BELEDİYELER PANDEMİNİN GÖLGESİNDE ŞEHİRLERİ YÖNETEBİLDİ Mİ? - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Safa POLAT

Safa POLAT

safaplt@gmail.com

BELEDİYELER PANDEMİNİN GÖLGESİNDE ŞEHİRLERİ YÖNETEBİLDİ Mİ?

BELEDİYELER PANDEMİNİN GÖLGESİNDE ŞEHİRLERİ YÖNETEBİLDİ Mİ?

Safa POLAT

2020’nin Pandemi gölgesinde geçen günlerini geride bırakırken, koca 1 yılın muhasebesini yapmak ancak mümkün oluyor.

İnsani özelliklerimizi barınma-giyinme-beslenme ile takas etmek zorunda kaldığımız ve hayatta kalmak için sosyalliğimizden vazgeçtiğimiz bir yıl yaşadık.

Mars’ta koloniler kurma planları yapacak kadar büyüyen ve evreni anladığına inanmaya başlayan insanoğlunun, halen zayıf karbon yapısı ile küçük bir virüs karşısında medeniyetinin tehlikede olmasına engel olamadığını gördük.

Temas kavramının tehlikeli bir eylem olduğunu kavrarken, bilimkurgu filmlerindeki kıyamet-yok oluş-hastalık temalarındaki tehlikelerin aslında ne kadar sönük kaldığını keşfettik.

Bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi duran 2020 bize gösterdi ki sinema yada edebiyat, böylesi felaketleri aslında son derece yüzeysel anlatıyormuş.

Asıl büyük mücadelenin; hayatta kalmak ya da dünyayı kurtaracak bir kahraman aramak değil, hayatta kalırken yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar olduğunu da keşfettik.

Devasa dünyamızı esir alan bu salgını değerlendirirken, elbette yerel bir gazeteci olarak etkilerini ve sonuçlarını Sakarya parantezine alarak değerlendirmem gerek.

Pandemi’de Sakarya’da neler oldu? 2020 bizim için ne getirdi ne götürdü?

Ben bir köşe yazarının gözünden Belediyelerin pandemi öncesi ve pandemi sürecindeki çalışmalarını tanımlamaya çalışacağım.

Yaptıklarını anlatmak yerine yaptıklarını ve yapamadıklarını yorumlamak istiyorum.

Yazımın uzunluğundan dolayı özür dilerim… Bu konuda çok eleştiri alsam da maalesef kısa yazı yazmak yeteneğinden mahrumum.

*     *     *

2019’un Mart ayında Türkiye bir yerel seçime girdi.

Sakarya’da 1 Nisan 2019 tarihi itibariyle başkanlık koltuklarına yeni isimler oturmuştu.

Türk siyasetinin artık aşması gereken hastalıklarından olan ziyaret turlarından başkanlar kafasını kaldırabildiğinde sanırım Ağustos ayına çoktan gelmiştik.

Belediyeler önümüzdeki 5 yılın planlarını Ağustos 2019’da yapmaya başladı.

Ve birçoğu kolları sıvayıp haleflerinden kalan çalışmaları tamamlayarak kendi vizyonlarını ortaya koymaya hazırlanırken 2020 başında yani görevlerinin 1. Yılında beklenmedik bir sürece girdi.

"Pandemiye…"

Mart ayı itibariyle bu girilen süreç artık tek gündem haline gelmişti.

Asfalt atmak, park yapmak, imar planlarını revize edip yeni projeler hayata geçirmek üzerine koltuklarına oturan başkanların gündemi artık maske üretmek, dezenfektan dağıtmak, deterjanla sokakları yıkamak (ki sonrasında bu hatadan dönüldü) evde kalan insanların ihtiyaçlarını karşılayıp ekonomik zorluklar yaşayan esnaflara destek olmak haline gelmişti.

Kimse yerel yönetimlerden ekstra bir şey beklemiyordu.

Merkezi hükümette bu konuda farksız sayılmazdı.

Kamu ihaleleri iptal edildi. Projeler ya askıya alındı ya da önem sıralamasına göre yeniden düzenlendi.

Devlet vatandaşlarını daha iyi yaşatmaya değil, hayatta tutmaya odaklanmıştı.

Tüm kaynaklar sağlık ve ekonomik desteklerine doğru kaydı.

Süreç buraya gelmesine rağmen halen asıl işleri olan yapısal problemlerin çözümü noktasında belediyeler yine de boş durmadı.

Büyükşehir Belediyesi de yaz aylarının başından itibaren şehrin farklı noktalarında aynı şekilde süreçlerini hızlandırdı.

Adapazarı, Erenler, Hendek gibi ilçe belediyeleri başkanlarının koltuklarına yeni oturmasından olsa gerek yapısal faaliyetlere çok ara vermediler.

*     *     *

Pandemi ile mücadele konusu 16 ilçe belediyesi nezninde öncelikle Büyükşehir’in sırtında olduğu için bu konu Ekrem Yüce ve ekibinin oldukça fazla mesaisini almıştı.

Ancak ilçe belediyeleri de Büyükşehir ile iyi bir koordinasyon yakalamıştı.

Ve tüm bu koordinasyon Sakarya’da vaka sayılarının yüksek seyretmesine rağmen belediyelerin pandemi ile mücadele konusunda başarılı sayılmasını da beraberinde getirdi.

Maske ve dezenfektan üretim tesisleri kurup 10 milyon maske dağıtımı gibi çok büyük bir hedef belirlediler. (Bunun 9 milyonu dağıtıldı diye biliyorum ki büyük bir rakam)

Ulaşım sektörüne maddi yardım yaparken, esnaflara da su ve kira desteği sundular.

Büyükşehir bu pandemi ile mücadele süresince tarımsal alana ve BELPAŞ üzerinden yeni dönem planlarını uygulamaya odaklandı.

Büyükşehir’in bir yerel yönetim için çok alışılmadık olan tarım politikası elbette anlatılmaya ve anlaşılmaya muhtaçtı.

Bunun için Sakarya Büyükşehir Belediyesi pandemi ile mücadele ettiği ilk dönemlerde ortaya çıkan sadece tarımsal projeler yapıyor algısı belediyenin üzerinde uzun süre kaldı.

Ekrem Yüce ilk etapta bu algının çok mühim olmadığını düşündü. Ancak sonrasında bu politikayı detaylı anlatıp, ana işlerinin değil; şehrin tarım politikasının öncüsü olmayı isteklerini söylemeye gayret etti.

Bu kurumlar arası diyalog süreci, Büyükşehir’in tarlalarda yapmaya çalıştıklarının bir zararı olmadığının hatta uzun vadeli yararları olacağının anlaşılmasını da beraberinde getirdi.

Zaman içerisinde ben dahil çok sayıda kişi, tarım politikalarının Büyükşehir’in ana faaliyet alanı değil, tarımsal üretimler konusunda yeni bir dönem başlatmanın öncülüğünü üstlenmek olduğunu anladı.

Bal, süt, yumurta süreçleri BELPAŞ’ın üstünden devam ettirilirken BELPAŞ ulaşım sektöründe de aktif olmaya başladı. Yol kenarı park ücretlerinin tahsil edilmesinden havalimanı transfer projelerine kadar geniş bir alana yayıldı BELPAŞ.

Ekrem Yüce’nin BELPAŞ’ın önünü açmasını iyi kullandılar diyebiliriz.

Sürece tarım ile başlayan Büyükşehir yaz aylarının başında vitesi yükseltmenin zamanının geldiğini düşündü.

SGK kavşağı, asfalt atağı, enerji politikaları ve tarımsal faaliyetlerle paydaş olan bazı alanların hayata geçirilmesi Büyükşehir’in hızlandığının göstergesiydi.

Büyükşehir Belediyesinin 770 bin tonluk asfalt atağı da sürecin en önemli detaylarından biri olarak önümüze çıktı.

Yine Akçay Barajı gibi büyük projelerin tamamlanması da Büyükşehir’in yapısal efor sarf ettiği alanlardan biri oldu.

Son olarak Unkapanı Meydanı projesi de son 10 yıldır şehir merkezinin yayalaştırılıp meydanlaştırılması vizyonunun devamı olarak önem arz ediyordu.

Şehre yeni ulaşım aksları kazandırmak ve girişler sağlamak konusunda önceki dönemdeki gibi bir vizyon çizildi. TEM’den yeni çıkış, otoyolun tüm ilçelere rahat ulaşılabilir olmasını sağlaması açısından önemliydi ve bence sonuna kadar desteklenmeyi hak ediyordu.

Sakaryaspor konusu da Büyükşehir’in pandemide mesai harcadığı konulardan biri oldu.

Bir türlü kurumsal kaynaklar ve gelirlere kavuşturamadığımız Sakaryaspor’umuz, maalesef daha önceki Büyükşehir Belediye Başkanlarında olduğu gibi Yüce içinde kamuoyu baskının hissedildiği zor bir süreç oldu.

Yüce bu konuda tıpkı Aziz Duran ve Zeki Toçoğlu’nda olduğu gibi yıpranmak zorunda kalmasına rağmen Sakaryaspor’a adeta kol kanat gerdi ve sahip çıktı.

Yani Büyükşehir Belediyesi yavaş başladığı sürecin Pandemi tarafından sekteye uğramasına izin vermeyerek daha da hızlanma yolunda gitmeyi tercih etti.

Pandemi ile mücadelede başarılı olan Büyükşehir Belediyesi, gelinen noktada yükselttiği vites ile şehre hizmet noktasında da başarılı bir konuma doğru taşındı.

*     *     *

Peki ilçeler ne durumdaydı?

Adapazarı Belediyesi pandemi ile mücadeleyi esnaf kesimi üzerinden hissettirdi. Şehrin ticari kesimini odağına alan Adapazarı, elinden geldiği kadar hanelere de ulaşmaya çalıştı.

Ama asıl olumlu geri dönüşleri esnaflardan aldı.

Göreve gelir gelmez başlattıkları Mahallemi Güzelleştiriyorum hamlesi vatandaştan ilgi gördü.

15 yıl boyunca hiç de iyi yönetilmeyen Adapazarı Belediyesi, eski başkanlarından kalan sorun yükünü sırtında bulmuştu.

Bu sorunlarla birlikte bir de pandemi sürecin tuzu biberi oldu.

Ancak Mutlu Işıksu için bu sorunlar silsilesi zamanla avantaja dönüştü.

15 yıldır sokaklarına asfaltın gelmediği insanlara güzel bir sokak vaat edip bunu da hayata geçirerek doğru bir iş yaptı.

Şehirdeki bazı kamu binalarının yıkılması ve farklı amaçlarla değerlendirilmesi için Ankara gücünü iyi kullandı Adapazarı Belediyesi. Birini müze yapacağını açıklarken diğerini yıkarak bence Kentsel Dönüşüm alanında bir start verdiler.

Süleyman Dişli’nin unuttuğu sokak ve mahalleler, Işıksu tarafından keşfedildi.

Yine bu dönemde Adapazarı Belediyesinin iyi çalışan Halkla İlişkiler birimi, az bir eforla olumlu bir görüntü vermenin mümkün olduğunu gösterdi.

Pandemi mücadelesi, meydan ve proje planlamaları ile geçen durgun dönemin üzerindeki ataleti atan detay, belediyenin bu şeffaf yaklaşımı oldu.

Hatta şehirde, “Adapazarı ile ilgili bir sorununuz varsa Sosyal Medyadan ulaşın çözüyorlar” algısı ilginç bir şekilde oturdu.

Ve pandeminin son birkaç ayında Adapazarı Belediyesi, tıpkı Büyükşehir Belediyesinde de olduğu gibi yapısal projelerini sahaya sürdü.

Bu projeler ve vizyonlar bize Işıksu’nun 15 ay boyunca ekibi ile planlama sürecini ne kadar dikkatli yürütüp boş durmadığının göstergesiydi.

Gelinen noktada Adapazarı Belediyesinin önümüzdeki dönem için yapmayı düşündükleri açıkçası 15 yıllık kayıp zamanı telafi ettirecek cinsten.

*     *     *

Erenler ve Hendek Belediyeleri de pandemi konusunda yaptıklarını basın üzerinden çok paylaşma ihtiyacı hissetmese de odaklandıları noktaların farklı olduğunu göstermeye gayret etti.

Hendek’te Babaoğlu yapısal projelere Sakarya’da ilk odaklanan başkanlardan biriydi.

Erenler’de Fevzi Kılıç ise çok hızlı kurduğu ekibinin meyvelerini kısa sürede aldı. Toplu konut satışları, kırsal bölgelere doğalgaz, asfalt ve altyapıya önem verdi Fevzi Kılıç.

Ayrıca Fevzi Başkan bir önceki dönemin borç yükünü de yarı yarıya azalttı bu dönemde.

Ki bence çok akıllıca bir hamle ile yapısal projeler ertelenmişken bunu borç ödeme süreci olarak değerlendirerek; kendisinden beklenti olmayan bir dönemi kurumunun menfaatine kullandı.

Merkez ilçelerden Serdivan ve Arifiye’de mevcut başkanlarının Nisan 2019’da koltuklarında kalması onların yeni isimlere göre gölgede kalmasını da beraberinde getirmişti.

Serdivan ve Arifiye devam eden projelerine odaklanırken pandemi ile mücadele konusunda da aktif olarak görev aldı.

Özellikle Serdivan Belediyesi, Büyükşehir ve Adapazarı ile birlikte pandemi konusunun en başarılı 3 kurumundan biriydi.

Serdivan maske ve dezenfektan üretti. Sakarya’nın sosyal yapısı en hızlı değişen ilçesi konumundaki Serdivan, pandemide durgun kalmanın siyasi bir intihar olacağını erken fark ederek hızlı yol almıştı.

Yine pandemi gündeminde afet konusunu işleyerek önemli bir görev de üstlenmişlerdi.

*     *     *

Yazımızda 6 belediyeden bahsettik.

Açıkçası kalan 11 belediyenin öne çıkan detayları özel bir araştırmaya muhtaç.

Kendilerini anlatmak için çok çaba sarf etmediklerinden mi yoksa pandeminin gölgesinde kalmak zorunda olduklarından mı bilmiyorum, bize yansıyan fazla bir durum olmadı.

Özetle pandeminin gölgesinde geçen 2020, belediyelerin bir silkinme, toparlanma ve hızlanma süreçlerine şahit oldu.

Bu belediyelerin eleştirilebilecek birçok konusunu, pandemi gölgesinden dolayı açıkçası es geçtim.

Bir küresel hastalıkla şehirleri adına savaşırken, asli görevlerine dönmeleri de elbette zaman aldı.

Ancak, Sakarya’da belediyelere pandemi de başarısız oldular diyemeyiz.

Bilakis, bence Sakarya’daki belediyeler başta Büyükşehir olmak üzere başarılı bir süreç geçirdiler.

Ve Haziran 2020 itibariyle çoğu yapısal faaliyet alanlarına da döndüler.

2021 için kendilerinden beklenti yüksek.

Ki Cumhur İttifakına mensup partiler tarafından yönetilen Sakarya’daki belediyecilik faaliyetlerinin, 2023 seçimleri için ne kadar önemli olacağının eminim hepsi farkındadır.

Belediyeler pandeminin etkilerini azaltması ile sosyal ve yapısal vizyon ve projelerini hayata geçirmek için daha da hızlı davranacaklardır.

Zira, bir süre sonra pandemi artık bahane olmaktan çıkacak…

Yazımızın başlığındaki soruyu da cevaplayalım.

Belediyeler pandemi gölgesinde şehirlerini yönetebildiler mi?

Bence evet…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar