ÇERKESLER BALIK YEMEZSE SAKARYALI DA HAVAİ FİŞEK KULLANMAZ - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
İbrahim BULUT

İbrahim BULUT

bulutibrahim@gmail.com

ÇERKESLER BALIK YEMEZSE SAKARYALI DA HAVAİ FİŞEK KULLANMAZ

ÇERKESLER BALIK YEMEZSE SAKARYALI DA HAVAİ FİŞEK KULLANMAZ

İbrahim BULUT

Gözyaşları, ölüm ve kanla yazılan tarihteki acı hatırası bugün dahi tazeliğini koruyan “Büyük Çerkes Sürgünü”nü bilmeyenimiz yoktur…

*      *      *

Korkunç ve insanlık dışı hatırası hala unutulmayan 21 Mayıs 1864'te gemilerle sürgüne gönderilen Çerkesler, o çileli yolda çok büyük kayıplar verdi.

Sürgün yolunda gemiye binmek için aç bîilaç kıyıda yağmur çamur içinde, ölüm iniltileriyle bekleşenler, yanaşan gemiye kapasitesinin çok üzerinde bindirildiler. Gemiler de daha fazla para alabilmek için çok yolcu almakta bir sakınca görmedi!

Sırf bu yüzden fazla ilerleyemeden denizin karanlık ve soğuk sularına gömülen gemilerin sayısı hiç de az değildi…

*      *      *

1864 yılının Mayıs ayında, Trabzon'daki Rus konsolosunun yazdığına göre 30 bin Çerkes açlık ve hastalıktan kırıldı. Gemilerde hastalık alameti gösteren olursa denize atılırdı. Çerkesler, büyük acılar yaşadığı deniz yolculuğu sırasında kaybettiklerinin denize atılmasından dolayı da ölülerine olan saygılarından senelerce balık yemediler…

*      *      *

Günümüzde bile sırf bu sebepten ötürü hala balık yemeyen, balıktan özellikle uzak duran çok sayıda Çerkes olduğunu biliyoruz…

Çerkes yaşlılarının bir bölümü; “Balıkların atalarını yediklerini, balık yemeleri halinde kendi atalarını yiyeceklerini” düşünerek, balık yemeyi hala reddediyor. Bu tavır sembolik düzeyde çok şey anlatıyor. Bir toplumun geçmişine, ailesine, kültürüne olan saygısını gösteriyor.

*      *      *

Çerkeslerin bu asil tavrını bana hatırlatan ise bir hafta içinde Sakarya’da yaşanan iki patlama oldu! Hendek’teki havai fişek fabrikası, geçmiş yıllarda olduğu gibi yine patladı ve 7 kişi hayatını kaybederken onlarca kişi de yaralandı…

Geride kalan patlamamış mühimmat, güvenli şekilde yok edilmek için Taşkısığı bölgesine götürüldü. Burada kamyondan boşaltma işlemi sırasında içimize ikinci ateşi düşüren bir patlama daha meydana geldi.

3 Jandarma uzmanı şehit olurken 12 kişi de yaralandı…

*      *      *

Tamamen eğlence, süs ve “gösteriş” amaçlı bir ürün olan havai fişekler yaygın bir şekilde kullanılıyor. Düğün cemiyetlerinde, açılışlarda ve her türlü organizasyonlarda güya “görsel şölen” adı altında gökyüzünde patlatılıyor!

*      *      *

Ama artık yeter!

Bunca acıdan sonra, vatandaşlarımızı çok acı bir şekilde bu patlamada kaybettikten sonra, ülkemizi korumakla görevli askerlerimiz şehit düştükten sonra artık havai fişek bizim için görsel bir şöleni değil büyük acıları hatırlatır!

Biz artık Sakaryalılar olarak ne zaman bir havai fişek patlasa gözümüzün önüne evine ekmek götürmek için asgari ücret karşılığında çalışırken hayatını kaybeden işçi kardeşlerimiz ve şehitlerimiz gelecek…

Biz gökyüzünde patlayan havai fişekleri gördüğümüzde gülemeyeceğiz, belki gözyaşı dökeceğiz.

Biz Sakarya şehri olarak çok acılar yaşadık. 99 depreminde yerle bir olduk. Sakaryaspor otobüsümüz trafik kazası geçirdi ve birçok spor insanımızı kaybettik. Bunlar üzerimizde hep derin izler bırakan olaylardı…

Havai fişek patlamasını da hepimiz iş yerinde, evimizde hissettik. Bu olay da hafızamızda yerini aldı. Kolay kolay unutmayacağız.

Bir milleti güçlü kılan şeylerden biri de mutlulukta birleştiği gibi zor zamanda da birlik olabilmektir. Birbirinin acısına sahip çıkmaktır. Kötü gün dostu olmaktır.

Bizim geleneğimizde düşmanın dahi olsa karşındakinin cenazesine gitmek, tabutuna omuz vermek, acısına ortak olmak vardır.

Her iki patlamada ölen canlarımız için artık Sakarya halkı olarak bu konuda Çerkeslerin asil davranışına benzer bir tavır takınarak havai fişek kullanmayı hayatımızdan çıkarmalıyız. Kayıplarımıza, şehitlerimize olan hürmetten ötürü bu eğlencelik malzemeyi artık kullanmamalıyız.

Havai fişek fabrikasının ve kalan mühimmatın yok edilmesi sırasındaki patlamada ölenlerin hatırasını unutmamak için vatana, millete ve doğaya zarardan başka bir şey getirmeyen bu malzemeyi kullanmayalım.

Şehitlerimize…

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, işçilerimize, saygı gereği artık bu duruma büyük bir nokta koyalım.

Kullandığımız her havai fişek, patlamalarda ölenleri hatırlatır bize.

Gökyüzündeki barut kokusunu ve renk cümbüşünü değil bu uğurda hayatını kaybedenler geçer gözlerimizin önünden…

*      *      *

Çocuklarımıza ve çevremize anlatalım. Şehitlerimize, bu uğurda hayatını kaybedenlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirelim. Onların ruhunu incitmeyelim, ailelerini üzmeyelim.

Ekmek parası için çok tehlikeli bir iş yapan işçileri hatırlayalım, onların çocuklarını ve ailelerini…

Bu uğurda canını veren kahraman askerlerimizi hatırlayalım…

Sırf biraz daha fazla eğlenelim, biraz daha gösteriş yapalım diye şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeyelim, gökyüzündeki doğal hayata zarar vermeyelim.

Kendi acısını unutmayarak büyük bir vefa örneği gösteren Çerkez halkları gibi biz Sakaryalılar da kayıplarımıza bir vefa olarak havai fişek kullanmayı terk edelim…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Pınar ÖZKAN SARAÇ12 Temmuz 2020, Pazar - 08.00

Kesinlikle katılıyorum.. Tüm duygularıma tercüman olan bir yazı... Aynı hassasiyeti 17 ağustos için bekledim daha senesinde düğün salonlarında tepindi millet sanki yüzlerce insanımız günlerce o gün enkazda kalmamış gibi... En azından acının yaşandığı marmara bölgesinde belki de en azından kocaeli-sakarya'da her yıl 17 Ağustos günü "salonlar kapalı kararı" alınmalıydı... Yıllar geçse de o günde birçok insan için aynı acıyı yaşıyor yüreğinde... Bire bir Kendi kaybım olmasa da toplumun kaybı benim kaybımdır feslsefesiyle yaşayıp şu an itibariyle hava fişek kullanmayacağım.. Olaydan sonra bulunduğum ilde mahalle arasında atan oldu ve sanki yüreğime yüreğime patlattılar.... Bir şeyleri unuttuk.... Empati...sosyal duyarlılık... Toplum bilinci... Ölenlere cennet nasip olsun yakınlarına da sabır hastalara şifa diliyorum... Çokk geçmiş olsun yurdum insanı????

Canan Demirci12 Temmuz 2020, Pazar - 02.29

Sayın yazar çok güzel ve etkileyici bir yazı,Teşekkürler. İnşallah ders alanlarımız çıkacaktır. Yazınızdan Çerkeslerin yaşamış olduğu trajediyi de öğrenmemize vesile oldunuz. Çerkes dostlarımıza selamlar.

Yazarlar