ATEŞİ DÖVMEK - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Gamze KOÇ

Gamze KOÇ

gamzekoc83@gmail.com

ATEŞİ DÖVMEK

ATEŞİ DÖVMEK

Gamze KOÇ

Bir ağacın bir gençten farkı yok bu asırda. İkisi de çok zor büyüyor. Biri, toprağın beşiğinde uyuyor, diğeri ana baba kucağında. Küçük bir çocuğu, sahip olduğu köklerine bağlı kalarak eğitmekle, bir fidanı boy verdiği toprakta korumak aynı. Dahası her ikisinin de imtihanı ateşle!

Geçen gün, Tarım ve Orman Bakanı, Çanakkale’deki hektarlık ormanların yangınına müdahale ederken             “… rüzgârın anlık değişimi işleri zorlaştırabilir, amacımız sabaha kadar ‘yangını dövmek’ …” dedi. Düşündüm de ateşi suyla dövmek ne zordur hakikaten. Hele rüzgârın aniden yön değiştirerek esmesi, bir gencin karmakarışık ruh haline benzemiyor mu? Günümüz gençlerinin etrafı yakıp yıkan öfkesi de âdeta sönmek bilmeyen yangınlar gibi değil mi? Can alan bir ateşi ehlileştirmek, kalp kıran bir ergeni uysallaştırmakla aynı. Bir tek bir farkla: Dövmek burada hiçbir işe yaramıyor. Yangına su taşıyacak olanın, ateşin de suyun da dilinden anlaması şart.

Son dakika haberi olarak geçen Gelibolu yangınını izliyordum. Haberin, haber değeri taşıması için illaki bir ‘can kaybı sayısı’ duymaya ihtiyacı olanlara üzüldüm. Bugünkü son verilere göre… diye başlayan cümlelerle ölümlerle sayıları o kadar çok yan yana andık ki sonunda ölenin sadece insan olunca konuşulması gerektiğine inanır olduk.  Eline kumandayı alan bir genç, hektarlık yangın haberini hiç sorgulamadan, yarım ağızla ‘can kaybı yokmuş’ diyerek hızlıca başka kanallara geçti. Merhameti olan bir insana benzetemedim ne yazık ki. Daha çok daldan dala zıplayan başka bir canlıya benziyordu. Yanan ormanmış, nice börtü böceğin belki asırlık ayakta duracak olan yuvasıymış, kimin umurunda? Yeşili bir renk olarak bilen, tek bir ağacı yetiştirmek zahmetinde bulunmayan bir nesle bunu anlatmanın bir yolu olmalı. Yangını suyla dövüp ateşleri durdurmaya çalışan yetkililer, zar zor yetişen çocuklarımız için de gönle ferahlık veren çareler sunmalı. Gençler, kendileriyle ağaçlar arasında bir benzerlik bulmalı. Parmakları arasında duran minik bir tohumun gün gün büyüdüğüne, hatta o koca gövdesini kollarıyla sarmaya yetmediği ana kadar şahit olmalı. Evlatların da bir fidan gibi   ne zorluklarla büyüdüklerini bilmeye ihtiyaçları var. Yoksa onlar için, cayır cayır yanan ormanlardan yükselen dumanların, bir fabrika bacasından çıkan dumanlardan bir farkı kalmayacak. İşte o zaman, yandığımızın resmidir!

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Serpil24 Temmuz 2020, Cuma - 19.16

Pedogojik vurgular ,tasvirle beslenince akılda kalıcı olmuş.Tebrik ediyorum çok beğendim

Nurten anne dikim evi24 Temmuz 2020, Cuma - 12.33

Nerden başlasam , seni taltif etmenin daha dahalarını bulsam . ???? Yüreği gönlü güzel kızım. Yazdığın bu satırlarına yürekten katılıyorum . ???? Seninle gurur duyuyorum . BU SÖZLER, burcu burcu güçlü İMÂN ve ALLAH sevgisi dolu . Bu inanç , MERHAMET yüreğinde hEp daim kılsın İNŞAALLAH ???? ???? ???? Yüreği ne Güçlü kalemine sağlık , ANNEMMMM . Helâl olsun sana . KUTLUYORUM . ???? ???? ???? ???? ???? ???? ???? ???? ???? ???? ????

Yazarlar