FISTIK EZMESİ - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

FISTIK EZMESİ

FISTIK EZMESİ

Gamze KOÇ

Öyle bir hışımla iki yakamdan tutup hesap sormaya başladı ki ne olduğumu şaşırdım resmen. Dişlerimi sıkıp dedim “şimdi sırası değil Adalet Hanım” bi gören olucak, rezil olacağız konu komşuya. Yok, Nuh diyor da peygamber demiyor.

  • Unutkan mısın sen   ha, yoksa aptal mısın? Haksızlığın dik alası bu sana yapılan! demesin mi!

Kadın git başımdan desem ne, nereye gidecek? Biliyorum ben sustukça tepeme çıktı yoksa yerli yersiz bunu yapmayı alışkanlık hâline getirir mi? Karşı koymasam gün ortasında eni konu beni bir güzel hırpalayacak. Allahtan biliyorum anaç yanını da ses etmedim yine.  Oradan Latife Hanım atıldı.

  •  Amaaaan bırak şu kadıncağızı kendi hâline. Şu üç günlük dünyada kendine  yapılanları hatırlasa neeeee hatırlamasa ne? Tartaklayıp da ne yapcan kadını, ne değişecek, hiç! Eden ettiğiyle kalacak!  Lafıma geleceksiniz hepiniz.

Ne olup bittiğini merak eden bütün kadınlar birden içimden fırladı sanki. Hepsinde bir merak...Hepsi ayrı bir telden çalıyor. Kimse kimsenin dediğini duymayacak kadar kendiyle meşgul. Şöyle bi yokladım kendimi. Unuttum mu hakikaten bana yapılan bütün haksızlıkları, yanlışlıkları ,densizlikleri …? Yoksa bu içimdeki kadınların sesleri ne demeye gündüz vakti  hücum etsinler aklıma? Ziyaretlerinin hiçbirinde bir noktada buluşup uzlaştıklarını görmedim doğru ama hepsi de böyle  birden çullanır gibi  gelmezlerdi üzerime. Ayrıca çok tuhaf, bu kadar da sık ziyaret etmezlerdi beni. Bu gürültü de nedir böyle ya hu? Sahiden hafızamı mı yitiriyorum yoksa? O yüzden mi hepsinin bu telaşlı halleri? Çağın hastalığı diye duymuştum geçenlerde haberlerde. Demans mıydı neydi? Yoksa Alzheimer mı? diye düşünürken,

  •  Unutmak da bir hediyedir kızım diyor Azize Hanım. Canım Azize Hanım, pamuk gibi geliyor sesi. Hep bardağın dolu tarafına doğru bak der gibi usulca çevirir başımı. Tam onun sözüyle munis bir kedi gibi sakinleşeceğim,  bu sefer de
  •  Kendini kandırıyorsun, işşşte o kadar! Sen çocuk musun be?  Çocuk musun sen? Öfke baldan tatlıdır kızıııııım! diyen Nalan Hanım’ın şirret sesini  duyuyorum. Yedi düvel öteden tanırım bu sesi. Öfkeni diri tut, diyor bana. Unutma sakın!

 İçimdeki sesler birbirine çarpıyor durmadan. Yaralanıyor içimdeki türlü türlü kadınlar. Unutmak istemsiz değil de” isteyerek” olsa keşke diyorum. Bildiğin, unutmayı çağırıyorum yanıma. Bilgen Hanım bütün kalabalığı yarıp, şefkatle bileğimden tutup yanına çekiyor beni. “Fıstık ezmesi” diyor, en kolay yöntem bu!

“Fıstık ezmesi ”ini duyar duymaz içimden fırlamayan bi Matrak Hanım ay ,Mehtap Hanım kalmıştı o da oldu, tam oldu diyorum. Bir bakıyorum yerlere yatıyor gülmekten; ayol  bu mu yani  diyor bir de seni durup dinleyim diye kendimi bir an için ciddi olmaya zorladım. Fıstık ezmesiymiş, diye alaycı bir şekilde gevrek gevrek gülüyor; ortalık yine eski karmakarışık hâline dönüyor.

Bilgen Hanım cevap vermeye tenezzül bile etmeden bilmiş bilmiş bakışlarını içimdeki bütün hanımların üzerinde gezdiriyor. Sus pus oluyor her yer. Annesinden azar işitmiş çocuklar gibi bir mahçubiyet pay ediliyor hepimize. Pür-i dikkat onu dinlemeye hazır hale geliyoruz hepimiz. Hiç istifini bozmadan boğazını temizler gibi bir iki öksürdükten sonra sanki bakışlarıyla  azarına kaldığı yerden devam eder gibi

 gözlüğünü düzeltip, nerde kalmıştım, heh Fıstık ezmesi... diyerek elindeki makaleyi tok sesiyle okumaya  başlıyor.

”Nörolojik ve ruhsal muayene gerektiren Alzheimer hastalığının teşhisi günümüz koşullarında hayli zor. Fıstık ezmesi testi ise işi hayli kolaylaştıracak gibi görünüyor. Bir kişide Alzheimer olup olmadığına dair ipuçları veren düşük maliyetli bu test o kişiden fıstık ezmesini koklamasını istemekten ibaret. Florida Üniversitesinde yapılan çalışmaya göre koku alma yeteneği bilişsel eksiklik durumunda etkilenecek yeteneklerden. Özellikle Alzheimer hastalarının koku duyusu farklı bir şekilde etkileniyor. Sol burun deliğinin koku alma yetisi, sağ burun deliğinkinden daha çok. Bu araştırma sırasında hastanın bir burun deliği kapatılarak bir kaşık fıstık ezmesinin kokusunu alabileceği uzaklık ölçüldü. Alzheimer hastasında, sol burun deliğinin kokuyu alabilmesi için sağ burun deliğine göre fıstık ezmesine 10 cm fazla yaklaşmak gerekmiş. Bu saptama test sonuçlarının beyinde Alzheimer’a dair belirtilerle ilişkilendirilmesi açısından önem taşıyor. Florida Üniversitesindeki ekibin  bu keşfi, Alzheimer riskinin tespiti için ucuz ve erken bir uyarı testi olarak değerlendiriliyor. Koku mekanizması iki farklı sinire bağlı: Yalnızca kokuyu alan sinirler ve batma, yanma hislerini alan trigeminal sinirler. Fıstık ezmesi bu test için özellikle seçildi çünkü kokusu batma ve yanma hislerini alan trigeminal siniri tetiklemiyor, sadece koku duyusunu uyarıyor.” Yakın  gözlüğünü çıkarıp bana doğru dönüyor yavaşça. Ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım tedbirli olmam  için bana  fıstık ezmesiyle dolaşmamı öneriyor. Susuyorum. Herkesi evlerine uğurlar gibi kapımı kapatıyorum usulca. Etrafta hiçbir kadının sesini duymadığıma  emin olunca  kendimle baş başa kalıyorum. Unutmadım, hem de hiçbir şeyi, sadece yazdım bir kenara. Fıstık ezmesine de ihtiyacım yok şimdilik diyorum bunamadım daha. Elbette hatırlıyorum. Ve durmadan yazıyorum görmüyor musunuz? Hem de asırlık  bir çınar ağacının kalın  gövdesine gün gün çentik atarak, kalem olmadığında bile elime ne geçerse duvarları kazıyarak yazıyorum. Merak etmeyin ve sakin olun bunu da “yazdım bir kenara” diyorum. 

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Gizem24 Ocak 2021, Pazar - 15.43

Suskunluğumuz asaletimizden mi, umursamazlığımızdan mı, densizce davrananları önemsemediğimizden mi yoksa dışarıdan bakanların aptallık diye nitelendirdiği özelliğimizden mi bilmem ama sanırım ben de içimdeki seslere kapıyı böylece kapatanlardanım...

Canan çağan20 Aralık 2020, Pazar - 12.06

Yine harika bir yazı ile çayımı yudumluyorum.İçimizdekilerin dile gelmesi bu kadar güzel anlatılabilirdi.Yüreğine sağlık ♥️

Efenin annesi13 Aralık 2020, Pazar - 18.13

Harikasiniz gamze hem bu ara çok unutkanım fıstık ezmesi alma zamanım geldi sanirim

Ayşegül G.13 Aralık 2020, Pazar - 15.20

Mevlana ne güzel demiş: Çektirilen acı havada asılı kalmaz. Bir gün mutlaka çektirenin başına düşer...Adalet hnm, Latife Hnm, Azize Hnm, Nalan Hnm, Mehtap Hnm ve Bilgen Hnm..İsimleri ile müsemma. Teşekkürler Gamze Hanım. Ellerinize sağlık.

Seda13 Aralık 2020, Pazar - 14.29

*yaz tahtaya bir daha çiz defteri kitabı sarı çizmeli mehmet ağa bir gün öder hesabı*

Semra13 Aralık 2020, Pazar - 14.16

Fıstık Ezmesi... Yine enfes bir yazı olmuş... Sanırım canım çekti...???????? İçimizde susmayan ve susmayı düşünmeyen bir çok ses... Hele o isimler ne güzel betimlemiş onları...İlahi Bilge ve Matrak Hanım...???? Kültürümüzde vardır misafirleri hoş karşılamak, onları ağırlamak, dinlemek ve yolcu etmek... Ama unutmak mı asla tabiki de... Biz tepkinli davranırız... Kalem tutar yazarız... Biz yazmazsak bile yazılır onlar... ???? ????

Ayşenur13 Aralık 2020, Pazar - 14.10

Merakla okuduğum güzel bir yazı olmuş. Yine bir pazar gününe iyi geldiniz.

Remziye güçlü13 Aralık 2020, Pazar - 13.43

Harika Bi yazı ahanda benim içimdeki hatunlar ????ama bende susan oluyorum kırılma olmasın diye ????

Tarih hocasi13 Aralık 2020, Pazar - 12.46

Her Yazinizi okurken kendimi bir yolculukta hissediyorum bu yazınızda yine öyle bir yazi (Refika)

Nazende13 Aralık 2020, Pazar - 12.46

Selamlar Gamze Hanım Öncelikle kaleminizin kuvvetini canı gönülden kutluyorum yine muhteşem bir yazıydı çok keyif alarak okudum o bahsi geçen kadınlar arada toplanıp bana da geliyorlar bazen çok hırpalıyor üstelik birinin sesi bir diğerini bastırmak istercesine çığırtkkanlık yapıyor tahammül sınırlarımı zorluyor dahası milyonları sağır edecek bir gürültüyle içten yanmalı dışa tütmeyen yangınlar çıkıyor gönül hanemde ben ardıma bakmaya korkar adımlarla savaştan kaçan bir çocuğun duvar dibine sığınması gibi Azize Hanımın eteklerine sığınıyorum ....Gününüze güzellikler dilerim.

Selda Tombul13 Aralık 2020, Pazar - 12.42

Kendi yorumum değil geçen hafta bi takipçinizin sözü çok hoşuma gitmişti sanırım bu hafta için de geçerli “ Hayat devam ettiği sürece fırtınalar bazen sakinlik haline bürünecek ama özünde hep kendi gibi hissettirecek “ . Kaleminize sağlık hocam

Dilek Aslan Taşçı13 Aralık 2020, Pazar - 12.32

Teşekkürler hocam fıstık ezmesi bir mucizeymis demek????Yine okurken cok keyif aldigim bir yazı oldu. Kaleminize yüreğinize saglik????

Esma Kutlu13 Aralık 2020, Pazar - 12.16

Kalbiniz de edebi yönünüz gibi o kadar güzel ki yine kaleminiz konuşmuş hocam yüreğinize sağlık ????❤️

Esin Hazal Bulut13 Aralık 2020, Pazar - 11.39

Kaleminize sağlık hocam ????????

Nuray13 Aralık 2020, Pazar - 11.22

Pazar kahvaltı sonrası çayına eşlik eden çok zarif bir yazı... Elinize sağlık Gamze Hanım.

S .13 Aralık 2020, Pazar - 11.21

Azize hanım çok haklı fakat bunu ayarlamak keşke bizim elimizde olabilse. Bazen hayat birini unutmak zorunda bırakır seni ama bu öyle onun istediği gibi kolayca olmaz ,olamaz.Bu kez kafanın içinde tıpkı bu hanımlar gibi sesler konuşur durur... Yıllar geçer ve sen unutman gerekeni hala canlı canlı tutarken içinde bir bakmışsın ki başka bir çok anı silinmiş, dün ne yediğini, beş dakika önce ne söylediğini unutmuş bulursun kendini. Beynini unutmaya zorladılkça sanki o da senin ile savaşır gibi senin unutmak istediğin kısımları değilde geri kalanları birer birer silmeye başlar. Biraz da haklı sanırım. Her gün bir kişiyi bir çok anıyla anıp sonra da unut , unut , unut dersin !!! Ve bir bakmışsın ki unutuvermişsin 5 dakika sonra ne yapacağını bile .. Kaleminize sağlık hocam yine çok güzel bir yazı olmuş..

Şafak13 Aralık 2020, Pazar - 11.17

Ben latif beyden yanayım. Adil bey olmayacak şeyler peşinden koşup durur. Bazen "murad"ına erse de çoğu zaman hüsran. Sonra bir tarafın eksik bekle dur... Affetmek intikam peşinde koşmaktan kurtulmanın yanında "kamil" insanmışsın hissi de veriyor.

Münire13 Aralık 2020, Pazar - 10.09

Fıstık ezmesi tadında bir yazı olmuş kaleminize güç versin rabbim .Ah o içteki sesler...insan ve nisyan arasındaki bağlantı.Azize hanım gibi bardağın dolu tarafını görmek en güzel susturus olsa gerek sesleri .Bir haftaki yazınızı sabirsizlikla bekliyorum.Pazarimizin en güzel anı oluyor yazilarinizi okumak.

Hayat13 Aralık 2020, Pazar - 09.37

Gamze Hocam, üslubunuz her zamanki gibi naif ve yüreğe dokunuyor. Her şeyi açıkça söylemiyor ama anlayabilene çoook şey söylüyor. Unutmak çok derin bir konu. Eskiden tek bir sözü, imayı bile unutmazdım. Artık unutmanın da bir nimet olduğunu düşünenlerdenim. Unutmazsak yaşayamayız. Bazı şeyleri Allah'ın mahkeme-i kübrasına bırakıp yola devam etmeliyiz. Yüreğinize sağlık. Yolunuz açık olsun.

Fatma Kiriş12 Aralık 2020, Cumartesi - 19.43

Yav ne etsem ne desem bilemedim böyle yorum yazıldığını bilsem dikkat etsem sonuna her yazınıza yorum yapardım tabiki çünkü bütün yazılarınız birbirinden güzel hepsi bize bişeyler hatırlatıp bazen içimize dönmemmizi sağlıyor ama bugüne nasipmiş benim yorumum da ????Bişeyleri unutmağımızı kırılsak da söyleyemeyip ne kadar naifçe incecik dokunduranileceğimizi bu kadar güzel anlattığınız için tekrar çok teşekkür ederiz kaleminize sağlık????????????

Yazarlar