İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

SAKARYALILAR UZAKTAN SAF MI GÖZÜKÜYOR!

SAKARYALILAR UZAKTAN SAF MI GÖZÜKÜYOR!

İbrahim BULUT

Biz tarih boyunca her zaman insanlığa, siyasete ve dünyanın gidişatına müdahil olmayı başarmış bir milletiz…

İmparatorluk kurduk…

İlimde, sanatta, ahlakta, devlet organizasyonunda dünyaya örnek işler yaptık...

Büyük saldırılara da maruz kaldık...

Dünyaya nam ve şan salan Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl ayakta durdu.

Üzerimize en fazla geldikleri dönemde, dört bir koldan saldırıya uğradığımız, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü şartlarda, kadın erkek, yaşlı genç, asker sivil, imam öğretmen demeden cepheye koştuk ve bu aziz millet yeni bir cumhuriyet kurdu.

Bu ülke esareti kabul etmedi!

Bu ülkenin iman dolu göğse sahip insanları hiçbir zaman esir düşmedi.

ayağında lastik ayakkabıyla karlı dağlarda savaştı. ‘Ölürsek şehit kalırsak gazi’ anlayışla Çanakkale’de, Sakarya’da, Maraş’ta, Dumlupınar’da gavura meydan okudu!

Aradan yıllar geçti...

Bağımsız bir devlete sahip olduk. Ancak hiç tahmin etmediğimiz bir tabloyla karşılaştık. Devleti yöneten bazı elitler toplumu aşağılamaya başladı. Bağımsız devlet kuran bu toplumun insanı; göbeğini kaşıyan, baldırı çıplak, cahil, eğitimsiz, köylü denilerek aşağılanmaya başlandı.

O da yetmedi kendi evlatlarımız sağ sol tartışmalarıyla birbirine düşman yapıldı.

Alevi-Sünni ayrımlarıyla ortam gerilmek istendi!

O da yetmedi Kürt-Türk kavgası devreye sokuldu...

Devlet kendi vatandaşını düşman görmeye başladı. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleriyle topluma “ayar” verilmeye çalışıldı.

Son olarak FETÖcü alçaklar 15 Temmuz’da aziz milletimize kurşun sıktılar.

Biz bunu hiç hak etmemiştik.

Anadolu insanı tahmin edilemeyecek büyük hakaretlere maruz kalmıştı. Toplumu saf gören, aşağılayan, kendini ülkenin gerçek sahibi gibi konumlandıranlar bankaların içini boşaltılırken, Türkiye açık bir şekilde uluslararası güçlerin oyuncağı haline getirilirken ses çıkartmazken, kendi insanının değerlerine düşman kesiliyordu.

En kötüsü tam da buydu. İnsanların saf yerine konulması.

Ülkenin Başbakanı kumarhanelerde yumruk yerken, Kuran kursları kapatılırken, başörtülülere, imam hatiplilere yarasa diyen Mesut Yılmaz’ın yanında duranlar, halkı aşağılayanlar bugün kalkmış topluma hizmet etmekten bahsediyor.

Yeter artık!

Toplumla alay ettiğiniz günler artık çok geride kaldı…

Artık başka bir Türkiye var!

"Yarasa" deyip küfrettiğiniz çocuklar artık ülke yönetiyor.

Bana bunları hatırlatan Sakarya Yenihaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sezai Matur’un geçtiğimiz günlerde Mesut Yılmaz’ın prenslerinden Ersin Taranoğlu hakkında yazdığı bir yazı oldu.

Hatırlanacağı gibi Ersin Taranoğlu ANAP Sakarya Milletvekili olarak bu şehirde 4 dönem milletvekili seçildi. Orman Bakanlığı yaptı. Genel başkan yardımcısı oldu. Spor bakanlığı görevini sürdürdü. 17 Ağustos 99 depremi yaşandı. Sakarya yerle bir oldu. Binlerce canımızı kaybettik. O dönemin kudretli siyasetçisi Ersin Taranoğlu, Matur’un hatırlattığı gibi depremin ardından yardım etmesini isteyenlere, “Sakarya halkı bizi cezalandırdı. Bizim oyumuzu düşürdü. Benim yapabileceğim çok fazla bir şey yok” deyip insanlık tarihinde kara leke olarak anılacak bir açıklama yapmıştı!

Depremde Sakarya’yı terk etti. Arkasına bile bakmadı. Kendisinden yardım isteyen Sakaryalılara sırtını döndü!

Bugün ise ortalıkta Sakarya için için kurduğu renkli hayallerini paylaşıyor(!)

“Büyükşehir Belediye başkanlığına aday mısınız?” diye soranlara “Yok ben aday değilim, derdim şehre hizmet etmek. Projeleri hayata geçirmek” diyor.

Bir yandan da “Amacım siyasete dönmek ve Büyükşehir Belediye Başkan olmak olsaydı önce AK Parti’ye kayıt yaptırır ardından da tüm ilçe ve köyleri dolaşır herkesi tek tek öperdim. Böyle olunca temayülde de birinci olarak çıkardım…”

Yani mevzu bu kadar basit(!)

Herkesi tek tek öp sonra da hoop temayülden birinci olarak çık!

Sayın Taranoğlu siz uzun yıllar Sakarya’ya gelmediniz…

Sakaryalılardan uzak durdunuz. Depremde bizi terk ettiniz. Allah aşkına size samimi bir soru sormak işitiyorum; “Sakaryalılar uzaktan bakınca saf mı gözüküyor?”

Siz milletle alay mı ediyorsunuz?

Dönemin en güçlü siyasetçisi olarak depremde şehri terk et, sonra 20 sene sonra ortaya çık, ben sizi çok seviyorum, size proje üretmeye geldim de!

Ayıp, gerçekten çok ayıp. Madem projeleriniz vardı da neden bakanken, genel başkan yardımcısıyken bu projeleri hayata geçirmediniz?

İki tane tenteyle Sakaryaspor stadının üstünü kapatacağınıza bu “hayalim” dediğiniz projeleri hayata geçirseydiniz. Elinizi tutan mı vardı!

Stada lamba takacağınıza trafiği yer altına alsaydınız!

Sayın Taranoğlu bu halk sizi çok iyi tanıyor.

Yeter Allah aşkına, daha fazla bu insanlarla alay etmeyin. Madem bu halkı çok seviyordunuz keşke o sevginizi bakanlığını ve genel başkan yardımcılığı görevlerini üstlendiğiniz Mesut Yılmaz 28 Şubatçılık yaparken ona tepki vererek gösterseydiniz.

Keşke bu halka olan sevginizi ve hayalinizdeki projeleri bakanken gösterseydiniz.

En zor zamanda, depremde üzerimizdeki enkazı kaldırmak için elini taşın altına koymayanın bugün bize söyleyecek tek bir kelimesi dahi olmamalı!

Yol yakınken özür dileyin. Yapılanlardan ve olanlardan utandığınızı söyleyin sessizce...

Bu yapacağınız erdemli bir duruş olur!

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar