Safa POLAT

Safa POLAT

safaplt@gmail.com

YENİ REKTÖRDEN SONRA SAÜ’DE NELER OLUYOR?

YENİ REKTÖRDEN SONRA SAÜ’DE NELER OLUYOR?

Safa POLAT

Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın ayrılmasının ardından Sakarya Üniversitesinde aylardır devam eden rektör kim olacak sorusu geçtiğimiz ay yanıt bulmuştu.

15 Temmuz’da göreve Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Savaşan atanmıştı.

Savaşan’ın göreve gelmesinin üzerinden daha 1 ay geçmedi ancak üniversiteden ilginç tartışmalar yükselmeye başladı.

Öncelikle Prof. Dr. Savaşan göreve gelir gelmez kendi ekibini oluşturdu.

Elbette oluşturacak bu son derece doğal bir durum.

Yakın çalışma ekibini oluşturma sürecindeki seçim kriterlerine hiç girmeyeceğim.

10 gün içerisinde yaşanan iki olayı değerlendireceğim sadece.

Neler mi bu olaylar?

Anlatalım…

*** *

İlk olay SAÜ Teknokentte yaşandı.

Teknokent’in Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, sosyal medya hesabından görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Bu istifanın Rektör Savaşan tarafından istendiğini elbette söylememe gerek yok.

SAÜ Teknokent bünyesindeki ADAPTTO’nun kurucusu olan Prof. Dr. Engin görev süresinde başarılı bir isimdi.

Şehirle ve Teknokent’in paydaşlarıyla iyi iletişimler kuran biri olarak tanındı.

Engin’in istifasının istenmesi onun yerine daha kaliteli birinin getirilmesi olarak okundu.

Ama şu işe bakın ki makine mühendisi olan Engin’in yerine ekonomi uzmanı yada maliyeci bir isim olan Doç. Dr. Şakir Görmüş getirildi.

Evet evet doğru okudunuz. Rektör Savaşan, şehirdeki Ar-Ge’nin merkezine maliyeci bir genel müdür atadı

Medyada yer aldı bu haber ama nedense pek üzerinde durulmadı.

Doç. Dr. Görgün alanında önemli bir isim olabilir. Özgeçmişi oldukça iyi hatta. Ekonomi alanında ciddi çalışmalar gerçekleştirmiş. Master’ını Amerika’da yapmış. Finansal Krizler, Politik İktisat, Eğitim ve İslam ekonomisi ve finansı üzerine çalışmalara imza atmış.

SAÜ’nün servis ettiği haberde küçük bir yere de teknoloji ile alakalı mesajı verilmesi için “TÜBİTAK ve KOSGEB’te panelist ve hakemlik görevlerinde bulundu” denilmiş.

Yani iki panelistlik ve hakemlik görevi vasıtasıyla bu alana temas etmiş birine, Sakarya’nın Teknokent’ini teslim etmek nasıl bir akıl tutulmasıdır?

Dipnot olarak belirteyim Doç. Dr. Görgün, Rektör Bey’in de yakın arkadaşıdır.

Ülke olarak döviz kurları üzerinden alenen bir ekonomik savaşa girdiğimiz; yerli üretim ve Ar-Ge’ye en çok ihtiyacımız olan bugünlerde, Teknokent’te yaşananlara bakar mısınız? Şaka gibi değil mi?

Sanırım SAÜ’nün yeni rektörünün liyakat anlayışının temel kriteri arkadaşlık hukuku ve ikili ilişkileri olacak.

Üniversitenin tepe kademesinde ikili hukuka güvenerek yakın çalışma arkadaşlarını göreve getirmesini doğru bulmam ama haklılık payı veririm. Ancak, Teknokent gibi teknik ve kritik bir kuruma, yakın arkadaşı olan maliyeci bir ismi getirmesinde ancak ve ancak “Ganimetin paylaşılması” düşüncesini görebilirim.

*** *

Neyse devam edelim…

Teknokent’e Genel Müdür ataması kararının mürekkebi kurumadan ikinci ve asıl büyük skandal ise Tıp Fakültesi dekanlığında yaşanıyor.

Şimdi kısaca bir bilgi verelim.

Rektörler artık dekanları görevden alamıyor.

Ancak nazikçe istifasını isteyebiliyor.

Zira dekanlar YÖK tarafından atanıp görevden alınabiliyor.

Durum böyle olunca da Rektör Bey ancak nezaketen istifa isteyebiliyor.

Nitekim bazı dekanlıklarda bu yaşandı yaşanacak.

Bazıları da istenmeden istifa ediyor çünkü biraz sonra anlatacağım olayı yaşamak istemiyorlar.

Buyurun kısaca anlatayım olayı…

*** *

Olay geçtiğimiz hafta yaşanıyor.

SAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Akdemir’i rektörlüğe çağırıyor Prof. Dr. Savaşan.

Ve istifasını istiyor.

Akdemir, bu isteği olumlu karşılıyor ve devir işlemleri için iki hafta vakit istiyor.

Ancak Rektör Bey bu istifayı kibarca hemen istediğini ifade ediyor. Yangından mal kaçırır gibi dekan istifasının istenmesi de ilginç tabi. Neyse, benim ilginç gördüğüm bu isteği Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akdemir sanırım rektörlük makamına olan saygısından dolayı kabul ediyor.

Ardından rektörlükten ayrılıp dekanlık makamına giderek apar topar toplanmaya başlıyor.

Bu esnada öğretim üyeleri ve mesai arkadaşları da vedalaşmaya geliyorlar.

Bu ani istekten dolayı toplanma işi o gün bitmiyor Akdemir’in.

Ertesi gün yarım kalan işleri için tekrar makamına geldiğinde rektörlükten bir ilginç taleple daha karşılaşıyor.

Detay vermek istemiyorum ama gerçekten rektörlük kendini komik duruma düşüren bir istekte bulunuyor Dekan Bey’den.

Prof. Dr. Akdemir bunun üzerine daha fazla dayanamıyor ve istifadan vazgeçiyor.

İstifadan vazgeçmenin koltuk sevdası ile falan alakası yok.

Bir duruş sergiliyor.

Zira SAÜ Tıp Fakültesinin kuruluş sürecinde Akdemir’in inanılmaz bir başarısı var.

Orayı büyük fedakarlıklarla hayata geçiren bir isme, kovarmış gibi muamele yapılmasını Akdemir doğal olarak kabul etmiyor ve istifasını vermiyor.

*** *

SAÜ’de Rektör Savaşan’ın göreve gelmesinin ardından yaşananlar aslında sadece bunlarla da sınırlı değil.

Hepsine girip açıkçası gururumuz olan Sakarya Üniversitesinde yaşananlarla moralinizin bozulmasını istemiyorum.

Ancak, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın neden böylesi rövanşist bir tutumla göreve başladığını anlamıyorum?

SAÜ özellikle son 15 yıldır Prof. Dr. Mehmet Durman ve Prof. Dr. Muzaffer Elmas döneminde büyük bir büyüme gösterdi.

Şehrin bir markası, bir paydaşı haline geldi.

Yeni rektörün akademisyenleri ürküten, korkutan, ancak siyasi arenada gördüğümüz hamlelerle başında olduğu kurumu yönetme çabasına anlam veremiyorum.

Koca üniversite orta ölçekli bir ilçe belediyesinde yeni göreve gelen belediye başkanının verdiği kararlara tıpatıp benzeyen bir zihniyetle yönetilmeye başlandı diye de korkuyorum hatta.

Yeni rektörün liyakatı değil ikili ilişkileri dikkate alarak yaptığı atamalar ve kararlar, fevri tutumu ve akademik çevreleri çekinceye sürükleyen tarzı SAÜ’ye zarar verir.

Uzun vadede SAÜ içerisinde bir rektörlük/akademisyen çekişmesi ortaya çıkar.

Kaybeden SAÜ ve Sakarya olur.

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan umarım beni yanıltır. Yanılmayı ve bu son 1 ayda yaşananları abartmış olmayı cidden çok istiyorum. Zira yanılmaz isem, SAÜ’de son yılların tüm kazanımları maalesef kaybedilmeye başlanabilir.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar