Fatih ARDUÇ

Fatih ARDUÇ

arducf@hotmail.com

KOMŞUYU KAYBETMEK...

KOMŞUYU KAYBETMEK...

Fatih ARDUÇ

Yaratılış özelliği gereği tek yaşaması mümkün olmayan kul, eğitimi, sosyal statüsü, işi, maddi durumu ne olursa olsun şüphesiz hayatı boyunca çevresinde çeşitli şekillerde iletişim halinde olduğu kişiler ve guruplar vardır. Her gün artan toplumsal kargaşa ve dinamizm bu iletişime zarar verirken, aslında daha da zorunlu hale getirmektedir.

İnsanı bir tek nefisten (Adem’ den) O’nuda topraktan yaratan, ondan da eşini yaratan Allah (cc), insanı bir çift olarak dünyaya imtihan için indirmiştir. Yaratılışta toplumun en küçük yapı taşı ve temeli ailenin yapısını ortaya koymuştur. Hayatın huzurlu bir ortamda sürmesi için insanın kendinden başka insanlarla birlikte yaşamasını düzenleyen ilkeler ve toplumsal kurallar ortaya koymuştur. Bu ilkelere ve kurallara uyulduğunda; zorlukların ve güzelliklerin paylaşılmasıyla hayatın daha huzurlu ve mutlu olacağı aşikârdır.

Köy ve kasabalar gibi küçük yerleşim yerlerinde komşuluk ilişkileri güçlü olmakla birlikte; bu fertlerin ve ailelerin güven ve huzurlu yaşamaları bakımından toplumun tüm kesimleri için de gereklidir. Komşularımızla ilişkilerimizin sağlam ve sağlıklı olması iyi günlerimizde neşe ve mutluluğun paylaşılmasında, sıkıntılı günlerimizde dert ve kederlerimizi paylaşmakta, sıkıntılı kardeşlerimizi teselli etmede İslam’ın emrettiği kardeşlik görevimiz olmalıdır.

Yardımlaşma ve dayanışma açısından aileden sonra en yakın sosyal çevre komşulardır. Bu husus Kur’ an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir.

“Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.” (1)

 Bu ayette “….yakın komşuya, uzak komşuya…” ifadesi özellikle üzerinde durulması ve dikkat edilmesi gereken bir husustur.

Burada kalbimizde ki duyguyla yüzleşerek kendimize şu soruları sormalıyız. Komşularımızla ilişkilerimiz nasıl? İlişkilerimizi Allah’ ın koyduğu ölçüler mi belirliyor? Yoksa ilişkileri çıkar, küçük kırgınlıklar, beklentiler mi belirliyor? En son hangi komşumuzu misafir ettik veya hangi komşumuza misafir olduk? Allah’ ın selamı ile selamlaşarak benden sana zarar gelmez dedik mi?

Peygamber Efendimiz komşuluk hakkına dikkat çekmek ve bu konunun önemini anlatmak amacıyla şöyle buyurmuşlardır.

“Cebrail bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidişle komşu komşuya varis kılınır diye düşündüm.” (2)

 Miras akrabalık bağına göre düzenlenen bir dini hükümdür. Peygamber efendimizin konuyu açıklamak ve önemine dikkat çekmek için bu şekilde ifade etmesi bizi düşündürmesi ve münasebetlerimizi bu ölçülere göre belirlememizi zorunlu kılar.

Komşunun Komşu üzerindeki belli başlı hakları şunlardır.

Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretinde bulunmak.

Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasına yardımcı olmak ve cenazesine katılmak.

Borç istediğinde vermek.

Darda kaldığında yardımına koşmak.

Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.

Bir musibet geldiğinde teselli etmek.Evi onun rüzgârını ( güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak. Ne pişirdiğini belli etmemek, belli ederse pişirdiğinden ona da ikram etmek.

Belli başlıları burada sayılan bu hakları çoğaltmak ve ayrıntılı hale getirmek mümkündür.

Rabbim cümlemize komşuluk haklarına uyulduğu bir ortamda yaşamayı nasip eylesin. Amin.

-Nisa Suresi 36

2-Buhari Edeb

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Cevdet Avcı22 Mart 2019, Cuma - 18.51

Komşu aileden daha yakın insana fakat şu durumda apartmanlarda yan komşuyu tanımıyoruz. İşlemiş olduğunuz konu çok değerli İnşallah o eski komşuluklar yeniden başlar Teşekkürler

B.Demir10 Mart 2019, Pazar - 09.57

Gerçekten böyle komşuluk kaldı mı acaba.Çok güzel emeğine sağlık.

Cemil Kurt9 Mart 2019, Cumartesi - 13.25

Kalemine yüreğine sağlık Hocam.. . Ne güzel bir yaklaşık. Çok güzel bir özet...

Komşuluk9 Mart 2019, Cumartesi - 10.48

Hangi değerimizi bıraktılar ki, komşuluk kalsın.

Behçet Yayıkçı8 Mart 2019, Cuma - 17.49

Sağolun var olun hocam. Çok güzel izah etmişsiniz. Az önce bir komşuya rastladım. 5 yıl önce 40 dairesi bir sitede oturuyorduk. Şimdi 2 daire ile görüşüyoruz 38 ini tanımıyorum. Gelmezler gitmezler. Dedi. 5 yılda gelinen nokta. Şimdi herkes kendi hayatını yaşıyor ne yazık ki. Zenginlik bizi bozdu. Bence tek suçlu o. Sağlıcakla kalın. Selamlar.

Yazarlar