Safa POLAT

Safa POLAT

safaplt@gmail.com

TRENİN GERİ GELMESİ BİZE NE KAZANDIRDI NE KAYBETTİRDİ?

TRENİN GERİ GELMESİ BİZE NE KAZANDIRDI NE KAYBETTİRDİ?

Safa POLAT

Size bugün bir muhasebeyi paylaşacağım.

Adapazarı Treninin gara gelmesi üzerinden bir şehirleşme vizyonunu nasıl görmezden geldiğimizi ve kamuoyunda oluşan bir gündeminin realiteleri nasıl ezip geçebileceğinden konuşacağız.

Bana katılmayabilirsiniz.

Ama söylediklerimi düşünün.

Trenin Adapazarı’na gelmesi ile ne kazandığımıza ve ne kaybettiğimize bir kafa yorun istedim.

Buyurun…

*      *      *

Yazımın en başında ifade edeyim.

Eylemleri ile trenin gündemde kalmasına neden olan CHP Kadın Kollarını, SASTOP’u, Sendikaları, adını saymayı unuttuğum tüm kuruluşları ve bu konuda yayın yapan tüm basın mensuplarını tebrik ediyorum.

Bu istek ve talebe hiç katılmasam da, trenin Adapazarı Garı’na gelmesinde emekleri var.

Gündem oluşturmayı başararak iktidarı seçim öncesine karar almaya zorladılar.

Dağları delen, denizler altından inşa ettiği geçitlerle kıtaları birbirine bağlayan AK Parti iktidarı, mevzu bahis Sakarya olunca eski yöntemle yeniden treni getirdi.

Aslında getirmek zorunda kaldı.

Keşke direnselerdi.

Tren yolunun olduğu alan boyunca Mithapaşa’a kadar harika bir rekreasyon alanı inşa etmek istediklerini söyleselerdi.

Şehrin merkezinde devasa bir yeşil alan daha kazansaydık fena mı olurdu?

Yürüyüş yolları, spor alanları, mini parklar, amfi tiyatrolar, performans alanları, açık hava sanat alanları inşa edilseydi yol boyu. Çay bahçeleri, kafeler, mini kütüphaneler…

Kent Park ve Ofis Sanat Merkezi alanı ile birleşeydi bu uzun park.

Adapazarı Tren Garını da bir şehir müzesi olarak değerlendirseydik mesela…

Adapazarı Garı ve Mithatpaşa arasına inşa edilecek olan bu park ve yürüyüş yolunun ortasından geçecek güzel bir tramvay ring seferleri yapılsaydı.

Üstelik bu tramvay şehrin acil ihtiyacı olan hafif raylı sistem için bir ilk adım olmaz mıydı?

Bu ilk adımdan belki 2 yıl sonra, “Tramvay hafif raylı olarak Ankara Caddesi boyunca devam etmeli” gündemini tartışmaya başlardık mesela.

Ama olmadı.

Nostaljik bir tren hülyası, şehrimizin merkezinden geçen demir ağlara olan aşkını ilan ede ede; bölgenin canlanma fırsatı geri tepildi.

Kocaeli’nin geride bıraktığı kabusa biz müşteri olduk.

Trenimiz gara gelsin diye diye, şehri artık bir Berlin Duvarı gibi ikiye bölen raylar ve koruma çitlerini hayatımıza geri aldık. 

*      *      *

Adapazarı Garına gelmesi konusunu bilimsel verilerle tartışmamızı isterdim.

Google Maps’e göre 2,6 kilometrelik bir mesafe var Adapazarı ile Mithatpaşa istasyonları arasında.

Ve biz yıllardır 2,6 kilometre için sürekli gündem oluşturduk. Şehrin ana arterini 4 yerden bölen tren günde 5 sefer ile toplam 10 kez hemzemin geçitlerden geçecek.

2012 öncesinde olduğu günde 12 kez sefer yapmaya başlarsa bu sayı 24’e çıkacak.

Ben ilk başta nerede duruyorsam şimdi de aynı yerdeyim.

Ben ilk günden beri bu tren Mithatpaşa’da kalmalı ve tren yolunun olduğu alan şehre kazandırılmalı diyorum.

300-400 milyon TL’lere mal olacağı konuşulan alttan gelme mevzuunda da, bu paranın böylesi keyfi bir iş için değil, acil olan hastane gibi yatırımlarda kullanılması gerektiğini ifade ediyordum.

Hatta çok meslektaşım bu görüşlerimi eleştirdi. Çok tepki de aldım.

Evet raylı sistemler şehir merkezlerine kadar gelir. 

Ancak Mithatpaşa şehrin dışı değil ki. Arifiye ya da Sapanca İstasyonlarından bahsetmiyoruz. Mithatpaşa mevzu bahis olan.

Bilakis şehrin emlak değeri hızla yükselen ve gelişen bir bölgesi.

Ve eski gar ile arasında dediğim gibi 2,6 kilometre var.

Şehir merkezi ibaresini artık 3-4 kilometre karelik bir alana sıkıştıramayız.

Adapazarı’nda bugün genişletilemeyen yollar, deprem tehlikesine rağmen yıkılamayan binalar ve otopark sorununu merkezi daracık bir alan sıkıştırmaktan dolayı yaşamıyor muyuz?

Gariptir ki şehrin merkezinin taşınması (deprem güvenliği açısından) gerektiğini söyleyenlerle, trenin gara gelmesini isteyenler aynı kesim.

Hem şehir merkezinin yayılmasını istiyor, hem yayılmayı hızlandıracak sebepleri de benimsemiyoruz.

Dediğim gibi suni bir gündem ile, bazı kesimlerin istekleri yada nostaljik gerekçelerden başka bir şey konuşamadık son 2 yıldır.

Mesela, Adapazarı Tren garından günden kaç yolcu Pendik’e gidiyor.

Hemzemin geçitlerde günün yoğun saatinde trafik sıkışma durumu ve bekleme süresi nedir?

Adapazarı Ekspresini yılda kaç kişi kullanmaktadır?

Yani bu treni 2,6 kilometre daha şehre sokup büyük bir trafik yükünü bize getirmeye değecek kadar yolcusu var mıdır?

Ulaşım Mühendisleri bu konuda neler söylemektedir?... Gibi konuları hiç konuşamadık.

*      *      *

Eklemek gerekir ki tren için bir de Pendik meselesi var tabi.

Yani Adapazarı’ndan bindiğiniz tren bir zamanların istasyonu olan Pendik’e kadar gidiyor.

Eskiden istasyonunu gördüğümüzde “İstanbul’a yaklaştık” dediğimiz Pendik’e yani.

Kadıköy’e yani Haydarpaşa Garı’na geçmek için trenden indikten sonra uzun bir yolumuz var.

Şu an 2,6 kilometre Adapazarı Garı’na yaklaşan tren Kadıköy’e yani Haydarpaşa’ya halen 26 kilometre uzaklıkta.

Pendik’ten sonra toplu taşıma araçları ile Kadıköy’e gitmek için 1 saat 25 dakika daha yolculuk etmek gerekiyor. Marmaray aktarma otobüsleriyle ise süre 59 dakikaya iniyor.

Pendik’te sizi bekleyen hususi otomobiliniz varsa TEM üzerinden 35 dakikada Haydarpaşa’ya varmanız yine mümkün.

Yani Adapazarı’ndan trene binen bir vatandaşın, 1 saat 54 dakika tren yolculuğundan sonra eğer 15 dakikada bir kalkan Marmaray aktarma otobüsünü de tam olarak yakalarsa 59 dakika daha yolculuk yaparak 2 saat 53 dakikada Haydarpaşa’da olması mümkün.

Hadi otobüsü kaçırdınız falan diyerek yuvarlayıp 3 saat yapalım.

Yani özetle Adapazarı Ekspresi şu anda rantabl bir hat değil.

Peki rantabl olmayan bir hat için şehir trafiğini zora sokacak bir oldu bittiye gerek var mıydı?

Cevabı siz verin…

*      *      *

Özetle.

AK Parti bu süreci yönetemedi.

Trenin Mithatpaşa’da kalması durumunda doğacak avantajları şehre anlatamadı.

6 ay önceye kadar hemzemin geçitlere ret veren TCDD geri adım da atınca, seçim öncesinde bir tepkiye mahal vermek istemeyen AK Parti, treni apar topar geri çağırdı.

Hüseyin Cumalı’nın TV 264’te dediği gibi “Kuzuyu bize önce kaybettirip sonra buldurdu” AK Parti.

Keşke Sakarya’ya bir şehircilik alternatifi sunsalardı.

Keşke muhalefetin doğru olduğuna inandıkları sebeplerle yaptıkları baskıya karşı bir söylem geliştirselerdi.

Yapılmadı, yapılamadı.

Bir süre sonra trenin şehir merkezindeki trafiği nasıl kilitlediğinden bahsedeceğiz belki de…

Hatta trenin yeniden Mithatpaşa’ya taşınması gerektiği konusunda gündemler bile ortaya çıkabilir.

Veya biz trafikten memnunuz denilerek aynen devam da edebilir.

Ama her halükarda, Mithatpaşa-Adapazarı garı arasında hayata geçmesi ile şehrin çehresini değiştirecek yaşam parkından ve hafif raylı sisteme ilk adım olacak olan tramvay fırsatını kaçırdık.

Umarım eski yerine 2,6 kilometre uzaklıkta olmasını hazmedemeyerek geri getirdiğimize değer bu atılan adım.

Cidden haksız çıkmayı istiyorum, zira haklı çıkarsam daha çok üzüleceğim şehir adına.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Mir polat18 Mart 2019, Pazartesi - 19.12

Sayın yazar bilginiz yanlış. Marmaray ile pendikte adatreninde inerseniz eminönüne gidebiliyorsunuz. Yani bu tren adapazarını istanbul fatihe bağlayan bir hat. Eğer otobüsle gitmek isterseniz hem 2 kat fiyat hem daha uzun vakit harcayacaksınız. Dün (17.3.2019) günü ada expresi treninde biletler harekete 3 4 saat kala tükenmişti. Buda otobüs firmalarını rahatsız ediyor.

Yazarlar