İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

SAKARYA’YA OLAN İNANCIM ARTTI…

SAKARYA’YA OLAN İNANCIM ARTTI…

İbrahim BULUT

17 Ağustos depreminde tarihin gördüğü en büyük acılardan birine şahit olduk. 

Evlerimiz yıkıldı, mahallelerimizi kaybettik, hatıralarımız silindi gitti…

En takın dostlarımız hayata veda ettiler. Akrabalarımız şehri geride bıraktılar. Sakarya olarak çok zor günler geçirdik.

“50 yıl bu şehir toparlanmaz” dediler, ama fena yanıldılar…

Yanıldılar diliyorum çünkü Sakarya’nın bu kadar kısa sürede ayağa kalkabileceğini belki kimse tahmin edemiyordu. Çok şükür özellikle 2002 yılından itibaren artan bir tempoyla Sakarya kendini toparladı ve ayağa kalktı.

Destansı bir anlatımla ifade edersek “Sakarya yeniden küllerinden” doğdu…

Perşembe akşamı Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun davetiyle, 17 Ağustos ile ilgili bir toplantıya katıldık. İşte bu toplantıda gördüğüm fotoğraf şehrime olan inancımı arttırdı.

“İyi ki doğup, büyüdüğüm, anılarımın şehrini terk etmemişim” dedim.

Büyükşehir Belediyesi 17 Ağustos 1999 depreminin 19. Yılı münasebetiyle, “Deprem Gerçeği Ve Sakarya’da Şehircilik” konulu bir toplantı düzenledi.

Toplumun çok farklı kesimlerinden davetliler katıldı toplantıya.

Mimarlar, mühendisler, esnaf, ticaret ve esnaf odaları, akademisyenler, STK’lar, iş dünyasından tanıdık isimler, müteahhitler, belediye başkanları...

Açılış konuşmasını İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Mustafa Deverenli yaptı.

Ardından ise Sakarya Üniversitesi İnşaat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Naci Çağlar kısa bir konuşma yaptı.

Son olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, 1999’dan günümüze Sakarya’da gelinen noktayı anlatan ve fotoğraflar eşliğinde gösteren bir sunum gerçekleştirdi.

Toçoğlu’nun sunum için ciddi bir hazırlık yaptığı her halinden belliydi.

Her şeyi tek tek anlattı. İmar planları nasıl uygulandı, alt yapıda neler yapıldı, afet anında elektrik giderse nasıl haberleşilecek, itfaiye teşkilatı depreme hazır mı, yatay mimari neden önemli, çok katlılar, tarım alanları...

Depreme hazırlık anlamında aklınıza gelebilecek her konu en ince detayına kadar konuşuldu.

Toçoğlu, son derece ciddi bir şekilde yaklaşık 40 dakika sahnede kaldı, fotoğraflar ve video eşliğinde “Sakarya’nın depreme ne kadar hazır olduğu” sorusunu cevapladı.

Ancak Toçoğlu’nun sunumunda özellikle bir noktanın altını çizmek istiyorum.

Yazının başında da bahsettiğim, şehrime karşı umudumu arttıran noktanın...

Toçoğlu 1999 depreminde yıkılan yaklaşık 14-15 binanın şimdiki halini gösteren bir sunum yaptı. Eskiden onlarca canımızı kaybetmemize neden olan 5 katlı bu beton yığınlarının neredeyse tamamının yerinde şirin 2 katlı konutlar bulunuyor.

Bu fotoğraflar Sakarya olarak depremden gereken dersi çıkardığımız konusunda çok iddialı olan Başkan Toçoğlu’nu haklı çıkartmaya yeter...

Ancak Toçoğlu’nun da ısrarla vurguladığı gibi asla bundan taviz vermemeliyiz.

Hiç kimse için bu kat sınırlaması kuralı delinmemeli delinemez!

Eğer biz bu kuralı delersek, yatay mimariden taviz verirsek, kat sınırlaması kuralını ihlal edersek işte o zaman Sakarya için kötü günlerden ciddi olarak bahsedebiliriz.

Bunun için hepimize görev düşüyor...

Belediyelere olduğu kadar, sivil topluma ve belki en fazla medyaya ve tabi ki vatandaşlarımıza.

Biz bir daha olası bir depremde sevdiklerimizi kaybetmek istemiyorsak, bu imar kurallarına sıkı sıkıya bağlanmak zorundayız.

Aksi takdirde Allah göstermesin telafisi olmayan sonuçlar doğar.

Toplantıda gördüğüm fotoğraflar beni çok mutlu etti. İnşallah 30 yıl sonra da bu anlayışın şehrimizde değişmediğini görürüz…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar