BALKON DEVRİ… - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

BALKON DEVRİ…

BALKON DEVRİ…

Gamze KOÇ

Balkon, ne "ölümün cesur körfezidir evlerde" ne Rönesans Dönemi’ndeki gibi gururla sergilenecek bir sanat eseri; ne ilk kez Hristiyanlıkta başlayan halktan uzak olmanın bir nişanesi ne kendini daha üstün konumda gösterme biçimi; ne Jülyet'in Romeo'yu görmemesi için eve kapatıldığında kaçtığı sığınak ne Hıristiyan hükümdarların statü göstergesi; ne modern mimarinin evlerin olmazsa olmazı diye bize dayattığı betondan çıkıntı ne de bürokrasinin zafer konuşmalarını yaptığı yer...

İçinde yaşadığımız bu zaman, balkonun tarihçesini ve balkonla ilgili bildiğimiz her şeyi alt üst etti. Dahası da var. Balkonlar, artık sadece iplerde sallandırılan çamaşırların bulunduğu yerler ya da evlerde içilemeyen sigaraların içildiği mekânlar da değil.

Bir salgının insanı ne kadar kısıtladığının en büyük kanıtı, dilediğin gibi, istediğin yere adım atamamak. Evinin dışındaki her yerin yasaklı ve sınırlı  olması. Bu yüzden bugün bir balkona ya da terasa sahip olmak hakikaten bir ayrıcalık. Ama asla zenginlik emaresi ya da makam mevki göstergesi değil hatta zafer naralarının atıldığı, seçim konuşmalarının yapıldığı yerler hiç değil.

Evin içine dâhil olan ama aynı zamanda bizi dışarıdaymışız gibi bir sanrıya salan balkonun vasfı artık çok değişti. Bir ayağının evdeyken bir ayağının sokakta olmasının adıdır balkon. “Gökyüzüsüz olmaz!" diyen için, bir insan miktarı nefes almaktır balkon. Her saat başı girdiğimiz hayat derslerine ara verip teneffüse çıkmaktır balkon. Rüzgârın ağaçlarla yaptığı dansı hissedebilmektir.

Sadece pencerelerden ibaret olsaydı evlerimiz, dışarıyı çerçeveli bir cam ardından seyre mecbur kalsaydık,  göğe açılan  balkon kapıları da olmasaydı mesela, nice olurdu halimiz?

Uçsuz bucaksız olana dalıp gitmeye ayarlı gönlümüze ferahlık verecek ne kaldı elimizde: bir deniz bir gökyüzü. Şimdi daha iyi anladım cezaevleri neden penceresiz ve balkonsuz. Ceza olarak "gökyüzüsüz" kalmak yeter bir insana. Ya da eve hapsolmak deyimi de aynı. Bi çıkalım, hava alalım deyip özgürce salına salına dolaşamadığımız yasaklı olan dışarıyı, biraz olsun izleyebilme fırsatı sunar bize balkonlar. Ödül gibi.

Dünya hâlâ önü alınamayan bela bir salgınla uğraştığı için birçok ülke, ölülerini gömecek yer bulamamaktan şikâyet ediyormuş. Mezarlıklarda gömülecek boş yer kalmadığını yazıyor sürekli gazeteler. Yeryüzündeki hiçbir noktanın boş ve bâkir kalmasına izin vermeyen insanlık, herhâlde bu kötü son için de bir çare düşünmüş olmalı. Yoksa “Gelecek zamanlarda ölüleri balkonlara gömecekler” diyen şair haklı mı çıkacak ? Yoksa ilerde tarih sayfalarını  karıştıran evlatlarımız Taş Devri ve Maden Devri’ni okurken  bu çağı da  “Balkon Çağı” olarak mı anacak?

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Ayşenur Ünal7 Ekim 2020, Çarşamba - 12.06

Hocaaam, odamın balkonu var o yüzden ne zaman istersem çıkabiliyorum ve bu rahatlığın balkona verdiğim kıymetin azalmasına izin vermemeye çalışıyorum yazınızı görünce de hemen okumak istedim ve çok beğendiiim ???? çok güzel yazmışsınız ❤️

Ayşenur Ünal7 Ekim 2020, Çarşamba - 08.31

Hocaaam, odamın balkonu var o yüzden ne zaman istersem çıkabiliyorum ve bu rahatlığın balkona verdiğim kıymetin azalmasına izin vermemeye çalışıyorum yazınızı görünce de hemen okumak istedim ve çok beğendim, çok güzel yazmışsınız.

Canan Peker5 Ekim 2020, Pazartesi - 12.26

Ne de güzel dile gelmiş, içinden dökülen satırlar.Diline yüreğine sağlık..

Ala pamukçu5 Ekim 2020, Pazartesi - 08.13

Yüreğine emeğine sağlık allah muvaffak eğlesin

Burcu Üstün4 Ekim 2020, Pazar - 19.35

Harika bir bakış açısı olmuş, emeklerinize sağlık, tebrikler

Bağımsız okur4 Ekim 2020, Pazar - 13.18

Yine çok güzel bir yazı kalemine sağlık

Öznur Syds4 Ekim 2020, Pazar - 12.25

Hocam , Yüreğinize.. Bakış açınıza.. Kaleminize sağlık..

Komşu4 Ekim 2020, Pazar - 09.23

Gamze çok güzel bir yazı tebrik ederim

Metin4 Ekim 2020, Pazar - 09.16

Kaleminize sağlık hocam.

Dilek Aslan Taşçı4 Ekim 2020, Pazar - 09.03

Çok etkileyici bir yazi olmuş. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık.

Tarih Hocasi4 Ekim 2020, Pazar - 08.40

Yazilariniz cok guzel herseferinde yurege dokunan insani kendine getiren ve yazidan cok öte.. bu kadar hizli telasli dunyanin icin de nefes aldiran bir yaziniz var kaleminize yureginize saglik

Feray Akçay4 Ekim 2020, Pazar - 07.14

Yüreğinize sağlık Gamze hanım, Balkonlarımız inşallah bu salgından dolayı yasaklı sınır olmasın artık bir an önce bitsin bu hastalıkta, balkonlarımız ailemizle yemekler yerken huzur ve mutluluğun dua olarak dilimize yerleştiği mekanlar olsun. Bu arada yazılarınızın sonuna doğru geldiğimi anladığımda üzülüyorum, devamının gelmesini beklerken sanki bir kitap okuyormuşumda kitabın sayfalarını yırtıp koparmışlar yarım kalmış gibi hissediyorum çok etkileyici, gerçekçi ve akıcı, maşallah diyerek sonra ki yazınızı merakla bekliyorum.

Yazarlar