Fatih ARDUÇ

Fatih ARDUÇ

arducf@hotmail.com

SABIRLI OLABİLMEK…

SABIRLI OLABİLMEK…

Fatih ARDUÇ

Zayıf olarak yaratılan insan kışın soğuktan- yazın sıcaktan, bazen azlıktan-bazen çokluktan, bazen yaşlılıktan- bazen gençlikten şikâyet eder.

Şeytan ve nefis ile sürekli imtihan halinde olan Müslümanın sağlığı, malı, işi, ailesi… selamette ise eğlenir, zevk ve sefa içindedir. Genellikle bu nimetlere şükretmeyiz.

Din Allah, Peygamber düşünülmez. Sabredilmez. Canımız, malımız, sağlığımız, … az sıkıntıya düştüğünde şikayete başlayıp, feryat ve figanı basmaktayız.

İnanan insanların dünya hayatı ile imtihanında sabır temel ölçülerimizden birisidir. Nelere karşı sabır gösteririz/göstermeliyiz. Ölümlere, hastalıklara, acılara, sıkıntılara, haksızlıklara, adaletsizliklere, yoksulluk,… başlıca sabretmemiz gereken hususlardır.

Sabredebilmek olgun,  kâmil Müslümanların vasıflarındandır. Sabretmek zordur. Kendimizin imtihan edilmediğimiz sıkıntılardan şikâyet edenleri kınamamak gerekir. O kardeşlerimize dua etmeli sabır dilemeliyiz. İnanan insanlar sıkıntılar karşısında Allah’a teslim olmalıdır.  “lütfun da hoş, kahrında hoş” anlayışıyla hareket etmeliyiz.

Kur’ an-ı Kerimde sabredenlerin nasıl ödüllendirileceği ve nasıl yardım dilenileceği aşağıdaki iki ayetle açıklanmıştır.

“Sabredenleri amellerin en güzeline verdiğimiz ecir ile mükâfatlandıracağız” (1)

“Ey inananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah muhakkak ki sabredenlerle beraberdir. Allah yolunda öldürülenlere “Ölüdür” demeyin; zira onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz. Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, nefislerden, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet geldiğinde; ‘Biz Allah’a aitiz ve elbette O’na döneceğiz’ derler.” (2)

Sabırlı kulunu Allah sevmektedir. Allah sabırsızlığı sevmemektedir. Şüphesiz sabretmek zordur, öğrencinin ders çalışması gibi, sonuçta öğrenci azminin ve çalışmasının karşılığını görür. Allah çalışmasının karşılığını maddi ve manevi olarak verir.

Akranları gezip eğlenirken çalışan öğrenci bunun karşılığını alır. Çalıştığı zamanki sabır ve tahammülü sonradan huzur ve refah verir. Bir çiçeği düşünün önce tohumdur. Sonra çimlenir. Yaprak açar. Dal, budak salar sonra çiçek açar. Bütün bunlar için bir süreç vardır. Müslümanda hayat sürecinde sabırlı olmalıdır.

İslam tarihinde “ilmin kapısı” olarak bilinen dördüncü halife Hz Ali Müslümanlar için sabrın önemini “Vücuda göre baş ne ise, imana göre sabır odur” sözüyle ifade etmiştir.

Fındıkkabuğunu doldurmayacak olaylar yüzünden aniden sinirlenip sözlü ve fili kavgaya tutuşuyoruz. Bir defa sinirlendiğimizde de bazen telafisi güç durumlarla karşılaşıyoruz. Zamanımızda insanlar ne istiyorsa anında olsun bitsin istiyorlar. Öfkesine hakim olup sabredenlere ne mutlu.

Yaşadığımız zaman haz ve hız üzerine kuruludur. Bu iki neden sabrın düşmanıdır. Haz ve hız nefse hitap etmektedir. Dolayısıyla sözde modern ve teknolojik hayat sabrı alıp götürmektedir.

Sabır; bela ve musibet başa ilk geldiğinde daha hayırlıdır. Peygamberimiz zamanında yaşanan şu olay bu durumu açıklamaktadır.

Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

 “Hz. Peygamber (sav) bir kabrin başında ağlamakta olan bir kadına rastladı ve ‘Allah’tan kork ve sabret. ‘ dedi. Kadın, “Git başımdan, başıma gelen musibeti sen yaşamadın!” diye cevap verdi.

Hz. Peygamber’i tanımıyordu. Kendisine, onun Peygamber (sav) olduğu söylendi. Bunun üzerine kadın Hz. Peygamber’in (sav) kapısına gitti, kapıda bekleyen herhangi bir görevli de yoktu. (Peygamber’in yanına girdi ve); “Seni tanıyamadım.” dedi. Peygamber Efendimiz de, ‘Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır.’ buyurdu.(3)

Üzerine deve işkembesi atılan Allah Resulünün sabrını, vücudunun her tarafı kurtlandığı halde isyan etmeyen Hazreti Eyüp’ün sabrını, imanından vazgeçmediği için kor ateş üzerine yatırılan ve terleri ile korlar söndürülen Hazreti Habbab’ ın sabrını, at üzerinde duramayacak kadar hasta olduğu halde ordunun morali bozulur diye kendini atın üzerine bağlatıp sefere devam eden Kanunu Sultan Süleyman’ın sabrını….. hiç düşündük mü? İbret aldık mı?

Allah sabredenlerden eylesin cümlemizi… Amin.

Nahl-96
Bakara 153–156
Buhari

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Hasan23 Ocak 2019, Çarşamba - 10.05

Fatihciğim,önemli bir konuyu ele alıp açıklamaya çalışmışsın.sabrın yalnız bir yönünü ele almışsın. (Olumsuzluklar karşısında mukavemet göstermek),Oysa sabrın İslamda 2.bir anlamı var ki ,bu da 1.anlamı kadar önemlidir.salih ameli devam ettirmede ,mesela namazı ,orucu ,güzel ahlaklı olmayı gibi sabır göstermek.hemen kaybetmemek.işin sonu gelene kadar dayamamak. Sevgilerimi sunuyor devamını diliyorum.bu konuda sabretmelisin Ekici

Cemal19 Ocak 2019, Cumartesi - 21.16

Çok güzel bi yazı olmuş yine. Allah razı olsun.

Ç19 Ocak 2019, Cumartesi - 00.43

Düşünceli18 Ocak 2019, Cuma - 22.55

Allah sabredip emeklerinin karşılığını hakkıyla alan kullardan eylesin Müdürüm,Allah razı olsun...

Kuloğlu18 Ocak 2019, Cuma - 14.21

Güzel ve özlü bir yazı.Teşk.ederim.Gönlünüze sağlık.

Ali Cansever18 Ocak 2019, Cuma - 11.08

Hocam; çok teşekkür ediyorum Allah razı olsun. Selamlar !...

Yazarlar