MİHENK TAŞI - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

MİHENK TAŞI

MİHENK TAŞI

Gamze KOÇ

“Hatırlıyor musun anne, küçükken bana ninni söylerdin?” diye beni teselli etmeye çalışırken buldum evladımı geçen gün. Dedim acaba dışarıdan çok mu belli ettim hâlimi? Kendimi Orhan Gencebay'ın “Bir Teselli Ver” şarkısını Ferdi Tayfur kıvamında acıklı acıklı söylerken hayal ettim ama hiç çaktırmadan sadece “evet” dedim ona. Hatırlıyorum falan bile deyip cümleyi uzatamadım. Sadece kuru bir “evet”…

“İşte orada geçen sözlerin hiçbirini ben unutmadım, bence sen de söylediklerini unutma!” demesin mi?..

      Öyle gergin, öyle kızgın ve bir o kadar da kırgındım ki çocuğun neyi kastettiğini tek tek zihnimden geçiremedim bir anda hâliyle. Sadece biraz geçiştirmek, biraz ânı kurtarmak, biraz gizlenmekti niyetim. Meğer çoktan yakalanmışım da haberim yokmuş.  Cevabımı ayaküstü vermiş olduğunu anlamış olacak ki bu sefer de benim ona küçükken söylediğim ninniyi bir çırpıda ezbere söylemeye başladı. Rolleri değişmiştik sanki. Anne edası, bir çocuğun sözlerine bu kadar güzel gizlenebilirdi. O anne olmuştu bense çocuk... Öfkemi eşyalardan almak ister gibi sağı solu hızlı hızlı topluyorken önce elimdekileri bırakmak istedim, sonra onu da yapmaktan vazgeçtim. Onun sözlerini bir mırıltı gibi duymaya devam ederken oturmadım, resmen çöktüm. Dizlerimin üstünde durmuş karşımdaki evladımdan benim ona küçükken bestelediğim ninninin cümlelerini dinliyordum.  Bir de üstüne hayalimde ninniyi söylerkenki sesimi ekledim. Yavaşça uyutmaya başladım öfkemi. Sözleri düşündükçe de gerçekten sâkinleştim.

"Ey Meryem seni melekler korusun 

Anneciğinin duası kabul olsun

Ey Meryem seni Allah korusun

Babacığının hayali gerçek olsun.

Ey Meryem seni kimseler üzmesin

Sen de kimseleri üzmeyesin

Karıncayı bile incitmeyesin

Kimseler senden yaka silkmesin

Huuuu huuuu…

(ve vurucu  olan cümle  gelmeden toparlanmam ve ağlamamam lazımdı,  Allahtan onu da becerdim.)

Ey Meryem sen hep ol doğrudan yana

Yalana ve yalancıya asla bulaşma

Doğru bildiğinden sakın ha şaşma

Sen sen ol yanlış yola sapma!

Ben, hüznümü görüp beni teselli etmeye çalışıyor sanmıştım meğer söylemediğim bir yalan için beni tebrik eden bir çocuk büyümüş de haberim yokmuş. Bundan daha çabuk kimse mutlu edemezdi beni.

Yetişkin olunca yalan söylemenin hep haklı gerekçelerinin olduğunu söyleyen, yalanın pembesini, beyazını, kavun içisini icat eden, “Öyle gerekiyordu, öyle söyledim; sen bakma bana, bu yalan sayılmaz!” diyerek savunmaya geçen bir anne olsaydım bugün kendi elimle kendi ayağıma sıkmış olacaktım.

“O daha çocuk, anlamaz canım!” diye diye bu anlara şâhit olarak büyüyen çocuklar, her şeyi öyle bir güzel anlıyorlar ki…

Allah biliyor ya ciddi bir "arada kalma" problemi yaşayıp, sonra mal olacağı şeyleri bile bile, inatla doğru olanı söylemeye kendimi zorladığım bir an yaşamıştım. Belki de beni dar ağacına götürecek bir doğruydu bu. “Benim doğrum” dediğinizde, arkasında durduğunuz bir doğru vardır ya hani. “Neden yalan söyleyeyim ki?” diye nefsinizle kıyasıya cedelleştiğiniz bir doğru olur ya. İşte öyle bir doğruydu benimkisi de. İnsan denen âciz bir varlığın karşısında boyun eğip yalana müracaat etmek çok yorardı zihnimi eminim. Söylediğim yalandan ötürü göz göre göre huzursuz olup kendime dünyayı dar edeceksem “Olmaz olsun böyle alınacak nefes!” dedim kendi kendime. Ben, savunduğum doğrunun ceremesini çekmeye razıyım. Çünkü bu benim doğrum!

 Ben, sadece kendime olan saygımı zedelerim sanıyordum meğer evimde büyüyen, her şeye şâhit bir küçük hanımefendi de beni uzaktan uzağa seyrediyormuş ve onun gönlünde beni oturttuğu tahtımdan da olurmuşum da haberim yokmuş.

İnsan, söylediği gibi yaşamazsa kendisini narince avutan değil de kendisiyle hoyratça savaşan bir evlat bulabilirmiş karşısında, onu anladım. Sanki şu hayatta çarpıştığımız cepheler azmış gibi bir de kendi büyüttüğümüz evlatla savaşmak durumunda kalmak …

 Tıpkı kum saatinin tersten akmaya başlaması gibi şu insanın hâli. Bebek olduğumuz zamanlar geride kalır, büyür ve anne babamızla rolleri değiş tokuş ederiz.  Onların bizi beslediği gibi besler, şurubunu içmemek için ayak diremesinin türlü oyunlarla üstesinden geliriz, gerekirse altını bile değiştirmekten yüksünmeyiz.  Hatta zaman değişir de şu baş belası salgından dolayı ellerinden tutup onları aşıya bile götürebiliriz. Çünkü kum saati tersine akar ve yerleri değiştirmek gerekir.  

Bizim yerleri değiştirmemize daha var sanıyordum. Bizimki, benim ona söylediğim ninniyle   öfkemi uyutmaya başladığına göre bizim yerlerimiz değişmeye başlamış çoktan. Bazen büyüttüğünüz evladınız, gelir mihenk taşınız olurmuş. Ben payıma düşeni aldım, darısı…

 

 

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Nurcan D. Akçay18 Şubat 2021, Perşembe - 22.46

Küçükken her anlatılmayan, anlaşılır kılınmayan şeyler o kadar yara bırakıyor kaşlında küçücük bedenimizde sonra ruhumuzun enderinlerinde... Bu günlerde duru bir çocuk yetiştirebilmek ve gün gelip yaranıza derman olacak cevheri size sunması... Ne mutlu size hocam...

Özge öğretmen10 Şubat 2021, Çarşamba - 10.38

Ah Meryem ❤ kaleminize, yüreğinize sağlık hocam????

Semra8 Şubat 2021, Pazartesi - 17.55

Hocam her zamanki gibi keyifle okuduğum bir yazı oldu... Sizin söylemiş olduğunuz ve Meryem' in size hatırlatmış olduğu nasıl anlamlı nasıl güzel bir ninni öyle... İlk defa bu ninninin sözlerini duymama rağmen şuan sesinizle bağdaştırabiliyorum... ???????? Roller bazen çok geç bazen çok erken değişir... Bu çocuğu yetiştirme şekliyle ve ortamıyla da ilgili olduğunu düşünüyorum... Hani derler ya şimdi sen ona, yaşlanınca o sana bakar... Yaşlanmaya gerek bile duymadan evladını nasıl yetiştirdiysen o sana o şekilde iyi gelir... Belki bir söz belki bir davranış... Yeter ki yolumuz doğruluk olsun... ????????

Tarih Öğretmeni8 Şubat 2021, Pazartesi - 05.11

Duayı ayrı aldım dua ettim kendime...doğru söylemenin doğru olmanin ne zaman ne mekân ne yaş hiç bir zaman eskimedigini birkez daha anladim

Semra7 Şubat 2021, Pazar - 20.56

Harika bir yazıydı, bayıldım kaleminize sağlık

ŞO7 Şubat 2021, Pazar - 19.53

Her pazar gamzeyle buluşmak... Sahip oldugum tek şey sesim. Yalandan korunmak adina. Yalanla yıkanmış yetkiler. Göklere uzanmış vaatler. Kimse yalniz var olamaz. Ne yoksul nede polis. Açlık kimlik tanımaz. Birbirimizi sevelim Yada Bırakın ölelim... Sevgili gamze ne guzel anlatmissin mihenk olabilmeyi. Aslinda siyah çirkin bir taşdir mihenk, ama cok işlevi vardir altin gumus gibi mucevharatlarin gercek olup olmagini bize soyler.insanda boyledir..."Yalanın" tıpda psikatri tedavisi vardir. Lakin "dogru" öyle midir ? mihenk gibidir tedaviye ihtiyac duymaz.yalanin zarari coguldur, doğru tekildir. Yalanin O yuzden bedeli ağırdir...yüzleşmek ayna olmak dogru olmak kisiye bedel degil daha cok mihenk tasina sürülmemisleri görebilmektir. Fark etmissindir gamze; bu hafta yorumuma bir baslik ve bir siirle basladim cünku sana sarılmayı kucaklamayı cok özlemisim...yaninda olabilmek yüreginin gittigi yere yaninda olabilmek yaralarimizi beraber sarabilmek ah..ne guzel olurdu degil mi? Olsun.Hayal edebilmek ruh cebine dokunarak nirvanaya ulasabilmek de... Cirkin siyah mihenk taşı olabilmek adina selam ve dua ile.

Ebuzerr7 Şubat 2021, Pazar - 18.52

Meryem Muhammed'i bir dua...Meryem sussa da onun yerine konuşacak bir masum gelir her devir...Meryem Allah'ın boyasıyla boyananların duasıdır...Duamızdır Muhammed ile Meryem.

Camia7 Şubat 2021, Pazar - 18.21

Ne güzel resmetmişsiniz çocukluğun büyüklüğe yansımalarını

Nurten anne dikim evi7 Şubat 2021, Pazar - 18.08

Anne başa taç imiş. Her derde ilâç imiş, der terennüm. Nede güzel dir tınısı. İnsanın içine işler ????????????Bu annelik olayı her anneye göre değil . Rabbim muhafaza eylesin . Her evlâda merhametli vicdanı anneler nasip etsin , İnşâAllah ???? Bitanem kalemine güç versin Yaradan . ???? ???? Sen önce çok hayırlı vicdanı ve merhametli bir evlat oldun , sonrada anne ????Bu his ve duygular sonradan olmaz . Sana bu duyguları veren , yaradana hamdu senâlar olsun , benim güzel kızım . Seninde gurur duyuyorum ????????????????

Din Kültürü Öğretmeni7 Şubat 2021, Pazar - 15.07

Yine harika bir yazı..Beğenerek takip ediyorum.

Esin Hazal Bulut7 Şubat 2021, Pazar - 14.11

Dershane zamanı konferans salonunda toplanırdık.. Kalabalığın uğultusunu diğer hocalar ‘çocuklar susun, sessiz olun’ diğer bağırarak bastırmaya çalışırken siz ya bir ilahi ya bir şarkı söyler sesiniz güzelliği ile tüm salonda sessizliği sağlardınız ♥️ Ben de şimdi onu hatırladım ????????

Hacer Dursun7 Şubat 2021, Pazar - 14.02

Kendime ne çok dersler çıkardım.... Kalemine sağlık Gamze Hocam, sevgilerimle ????????✨

Fatma Ünal7 Şubat 2021, Pazar - 13.47

Darısı tüm bilnçli anne babaların başına diyelim bizde o halde.Kıymetli hocamın yazısını ben bu şekilde zihnimde tamamlamak istedim. :)

Esma Kutlu7 Şubat 2021, Pazar - 13.43

Yazı çok güzel di ama inanın en çok ninniye bayıldım Meryemciği ne kadar güzel büyütmüşsünüz.

Ala7 Şubat 2021, Pazar - 13.43

Dualarım seninle gönlü güzel yazar Allah muaffak eylesin

Yazarlar