Rahmi VİDİNLİOĞLU

Rahmi VİDİNLİOĞLU

rvidinlioglu@gmail.com

EKONOMİK SORUNLARIN YEREL SEÇİMLERE ETKİSİ

EKONOMİK SORUNLARIN YEREL SEÇİMLERE ETKİSİ

Rahmi VİDİNLİOĞLU

Türkiye son on yılını sürekli büyüme ve artan refah seviyesi ile geçirdi. Fakat hem küresel anlamda yaşanan daralma hem de 24 Haziran seçimleri sonrası ülkemiz üzerinde gerçekleştirilen apaçık spekülasyonlar ve saldırılar neticesinde halk alışık olmadığı bir ekonomik tablo ile karşı karşıya kaldı.

Elbette ekonomik sıkıntılar seçmen tercihleri üzerinde doğrudan rol oynuyor ancak seçmenin artık daha bilinçli halde bulunması ve bu nedenle ekonomik sıkıntıların dış kaynaklı olduğu konusunda genel görüş birliğine varmış olması sebebiyle önümüzdeki yerel seçimlerde seçmen davranışlarının aşırı sapmalar göstermesi beklenmiyor.

Her dönem ekonomik sıkıntılar baş gösterdiğinde anında fikrini değiştiren ve harçlığı kesilince babasına sırtını dönen atarlı ergenler gibi oy kozunu kullanmakla tehdit eden bir kaygan seçmen kitlesi vardır. Bu kitle oy verme davranışını bir ödüllendirme ya da cezalandırma sistemi olarak kullanır. Kendi tabanında mutabakat sağlamamış yani kendi tabanının gönlünde yer etmeyi başaramamış siyasi partiler, bu, fikirleri hızlı değişen seçmen kitlesinden endişe edebilirler çünkü bunlar zaten emaneten oy vermektedir.

Ancak görülen o ki AK Parti iktidarda bulunduğu süre içerisinde kendi tabanını ideolojik olarak politize etmiş ve kökleri çok daha sağlam bağlara dayanan geniş bir seçmen kitlesi yaratmayı başarmıştır. AK Parti seçmeni mevcut ekonomik sıkıntıların farkında olmakla birlikte bunların dış kaynaklı olduğunu net bir şekilde görebilmekte ve AK Parti ile kurduğu gönül bağını kolay kolay kopartmak istememektedir. Anketlerde göze çarpan düşüş eğilimi ise böylesi bir ekonomik tabloda olması beklenenden bile daha azdır.

Muhalefet partileri siyaseten çok doğal olarak ekonomik alanda yaşanan sıkıntıları ön planda tutmayı tercih ediyorlar ancak halk yerel seçimlerde oy vereceğini ve bu seçim neticesinde başka partilerin adayları dahi kazansa kendi ekonomik gidişatlarının değişmesinin mümkün olmadığını çok iyi bilmektedir. Kısaca yeni gelecek olan bir Belediye Başkanı çarşı pazardaki fiyatları değiştiremeyecektir, bu ne görev ne de yetkileri arasındadır.

Yerel seçimlerin en önemli psikodinamiği halkın alışmış olduğu hizmetten kolay kolay vazgeçmek istememesi ve bununla birlikte kemikleşmiş seçmenin tercihlerini değiştirme konusunda da pek istekli olmamasıdır. Genel olarak bakıldığında orta yaş ve üzeri seçmen daha önceki tercihlerini aynı şekilde sandığa yansıtırken genç ve özellikle ilk kez oy kullanacak olan seçmenler ekonomik durumu gerekçe göstererek muhalif tarafta yer almayı tercih etmektedir. Gençlerin bu şekilde bir tercihe sahip olmalarının altında da şüphesiz AK Parti öncesi dönemleri iyi bilmiyor olmaları yatmaktadır. Zaten bu nedenle AK Parti sürekli olarak geçmişi hatırlatmak için elinden geleni yapıyor.

Sakarya özelinde değerlendirdiğimizde ise sürekli olarak dile getirilen ekonomik sıkıntılar nedeniyle halkın AK Parti adaylarını tercih etmeyecekleri ve tepki oylarıyla belediyelerin el değiştirebileceği yönünde yapılan propaganda gerçeği yansıtmaktan çok uzaktır. Seçmenlerin kızgın ve bazı konularda umutsuzluğa kapılmış olması bugüne kadar çok güçlü bir şekilde desteklenmiş olan AK Parti tercihinden vazgeçileceği anlamı taşımamaktadır.

“Yaparsa AK Parti yapar…” düşüncesi, yaşanan ekonomik sıkıntıların da muhalefet tarafından değil yine bunca zamandır süregelen istikrar sayesinde çözüme kavuşturulacağına duyulan güvenden kaynaklanıyor.

Sakarya halkı tüm ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıların gölgesinde olsa da yine  teveccühünü başta Büyükşehir Belediyesi'nde Ekrem Yüce’den ve ilçelerde de yoğun olarak AK Parti adaylarından yana kullanacaktır.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar