SAVAŞ İÇİN BÜYÜK ŞANS... - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Servet KIZILAY

Servet KIZILAY

dibacedergisi@gmail.com

SAVAŞ İÇİN BÜYÜK ŞANS...

SAVAŞ İÇİN BÜYÜK ŞANS...

Servet KIZILAY

Türkiye hiç olmadığı kadar “tek-ses” “tek-yürek” oldu, savaş için. Bütün imkanlar, kurum-kuruluş ve kişiler, olağan üstü bir gayret ve azimle savaşa katkı sağlamaya yöneldi. Afrika’da bile görülemeyecek bir istekle savaşı arzulamak, en üst motivasyonla savaşa hazırlanmak, bu kurum-kuruluş ve kişiler sayesinde daha kolaylaştı.

Modern dünyada- hele Avrupa’da- savaş için böylesi büyük organizasyon sağlayabilmek çok zor. Türkiye gibi ülkelerin şansı, siyasal bir yapı olan devlet(ler)i engelleyecek, sorgulayacak, onu bazı insani durumlara zorlayacak ara yapıların olmayışı.

Devletler belirli teolojik ve metafizik dirençler yok edildikten sonra gittikçe daha fazla Tiranlaşma daha doğrusu Tanrılaşmaya başladı. Avrupa; siyasal bir organizasyon olan devletin Tiranlaşmasına karşı yine siyaset içinden bir çare bulma ve bazı formlar üretme ihtiyacı duydu: “hukuk devleti” sivil kurum ve kuruluşlar vb gibi fakat pratikte devletlerin Tiranlığını durdurabilecek kalıcı şeyler bulunamadı. Kojin Karatani dünyadaki en büyük sorunlardan birinin Ulus-devletler olduğunu boşuna söylemiyordu.

Carl Schmitt’in modern devletlerin yapısı hakkındaki tespitleri başka bir problemdi: “Modern devletlerin teolojiyi kaldırmadığını bilakis teolojinin yerine, elbisesine büründüğünü” bizlere söyleyen C.Scmitt, başımızın asıl şimdi belada olduğunu hatırlatır gibiydi.

Türkiye savaş için büyük şansa sahip fakat savaşı sürdürebilmek için teknik şansa yani silah endüstrisine sahip değil. Bunca milyonlarca iç-mihrak (vatan haini- maşa- piyon-işbirlikçi-kukla- tetikçi.vb)  düşman üreten, her an yok olma refleksi ile hareket eden bir devletin savaşın teknik alt yapısına sahip olmaması da kimsenin kolay kolay sormadığı ayrı bir şizofreni.

Ne şanslı ülkeyiz, savaş için; imza toplayan Aydınlar, strateji üreten Üniversiteler-Akademiler, Fetva veren (helalleştiren) Diyanet, sermayesi desteğini esirgemeyen, teşvik eden TOBB-TÜSİAD, toplumu hazırlayan, Cemaatler-Vakıflar-Dernekler-Odalar-STK’lar, hatta silah taşıyan “İnsani” Yardım Kuruluşları, var.

Bu kurum-kuruluş-kişilerle her zaman savaş için büyük Şanslar elde edilebilir fakat demokratikleşme için aynı büyük şansı elde edebilmek çok zor.

Demokrasinin bir aldatma düzeni, bir sahtekarlık olduğuna inanan yediden yetmişe tüm ülke; savaş için hiçbir imkanı olmadığı halde büyük iştahla savaşı arzuluyor. Onu her sorunu kesin çözen mutlak bir çözüm yolu olarak görüyor ve kabul ediyor.

Yani maddi olanaklar olmadığı halde savaş isteniyor, bilimsel verilere aykırı olduğu halde savaş yürütülmeye çalışılıyor. Peki bu daha büyük-koskocaman bir sahtekarlık-aldatmaca değil mi?

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar