İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

“MARKA ŞEHİR SAKARYA" PROJESİNE DESTEK VERİLİYOR MU?

“MARKA ŞEHİR SAKARYA" PROJESİNE DESTEK VERİLİYOR MU?

İbrahim BULUT

“Marka Şehir” kavramının çok uzun bir geçmişi yok. Aşağı yukarı bu söylemin 50 yıla yakın bir mazisi var. Ancak bu söylem geliştirilmeden çok önceleri de hatta tarihin ilk zamanlarından beri “Marka Şehir” gerçeği hep vardı.

İstanbul, Londra, Paris, Barcelona veya Roma gibi şehirlerin “Marka Şehir” olmak için herhangi bir söyleme veya elbette mutlak bir projeye ihtiyacı yok. Bu tip şehirlerin yönetimleri nasıl olursa olsun “ikonik” olarak zaten marka şehir kategorisindedirler ve bu gerçek değişmez ancak geliştirilmeye devam ettirilir.

Yaşadığınız şehir bunlardan biri ya da benzeri değilse “Marka Şehir” olabilmek için önce çok çalışmak ardından daha çok çalışmak gerekir.

Dijital Pazarlama Hocası Ertuğrul Müyesseroğlu, Marka Şehir Nedir? Sorusunu şöyle cevaplamış: “Sahip olduğu konum, mimari, tarih, altyapı, ulaşım, güvenlik, ticaret, kültür vb. özellikleri ile kendisine benzer ya da rakip şehirlerden olumlu yönde ayrışarak çekim merkezine dönüşebilen şehirlere Marka Şehir diyoruz…”

Ayrıca; dünyaca ünlü pazarlamacılar Philip Kotler, Donald Haider ve Irving Rein tarafından kaleme alınan “Marketing Places- Attracting Investment, Industry and Tourism Cities, States and Nations” adlı kitapta cazibe merkezi olmak isteyen şehirleri yöneten kişilerin aşağıda belirtilen sorulara cevap araması gerekiyor.

* İnsanlar neden bu şehirde yaşamak istesin?

* İnsanlar neden bu şehri ziyaret etsin? 

* İnsanlar neden bu şehre yatırım yapsın?

* Bu şehrin sunduğu ve diğer şehirlerde olmayan rekabet avantajı yaratacak özellikleri nelerdir?

*        *        *

Sakarya için “Marka Şehir” hedefinin şakası yok, olmamalı. Her seçim zamanında siyasilerin “havalı havalı” anlatmak için can attığı albenisi yüksek ama içeriği boş bir söylemden çok daha fazlasına ihtiyacımız var.

Yaşadığımız dünya eskisi gibi değil artık. “Yarış” kültürü devletlerarası kategoride tüm acımasızlığıyla devam ederken bu yarışa artık şehirler de dahil oldu. Yani günümüzde artık “Şehirler Yarışıyor” ve bu şehirler arasında kıyasıya bir “Marka Şehir” rekabeti var…

Bu süreçte herkesin Sakarya’yı tanıtmak için çaba göstermesi gerekmiyor mu? Kısa bir zaman önce Sakarya Büyükşehir Belediyesi Medya ve Tanıtım Birimi Harika bir işe imza attı. “Sakarya Bir Başka” sloganıyla Sakarya’nın doğal güzelliklerini ortaya koymaya çalıştı.

Şehrin göz aşinalığı kazanmış bölgelerine billboardlar hazırladılar. Sosyal medyada oldukça şık çalışmalara imza attılar.

Fakat görüyoruz ki şehrin yöneticileri dahi bu kampanyayı önemsemiyor ve destek vermiyor. Sosyal medyada bir tek tweet paylaşana denk gelmedim!

Koskoca hedefin daha ilk caddesinin ilk sokağında kalakalan, Sakarya’da yaşayan neredeyse herkesin benimsemekten anlaşılmaz bir biçimde kaçındığı “Marka Şehir” ve Sakarya tanıtımlarından başkaları nasıl haberdar olacak?

Lafa gelince “Birlik beraberlik” konusunda mangalda kül bırakmıyoruz, ama iş minicik bir paylaşımla verilebilecek bir desteğe gelince hiç kimse üzerine düşeni yapmaya yanaşmıyor.

Sakarya olarak diğer şehirlerden farkımızı ortaya koymak zorundayız.

Ciddi, gerçekten nitelikli yatırımcıyı ve turisti Sakarya’ya çekmek zorundayız. Ancak bu yolla şehrin gelirini arttırabiliriz. Kendi şehrimizin tanıtım çalışmalarına destek vermezsek şehri yönetenlerin Sakarya’yı adeta bir çekim merkezi haline getirebilmek ve marka değerini katlamak için yapacağı yatırımlar nasıl gerçekleştirilecek?

Bu konuda bizim de yöneticilere en azından paylaşım ve tanıtım konusunda destek vermemiz gerekiyor. Bu şehir hepimizin, bu şehir kazandığında insanları daha mutlu olduğunda elbette hepimiz yükseleceğiz.

İşin en önemli bölümü yine bir ve beraber olup bu çok önemli misyonu hep birlikte tamamlamaktan geçiyor.

Bunu başarmak zorundayız...

Sadece bir kurumun özverili çalışmasını “Seyrederek” bu hedeflerin yanından bile geçemeyiz!

Ülkemizin başka şehirlerinden insanların Sakarya’ya gelmesini ve ön plana çıkmayı arzu ediyoruz ama biz özelliklerimizi tanıtamazsak, her türlü yasal ortamda, sosyal medyada sık sık en azından paylaşım yapmazsak kim nereden bilecek Sakarya’nın muhteşem doğasını ve özelliklerini?

Çok uzağa gitmeye gerek yok, insanlar neredeyse yanı başımızdaki Eskişehir’i görebilmek için turlar düzenliyorlar. Biz de Eskişehir, Bursa, Gaziantep, Mardin, Antalya gibi şehirlerin tanıtım çalışmalarına “Vay be” diyerık bakıyoruz. Bu şehirlerin kısa sayılabilecek bir zaman diliminde başardıklarını Sakarya olarak biz de başarabiliriz, Sakarya bunu hak ediyor ve bekliyor…

Yazımın sonunda yeniden hatırlatmak istiyorum, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin Medya ve Tanıtım Birimi harika bir kampanya başlattı, ancak yeterli desteği görmedi. “Marka Şehir” söyleminin bir masaldan ibaret olmadığını göstermek zorundayız. Birlik olduğunda sorunların kökünü kazıyan Sakarya’nın biraz geç kalsa da bu önemli misyonu el ele vererek başaracağına inanıyorum.

İnanmak istiyorum!

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar