SEN DIŞARIDA SPOR YAP KUÇUNU GEZDİR BİZ ÖLELİM! - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

SEN DIŞARIDA SPOR YAP KUÇUNU GEZDİR BİZ ÖLELİM!

SEN DIŞARIDA SPOR YAP KUÇUNU GEZDİR BİZ ÖLELİM!

İbrahim BULUT

Coronavirüs Çin’de ilk ortaya çıktığı tarihin yaklaşık 3-4 gün öncesinde Wikipedia’da “Pandemi, Epidemi, Viroloji ve Dünyada Büyük Salgınlar” maddelerini okuyordum…

Birkaç gece bu maddeleri büyük hayret ve korkuyla okudum. Veba, Sıtma, İnfluenza, (grip) HIV vs… Yaklaşık 3-4 gün sonra Çin’den Coronavirüs hastalığının yayılmaya başladığı haberleri çıkınca okuduklarımın zamanlaması beni de şaşırttı, hem de ne şaşırtma!

Okuduklarım yetmezmiş gibi devamında ne kadar pandemi konulu film ve dizi varsa izledim. Gerçekten ne olduğunu veya neler olabileceğini anlamaya çalıştım. Bilmem kaç bininciye fark ettim ki Hollywood her zamanki gibi yine Dünya’nın başına gelebilecek “potansiyel” tehlikeleri tüm vahşiliğiyle işlemiş…

Günler geçti ve dünyanın başına bela olan virüs bütün önlemlere ve alınan tedbirlere rağmen Türkiye’ye de girdi. Virüs dediğimiz şeyin neredeyse fiziksel bir varlığı olmadığı için ne ordunuz, ne teknolojiniz ne de devasa bütçeniz bu “sızmaya” engel olamıyor…

Cahil merakımın verdiği heyecanla bugüne kadar okuduklarımdan anladığım şudur ki potansiyel olarak Dünya’da en çok can alan şey her zaman pandemi yani kıtalararası salgın hastalıklar olmuş.

1.Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı bile salgınlar kadar can almamış dünya tarihinde.

2019 yılında Dünya olarak başımıza gelenlerden sonra pek çoğumuzun dediği gibi “acaba bundan sonra daha kötü ne olabilir?” diye ben de sitem etmiştim. Ama işte internetten, kitaplardan ve filmlerden takip ettiğim büyük bir felaketi de yaşamak varmış kaderimde.

Hepimizin sık sık tekrar ettiği gibi “Dünya bundan sonra hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak” bunun farkındayım, ama en çok nereye doğru evrileceğimizi merak ediyorum. Görünen köy de pek kılavuza ihtiyaç bırakmıyor anladığım kadarıyla. Yani kısaca ne kadar şikayet ettiğimiz gün ve anı varsa hepsine muhtaç kalabiliriz.

Hem de ne muhtaçlık, Allah düşürmesin…

Coronavirüs ve salgın hastalıklar ile ilgili bilgi verip sizleri aydınlatabilecek entelektüel birikime sahip değilim. Kendi merakımı giderecek veya beni daha da endişelendirecek tarih, sayı ve olayları siz de biliyorsunuz.

Bu konularda ekranlarda çok kıymetli hocalarımız zaten en iyi bilgileri veriyorlar. Kişisel olarak Ateş Kara ve Mehmet Ceyhan Hoca’yı dinlerken kendimi bambaşka bir alemde buluyorum. Pek çok kıymetli hocanın yanında bu iki hocanın hem anlattıkları hem de ima ettikleri ruhumda bambaşka aydınlanmalara sebep oluyor.

*     *     *

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi şehrimiz Sakarya’da da Coronavirüs ile ilgili önlemler had safhada. Yetkililer her gün yeni açıklamalarla “Evde kal” çağrılarını yineliyorlar. Büyük çoğunluk bu çağrıya uysa da uymayanların olası virüs bulaştırma ihtimali belki de diğer evde kalanların muhteşem sabrını sıfırlıyor…

Dedikodu ve komplo teorilerinden uzak durarak Sakarya’da gördüklerim hoşuma giden şeyler değil.

Geçtiğimiz hafta sonuna kadar yaşadığım bölgedeki park hala yürüyüşe çıkanlar, çocuğuna hava aldıranlar ve köpeğinin kaka ihtiyacını gidermek için kendini dışarı atanlarla doluydu!

Adapazarı şehir merkezinde evde kal çağrılarına genel olarak uyuluyor olsa da yine de sadece “gezmek ve hava almak” için dışarıya çıkanlar vardı ve sayıları hiç de az değildi…

Her sabah işe gitmek için mecburen evden çıkmak zorunda kalanlar bu durumun içinde değiller. Bu sorun büyüyerek devam edebilir veya hükümetin radikal bir kararıyla çalışanın lehine de değişebilir, mesele bu değil…

Bütün Türkiye’nin yaptığı evde kal çağrılarını ciddiye almamayı kendine huy edinenler her yerde var. Sakarya’da da var bu tipler!

Yollarda, caddelerde, parklarda avare avare dolaşanlara bazen evin balkonundan, bazen de iş için yolda olduğumda arabanın camından sesleniyorum “neden evde değilsiniz?” diye… Aldığım cevap bu durumu ne kadar ciddiye almadıklarını zaten gösteriyor. Diyor ki: “Evde çok sıkıldım, bunaldım duramadım kendimi attım dışarıya ne olacaksa olsun!” Böyle kafaların çokluğu evde kalanların fedakarlığını paramparça etmekten başka bir şeye vesile olmuyor!

Milletin günlerce evinde sabrederek beklemesi üç beş kişinin can sıkıldı diye bir işe yaramayacak. Sebebini zaten bütün uzmanlar söylüyor. Dışarıda olanlar virüsü yayabilir ve salgının büyüklüğü kontrol altına alınmaktan çok daha ileriye gidebilir…

Ama bizim beyzademiz, hanım kızımız evde sıkılıyormuş!

Mesela bir de başımıza “spor delileri” çıktı! Kadın / Erkek yola, caddeye, parka çıkmış koşuyor. Diyorum ki “Yahu koşma git evinde kal bak görüyorsun salgın var başımız belada.” Yok öyle değilmiş, beyzademizin spor yapması lazımmış, spor yapmadan nasıl durabilirmiş!

Sporun batsın, sağlıklı yaşamın batsın!

Köpeğini gezdiren var, bakın yemin ediyorum köpeğini gezdiriyor. Neymiş efendim hayvancağız çok bunalmış evde dışarı çıkması gerekiyormuş!

Genel durumda ülke genelinde de mutlaka böyle tipler vardır, Sakarya’da da sayıları hiç de az değil. Bir insan ömründe ya bir kere denk gelebileceği büyük olasılıkla böyle bir şeyi yaşamadan ölüp gideceği bir dünyada bu kadar vurdumduymazlık benim akıl sınırlarımı aşıyor!

Tekrar ediyorum: Sporunuz batsın, sağlıklı yaşamınız batsın!

*     *     *

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bu akşam basın toplantısında ilk kez iller bazında Coronavirüs vakalarını açıkladı. Henüz bir milyonu bulan Sakarya maalesef bu sıralamada çok yukarılarda yer aldı…

207 vaka sayısıyla 7. Sırada yer alan Sakarya, 3 ölümle de ilk 10’da yer aldı!

Nüfusuna göre çok yüksek vaka sayılarına ulaşan Sakarya’da hepimizin yapması gerekenler var, çok geç kalmadan!

Keyfi dışarıya çıkanları uyarmaya devam edelim. Bu işin şakası yok, salgın büyüyor! Spor yapmak, köpek gezdirmek veya hava almak için dışarıya çıkmaya devam edilirse virüsü bulaştırma riski kat be kat artacak. Belki de hiçbir belirti göstermeyenler hastalığı bilmeden başkalarına bulaştırıp ölümlerin sebep olacaklar!

Artık bu bilinci aklımıza veya beynimize yerleştirmemiz gerekiyor. Hatta çivi gibi çakmamız gerekiyor…

Evde durmaktan sıkıldık diye, köpeğimiz hava alacak diye, biraz spor yapacağız diye insanların ölümüne sebep olamayız!

Bunu vebali büyük olur, hem de çok büyük…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar