EY BABALAR: NE OLUR KIYMAYIN EVLATLARINIZA! - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

EY BABALAR: NE OLUR KIYMAYIN EVLATLARINIZA!

EY BABALAR: NE OLUR KIYMAYIN EVLATLARINIZA!

İbrahim BULUT

Geçtiğimiz günlerde yakın bir arkadaşımla sohbet ediyorduk… Siyaset, ekonomi, futbol, şehir gündemi derken konu Sakarya’nın önemli eğitim kurumlarından birinde yöneticilik yapan bir kişinin ailesiyle ilgili ortaya atılan iddialara geldi.

Kamuoyunda çok tartışılan bir hadiseydi hatırlarsınız mutlaka.

Herkes olayın muhatabı olan kişinin adını soyadını, görev yerini tüm detaylarıyla yazdı.

Olayda adı geçenlerin kimliğinden bilhassa bahsetmek istemiyorum...

Zaten söz konusu olayda adı geçenlerin, olayın kendisinden daha önemli olduğunu düşünmüyorum!

Olayı bilenler bilir…

Sakarya’nın önemli bir eğitim kurumunun başındaki kişinin yakını, farklı bir yerde eğitim görmektedir.

Yönetici kendi pozisyonunu kullanarak yakınını kendi okuluna alıp avantaj sağladığı üstüne basa basa ve günlerce iddia edildi.

Yönetici de iddialarla ilgili açıklama yaptı ve: “Bunu herkes yapabilir, anormal bir durum yok. Kişiye özel ayrıcalık söz konusu değil…” dedi…

Doğrudur yanlıştır, bilmiyoruz.

Konuyla ilgili, “Bu imkândan herkes yararlanabiliyorsa, sizin yakınınızdan başka kaç kişi daha bu geçişi yaptı? O bölüm için bu geçişler için ayrılmış bir kontenjan sayısı var mıydı? Kaç kişi başvurdu, kaç kişi alındı, alınmayanlar neden alınmadı? Bu eğitim kurumundaki diğer bölümlerde de benzer geçişler oldu mu? Geçtiğimiz senelerde de buna benzer geçişler oluyor muydu?” gibi soru yöneltilebilir ancak bu yazıda konumuz bu da değil…

Burada başka bir şeye dikkat çekmektir amacım;

Yetki ve makam sahibi bir kişinin gücünü kendi yakınları için kullandığı iması kamuoyunda sürekli işlendi ve tartışıldı…

Ve bu iddialar neticesinde yöneticinin yakını olan genç bir çocuk kendini bir anda hedef tahtasında buluverdi.

Sosyal medyada ve haber sitelerinde yorum yapanlar linç kazananın altını yakmaya başlıyor. Maalesef toplumumuzdaki linç kültürü her geçen gün etkisini daha da arttırıyor. Özellikle sosyal medya, linçlerin merkezi pozisyonunda.

Doğru yanlış, haklı haksız pek de önemli değil. Ortaya birileri atılıyor ve herkes çullanmaya başlıyor. Son olayda da durum biraz buna benziyor.

Evet, “Birileri düşse de pataklasak!” diye kenarda bekleyen ruhu kararmış insanlar var. Ancak yönetici pozisyonundakiler de dikkatli ve sorumlu davranmak zorunda olduklarını unutmamalılar. Böylesi çirkin spekülasyonlara neden olacak eylemlerden uzak durmalılar… “Ben patronum ne istersem onu yaparım!” diye bir dünya kabul edilemez.

Yakına avantaj sağlamak ne demek?

Bir insan ne için böylesi bir yola başvurur?

Gücünü kendi yakını için kullananlar şunu unutmasınlar, siz yaptığınızın iyi bir şey olduğunu düşünüp, yakınınıza bir imkan sunuyorsunuz. Ama unutmayın aslında en büyük kötülüğü yakınınıza yapıyorsunuz. O insanları ağır ithamlara maruz bırakabiliyorsunuz!

Halkın nazarında olumsuz karşılığı olan kayırmalar neticesinde insanlarımızın ruhları kirleniyor. Değmez, gerçekten değmez...

Bir koltuk, bir masa için insanın ruhunun kirlenmesi kabul edilemez.

Bu tarz haksız rekabete yol açan müdahalelerle gençlerimize kıymayın....

Onlar henüz yolun başındalar. Daha gidecek çok uzun yolları var. Daha yolun başındayken kısa yolu göstermek yarardan çok zarar getirir.

Bu nedenle hadisede adı geçenlerin makamlarını ve kişiliklerini dile dolamak istemedim.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar