DAVETSİZ MİSAFİR - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

DAVETSİZ MİSAFİR

DAVETSİZ MİSAFİR

Gamze KOÇ

Davet etmediğimiz halde evlerimize kadar giren bir misafir ağırlıyoruz resmen. Odalarımızda diken üstünde oturup, en kuytu köşelere kaçmış sırçaların ayağımıza denk gelmesinden korkarak adım atıyoruz. İnsan kendi evinde “acaba?”larla nasıl rahat yaşar? Eskilerin ifadesiyle “kırklama” işini, eve giren iğneden ipliğe her şey için yapmaya uğraşıyoruz. Biz, çat kapı gelen misafir için bile evimiz derli toplu olsun isteriz. Bu sefer sadece her yeri toplamaya uğraşsak da yetmiyor çünkü içimiz de darmadağınık. Hiç duyulmadık haberlere, alışık olmadığımız sayılara, adına pandemi denen tuhaf bir sürece hesapta ayak uydurmaya çalışıyoruz. Canımız burnumuzda. Dışarıda cehennem gibi bir hava… Dokuz ayın çarşambası toplanmış bu zamana denk gelmiş gibi...

“Evden daha güvenli bir yer yok, ‘evde kal’alım.” derken, bizimle gelen davetsiz misafire “Hoş geldin sevgili corona!” diyemiyoruz.  Yalandan da olsa yüzüne gülebilecek bir varlıkla müşerref değiliz çünkü. Bu, daha da çok sıkıyor canımızı. Çünkü biz misafirperver bir milletiz. Sevmediğimiz biri bile olsa kendimize “ağırlayamadı” dedirtmemek için, gelene kırmızı halılar serer, gidenin ardından sular dökeriz. Kaşımızla gözümüzle iğneli sözümüzle ne yapar eder bir şekilde hoşnutsuzluğumuzu belli ederiz ama “ikramda kusur etti” dedirtmeyiz. Fakat bu hayalet gibi aramızda dolaşan misafire ikram ettiğimiz şey -maalesef- ya sevdiklerimiz ya da kendimiz.

Madem bu misafiri ağırlamak zorunda kalıyoruz, öyleyse oyunu kurallarına göre oynamak lazım. Gidene kadar dişimizi sıkmak gerek her şeyden önce. Somurtup oturmanın, kahretmenin kimseye bir faydası yok. Her şey ortada. Nasıl ki bazı odalarımız mahremdir, yabancıya açmayız. Tıpkı bunun gibi, şu maskeleri doğru düzgün takarak koruyalım kendimizi ve sevdiklerimizi.

Maskeleri kullanma işi de başlı başına bir mesele. Maske, mecazen de gözle görülür haliyle de sevilen, itibar edilen bir şey olmadı hiçbir zaman bizim toplumda. Maskeli balolar bizde olmaz mesela.  “Maskesi düşmek” deyimini gerçeklerin ortaya çıktığı zaman kullanırız. En hafifinden bir rezil olma durumu demektir bu.

Pandemi sürecinden önce maskeyle dolaşmak zorunda kalan nice insan vardı aramızda. Kendisiyle oynanılmayan, başında tek bir tel saç kalmamış lösemili çocuklar, kendisinden köşe bucak kaçılan kanser hastaları, hep ağzında maskesi olan insanlardı. Bu mesafeli tavrımız yüzünden de utana sıkıla yaşadılar. Kalabalıkların içinde hep yalnız kaldılar.

Maske takmayı bir acziyet olarak görüp bana bir şey olmaz cahilliği ile orada burada dolaşanları görünce insan sormadan edemiyor. Corona mı daha tehlikeli yoksa bu zihniyet mi…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Muhammet Koç11 Temmuz 2020, Cumartesi - 22.21

Çok can alıcı bir soru sormuşsunuz Gamze Hanım, "Corona mı daha tehlikeli yoksa bu zihniyet mi?" Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Yazarlar