Yasin ŞAFAK

Yasin ŞAFAK

yasinsafak@gmail.com

MEMLEKET HİKAYELERİ...

MEMLEKET HİKAYELERİ...

Yasin ŞAFAK

Şehir ve Ada, Mart 2019 baskılı bir kitap. Sakarya Büyükşehir’de Zeki Toçoğlu döneminin neredeyse son günlerinde çıkmış. Necati Mert’in Büyükşehir Akademinde yaptığı derslerin kitaplaşmış hali.

Şehrin gerçek hikayelerle ilişkisi, yazarlara ait hatıralar zaten edebiyatın sevilen kısımlarındandır. Hikayeci Necati Mert, memleketi Adapazarı’nı Sait Faik hikayelerinde yakalar. Sait Faik'in iki kuşak sonrasındandır. 1920'lerin Adapazarı’nı  tevatürle biliyordur. O olayları Sait Faik'in hikayelerinde bulur.

Sait Faik gerçeği kadife gibi açar. Halkı ve  hayatı; işaretler, imlemeler olmaksızın anlatır. Herkese bu kadar yalın gelmesinin bir sebebi de budur. Necati Mert'in dediği üzere olay Adapazarı'nda geçtiği halde, hikayede şehir ismi geçmez. Hikayede her yerde geçebilecek bir olay anlatılıyordur:

Haksız kazancın eninde sonunda çıkacağı intikamının alınacağı. Sait Faik evrensel bir gerçeğe kendi şehrinde şahit olmuştur; ama hikayeleştirirken şehrin ismini vermez.

Sait Faik kendinden başkasını yok hükmünde gören egemen sınıfı eleştirir. Kendisinin  geleneksel bir yaşantısı hiç yoktur ama bu demek değildir ki çağdaşlığı övsün. Bilakis şekilci çağdaşlaşmayı, halkevleri halkçılığını benimsemez. Ama karşı çıkmayı kaba mesajlar vererek yapmaz.

Kaba bir şekilciliğe karşı kaba bir cevabın da etkisi olmazdı zaten.Necati Mert, kendinden bir önceki kuşak olan Kerim Korcan'a ise gerçek hayatta yetişir, tanış olur.

Ondan nakleder; Korcan bir gün Adapazarı Valiliği'ne gitmiştir. Kitaplarını verir; Valilik de ona Sakarya İl Yıllığı'nı verir.Tatar Ramazan'ın yazarı, hayat hikayesinin kendi memleketinde sansüre uğradığını görür. Komünistliği, Donanma davasında yediği hapis es geçilmiştir. Devletliler kendince Kerim Korcan'ı ve kendilerini korumaya almıştır.

Fıkra gibi gerçekten...Okuduklarımızın yanında, yaşadığımız gündelik olayları da düşününce  memleket bahsinde olayların sıklıkla fıkra gibi cereyan ettiğini görürüz. İşte onlar;

-  Abi sen nereliydin?

-  (biraz duraksar) Ben Türkiyelim.

Bir duruş gibi. Mesaj verir gibi. Ders gibi. İsmet Özel'in şiirindeki gibi: "Bütün taframla..."

- Memleket nere?

- Urfa. Ya sen?

- (Kafayı kaldırarak; çalışılmış gibi) Ben Çeçenim.

Arkadan biri gülerek: Abi ama önce bir yer adı söylemen lazım; değil mi? Kars, Kilis ya neyse. Sonra gene dersin. Oranın Çeçeniyim dersin.

- Teyze nereliydiniz?

- (Bu da laf mı der gibi) Buralıyım.

-  Yani tamam da...?

-  He. Tuzla-Bosna.

- Heh işte onu dedim. Benim de bir tarafım oradan da.

- Sen niye Elazığ'ı beğenmiyorsun da Bursalıyım diyorsun?

- Yo; ikisini birden söylüyorum. Batumlu Bursalı oluyorsa, Boşnak-Arnavut Bursalı oluyorsa, Elazığlı Bursalı da olur. Alışmadığımızdan öyle geliyor.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Rahmi Kızıltoprak3 Eylül 2019, Salı - 14.59

Yasin Şafak kalitesinde değerlendirme. Tadımlık değil düzenli ve çok sayıda olsun. Rahmi Kızıltoprak

Yazarlar