Servet KIZILAY

Servet KIZILAY

dibacedergisi@gmail.com

BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDEN KÖTÜDÜR?

BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDEN KÖTÜDÜR?

Servet KIZILAY

Türk siyaseti yeni model deniyor. Bu model daha önce de mesela; 80’lerde tartışılmış, farklı farklı zamanlarda dile getirilmişti. Aslında Yeni model de modernleşmeden buyana tanıdık bir karakter taşıyor. Yani her zamanki gibi Türk siyasetinin kendi sorunları karşısında üretebildiği bir model (örnek) değil, ithal ettiği ABD kaynaklı  –çakma- bir model.

‘Başkanlık Sistemi’, büyük bir ümidle gündeme geldi. Okumuş yazmışlar (üniversiteler, akademiler, entelektüeller, aydınlar, medya vb) bile, modeli yeterince tartışmaya fırsat bulamadı. Hep birlikte “Evet!” deyip işi bitirdik. Oysa çok ciddi bir şekilde, soğuk kanlı değerlendirilmesi gerekiyordu.

Başkanlık Sistemi’nin oldu bittiye gelmesi, ilk soru durağını oluşturur: Bu sistemi gerçekten CB Erdoğan mı isteyip Devlet Aklını ikna etti? Yoksa Devlet Aklının bir projesi miydi, CB Erdoğan eliyle uygulandı?

Yoksa hem CB Erdoğan’ın hem de Devlet aklının ortak paydaları bunda kesişti? Devlet Aklı’nın CB Erdoğan’ı ikna etmesi (Bekâ üzerinden) daha muhtemel olduğu, düşünülebilir. Nitekim bu sisteme karşı çıkan Muhalefet partileri bilhassa ateşli bir şekilde karşı olduğunu söyleyen ve bunda başı çeken ana muhalefet CHP’nin; kulislerde, kapalı kapılar ardında, herkesten daha fazla istediği, duyuldu.

Komploya gerek kalmadan; Başkanlık Sisteminin içeriğine dikkatli bakmak, sözü edilen duyumun doğruluğunu teyid etmek için yeterli olabilir.

Başkanlık Sistemi’nin neden kötü olduğu, şu maddelerle özetlenebilir:

1- Sistem kendi içeriğini Çatışmacı teoriler üzerine kurar. Çatışmacı-gerilimci kurgusu, onun en temel eksenidir.

2- Zorla ayrıştırıcı, kamplaştırıcı ve indirgemeci yapı taşır.

3- Katı kamplaştırıcı özelliği ile Siyasal Farklılıkları yok eder.

4- Anti-siyasal ve anti-demokratik yönleri bünyesinde gizler.

5- Sistemin adaptasyonda büyük uyumsuzluklar bulunur: ABD’deki hem Demokrat kanat hem de Cumhuriyetçi kanat burada oluşturulmak istenen Cumhur İttifakı / Milli İttifak eksenine oturmaz. Aralarında birçok açıdan kan uyuşmazlığı bulunur.

Kısacası; Çatışma-gerilime dayandığı, oradan beslendiği için, toplumsal barışı ve huzuru temin ve tesis edemez. Keskin Kamplaştırıcı -İndirgemeci olduğu için, siyasal temsiliyette problemler üretir.

Zorla belirli /belirlenmiş tercihler yaptırarak (ittifaka sokarak) siyasal taleplerin doğru bir biçimde yansıması engeller.

Söylediklerimizi biraz daha somutlaştıralım: AK Partiye ve Erdoğan’a oy veren destekleyen (hem doğuda hem batıda) Kürtler; Cumhur İttifakıyla Türk Milliyetçiliğiyle barışmak, ırkçılığı benimsemek ya da Milli İttifakla Kemalizm ile, Ulusalcı devletçi solla kol kola yürümek zorunda bırakılacaktır.

Kürtler için geçerli olan şartlar, diğer siyasal unsurlar için de geçerlidir. Mesela; İslamcılar, Liberaller, Kömünistler vb…gibi.

İttifak’ın en büyük kanadı olan CHP’nin “Çatı Parti” olarak bundan faydalanacağı, kazanç elde edeceği, komploya gerek kalmaksızın, açıkça görülebilir.

Başkanlık Sistemi, kötüdür. Çünkü; Türk Siyasal hayatındaki çözümsüzlükleri daha da keskinleştirir. Yanlış ya da istenmeyen koalisyonlar meydana getirir. Toplumda yapıcı, bütünleyen değerler kuramaz ve asıl en büyük iddiası olan; bütünlük fikrini yıkar.

Ayrışmayı tetikler. Kürtlere: “Ayrıl!” yahut “küs” telkinini sürekli aşılayarak ülkenin parçalanmasında en büyük katkıyı sağlar.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar