SİYASAL ÇELİŞKİLER NELERİ ÇÖZER, NELERİ BAĞLAR? - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Servet KIZILAY

Servet KIZILAY

dibacedergisi@gmail.com

SİYASAL ÇELİŞKİLER NELERİ ÇÖZER, NELERİ BAĞLAR?

SİYASAL ÇELİŞKİLER NELERİ ÇÖZER, NELERİ BAĞLAR?

Servet KIZILAY

Çelişkiler artık yalnızca siyasette değil, hayatımızın tüm alanlarında önemsiz ve değersiz bir şey. Dolayısıyla sarsıcı olmaktan, harekete geçirmekten, tepkiler verdirmekten çok uzaklar. O  kadar doğallaştılar ki; sanki insanoğlunun bir parçası gibi görülmeye başlandı. Oysa çelişik şeyler, sağlıklı (mantıklı) akıl tarafından; aynı şey(özne), aynı konu, aynı zaman, aynı mekan için geçerli kabul edilemezdi. Mesela; tüm insanlar ölümlüdür doğru ise “bazı insanlar ölümsüzdür” doğru ve geçerli olamazdı. Oysa şimdi tüm çelişik şeyler; zamana, mekana konuya, yükleme bakılmaksızın “olabilir”e getirilip bağlandı. Çelişik olması değil kullanışlı olup olmaması, öne çıktı. Peki siyaset bu malzemeyi nasıl kullandı ve kullanıyor? Buna bakmak lazım.

Siyasal çelişkiler sonuçları bakımından daha yakıcı çelişkilerdir. Çelişki büyüdükçe ve normalleştikçe kurbanları da katlanarak artar. “Dünyada iki bin aile, 7.5 Milyar insandan daha zengindir” denildiğinde, bu ekonomik çelişki yarın işe gitmeyi engellemeyebilir fakat Irak’a askerle tankla topla-tüfekle ve 1.5 Milyon insanı katletmeyle; “demokrasi götürmek” yarınki siyasal tutumu aynı kılabilecek bir çelişki olamaz (normal koşullarda olmamalı).

Bölgemiz ateş içindeyken ve biz de bu ateşin parçası haline getirilmişken; o ateşe odun (yakıt) taşıyan zihni ya da anlayışı tespit etmek, atılması gereken öncelikli adımı oluşturur. Belki bu adım; yakan-yıkan-yok eden çelişkileri sıradanlaştırmaktan vazgeçmeye, tepki vermeye sevk edebilir. Şimdi söz konusu çelişkilerden bazılarını sıralayalım:

  1. Şiddet ve savaş yoluyla barışın ve huzurun geleceğini savunmak.
  2. İç-mihrak (maşa-piyon-kukla-işbirlikçi-tetikçi) üretmekle birlik ve bütünlüğün sağlanabileceğini sanmak.

Bunlar en genel çelişkilerden. Bir de Suriye gibi Müslüman ülkenin yok edilmesinde yalnızca devletin (siyasetin) değil Üniversitelerin-Akademilerin-Aydınların-Medyanın-Cemaatlerin-Vakıfların- Odaların-Derneklerin-STKların gönüllülük esasına göre katıldıkları çelişkileri saymak gerekir. Mesela;

  1. İDLİB’te Mücahid-cihatçı- muhalifler için Otonom sağlayıp; hem a) Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak hem de b) Kürt Devletine karşı çıkma iddiaları. Şayet Bakırköy akıl hastanesinde yatmıyorsa ya da kişisel menfaatleri yoksa ya da “görevli” değilse ortalama biri /siyaset biliminde herhangi bir akademisyen, bunun mümkün olamayacağını söyler. Yani bir otonom hem toprak bütünlüğünü parçalar hem de başka otonom bölgeler(devletler) kurar yahut kurulması için direkt zemin hazırlar.

Suriye için bize normalleştirilen çelişkilere devam;

  1. Suriye’de şiddet+savaş yoluyla yeni siyasal düzen isteyenler, Türkiye’de Kamu düzeninin bozulmaması gerektiğini ısrarla savunanlardır.
  2. Suriye’de silah yoluyla hak-hukuk arama meşru, bunu yapanlar, mücahid-cihatçı-rejim muhalifi şayet bunlar bir ordu ise özgür suriye ordusudur, Türkiye’de silah yoluyla siyasal hak-hukuk arama asla kabul edilmediği gibi bunu yapanlar, terörist-bebek katilidir şayet bunlar bir ordu ise terör örgütüdür.
  3. Suriye’de Diktatörlüktür, Türkiye ise ileri Demokrasidir.
  4. Suriye bir çadır devleti, Türkiye ise büyük oyun kurucu devlettir.
  5. Suriye’de Alevi Nusayri’dir (sapıktır) Türkiye’de Aleviler Müslüman ve muteber bir vatandaştırlar
  6. Suriye’nin “Laikliği” yıkılması gerekirken, Türkiye’de “Laiklik” bilakis korunması gereken hatta olması gereken bir Müslümanlıktır.
  7. Bölgede Sünni/Şii çelişkisi, devletler açısından en kullanışlı en verimli bir çelişkidir; Şiilerin egemenlik alanı ile yayıldığı Sünnileri yok ettiği sıklıkla söylenir fakat Suriye’yi tamamı Sünni olan “Koalisyon devletleri (SUUD-Katar-Bayreyn-BAE-Kuveyt-Mısır-Ürdün-Türkiye) 150 Milyar Dolardan fazla para harcayarak yok etmiştir. Vb vb…

Çelişkileri sayarak bitiremeyiz fakat çelişkilerin tehlikelerini bitirmeye çalışabiliriz. Bu tehlikeler, sürekli şiddet ve savaş üretir. Üretim malzemelerini olabildiğince normalleştirir.  Oysa hakikat olarak kabul edip dört elle sarıldığımız bugünkü çelişkilerin tümü, akıl hastalarının bile kabul edemeyeceği, ipsiz sapsız şeylerden başka bir şey değildir. Demek ki; özellikle siyasal çelişkiler, sosyal-kültürel-teolojik idraklerimizi çözen bir uyuşturucu, zihnimize ve ruhumuza deli gömleği giydiren bir gardiyan gibi işlev görmektedir.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar