor.

Şiirler modern bir epikten ziyade daha çok klasik destanlar gibi nesre yakın bir söyleyişe sahip.

Darbeciler Orta Asya edebiyatından bildiğimiz mankurtlar olarak tasvir ediliyor.Yani içerden çıkan, içerden yetişmiş ama dönüşmüş, tanınmaz hale gelmiş. Bu yaşanan gerçeğe de uygun bir tasvirdir.

Karatekin'in yazdığı bir şiir Ümraniye belediyesinin 2017'de 15 Temmuz başlığına hasredilen 13. Geleneksel Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü almıştı.

O şiir bu kitabın ortalarındaki Baba ve Oğul şiiriydi.

Erol Olçak ve oğlunu anlatıyordu.

Daha sonra Karatekin arkadaşının ardından yazdığı bu şiiri basamak yaparak tüm hikayeyi anlatma düşüncesine sahip olmuş ve bu eser ortaya çıkmış.

Şiirler tarihsel sırayla akıyor. Oğuzlar'dan Orta Asya'dan bahislerle Anadolu'ya geliyor ordu-millet. Zor dönemler de anlatılıyor zafer dönemleri de.

Sonra son dönem geliyor.

Yani 15 temmuz da bu dizgenin, Türkiye'de ordu-millet ilişkisinin bir sonucu olarak resmediliyor.

Ordunun milletle bir ve beraber olan tarafının kazanacağı, haklı olacağı işaret ediliyor.

Bu manada darbe ordunun değil, onun içinde mankurtlaşan, değişen, bozulan zümrenin eseri olarak resmediliyor. Direnişse, ordunun mankurt olmayıp milletle bütünleşmiş kısmına ve o orduyla bütünleşmiş millete atfediliyor. Orada ordu millet ortaya çıkıyor.

Sivil-asker kağıt üstünde bir sıfat olarak kalsa da bu destanda ordu-millet artık tek bir şahsiyet olarak ortaya çıkıyor.

Şiirde Çengelköy'deki halkla Ankara'daki karargahta direnen asker aynı ordu milletin parçası olarak anlatılıyor.

Bu manada Türkiye tarihine oturan, herşeyden öte gerçek olan, gerçeği destan formunda söyleyen bir şiir ortaya çıkıyor.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar