Fatih ARDUÇ

Fatih ARDUÇ

arducf@hotmail.com

İNFAK ETMEK

İNFAK ETMEK

Fatih ARDUÇ

“Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.” (1) Bizlere imtihan olarak verilen evlatlarımızı dinin emirlerine göre yetiştirebiliyor muyuz? Mallarımız helalinden kazanıp infak edebiliyor muyuz? Bu yazımızda mallarımızdan infak etme konusu üzerinde duracağız.

İnfak;  Allah’ ın insanlara verdiği maddi nimetlerden şükrün ifadesi olarak ihtiyaç sahibi yoksul ve muhtaçlara en az dinen belirlenen ölçülerde zekât, fitre, sadaka, vakfetme gibi toplumsal yardımları kapsayan Kur’ an-i bir kavramdır. İslam kardeşliği dinimizin temel dinamiklerinden biridir. Bu temel üzerine inşa edilen sağlam bir aile ve sağlam bir toplum; birlik ve beraberliğimizin temel dayanağıdır.

Ebu Musa el - Eşari (ra) den rivayet olunduğuna göre Resulüllah (sav): şöyle buyurmuşlardır.

“Mümin mimine karşı parçaları birbirine bağlayıp tahkim eden bina gibidir, buyurdu ve (bu bağlılığı göstermek için Resul-i Ekrem) parmaklarını birbirinin arasına geçirip kenetledi.” (2) bir bina nasıl çok fazla parçayı bir arada tutuyorsa sosyal yardımlaşma ve dayanışma da toplumu bir tutkal gibi sımsıkı bir arada tutar.

Allah’ a ve ahiret inancımız varsa biz sadece kendimizin ve ailemizin geçiminden sorumluyuz diyemeyiz. “Kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için istemeyenin gerçek manada iman etmiş sayılmayacağı” hadislerde ifade edilmiştir. Bize imtihan olarak verilen malları ihtiyaç sahipleriyle zekât, fitre ve sadaka yoluyla paylaşarak dinin gereğini yerine getirmiş oluruz.

Zekât verilecekler Kur’ an-ı Kerim de Tevbe Suresi 60. Ayetinde ifade edilmiştir.

 “Sadakalar (zekâtlar), ancak fakirler, miskinler, zekât toplama görevlileri, kalpleri İslamiyet’e ısındırılmak istenenler, köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar içindir. Allah tarafından kesin olarak böyle farz edildi. Allah her şeyi bilendir hikmet sahibidir.” (3)  İnfak ederken öncelikle yakından uzağa doğru, akrabalardan başlamak,  komşular ve diğer ihtiyaç sahiplerinden devam etmek gerekir.

Namaz kılarak, Oruç tutarak nasıl Allah’ a karşı görevlerimizi yerine getiriyorsak; infak ederek hem Allaha hem de topluma karşı sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.

Zekât; ilkbaharda yapılan bağ budamaya benzer. Budanan bağ daha gürleşir.  Zekât’ da malı azaltmaz malı temizler. Bereketlendirir. Malı kem gözlerden korur.

Zekât, fitre ve sadakalar zenginlerin fakirlere minnet duysunlar diye verdikleri bir yardım olarak görülmemelidir. Hak sahibine hakkını verilmesi için Yaradan’ ın zenginlere lütfettiği bir emanettir. Bu sayede varlıklı insan aşırı mal sevgisinden ve cimrilikten kurtulmuş olur. İnfak eden kişi gururlanmamalı aksine Rabbine hamt etmelidir. Her şeyi yaratan Allah dileseydi infak edilecek bu nimetleri başka Müslümana verir. Bu ibadet için onları vesile kılardı.

Yardım ederken verilecek malın en kötüsünden verilmemesine, verilen kişilerin rencide edilip küçük düşürülmemesine, dikkat edilmelidir. Yardım ederken mümkünse gizli olarak vermek, sağ elin verdiğinden sol elin haberdar olmaması hassasiyetinde hareket etmek gerekir. İnfak hususunda hiçbir zaman akla azlık çokluk akla gelmemelidir. Her birey kendi gelirine göre yardım etmelidir. Karşılığını verecek olan Rabbimizdir. Aşağıdaki Hadisi Şerif bu hususu açıklamaktadır.

Bir gün Rasûlullah –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz:

“–Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmiştir.” buyurmuşlardı.

Ashâb-ı kirâm:“–Bu nasıl olur, ey Allâh’ın Rasûlü?” diye sorduklarında, Efendimiz –sallâllâhu aleyhi ve sellem– şu cevâbı verdi.

“–Bir adamın iki dirhemi vardı. Bunlardan en iyisini tasadduk etti. (Yani malının yarısını sadaka olarak vermiş oldu.) 

Diğeri (ise hayli zengin biriydi) o da malının yanına varıp, malından yüz bin dirhem çıkardı ve onu tasadduk etti.” (4)

Yani Allah katında değerli olan; infâk edilen malın miktârından ziyâde, infâk edenin fedakârlık derecesi önemlidir.

Şimdi kendi kendimize düşünelim. Zekâtımızı veriyor muyuz? Fitremizi veriyor muyuz? Sadaka veriyor muyuz? İslam dininin bu konudaki ölçülerine uyuyor muyuz? En son ne zaman infakta bulunduk? Mahallemizde muhtaç insan var mı diye merak ettik mi? Ülkemizdeki muhacirler hakkındaki düşüncelerimiz İslam’ın koyduğu ölçülere ne kadar uyuyor?

Rabbim kazancı bol olup  infak edebilen kullarından eylesin cümlemizi….Amin….

1-Enfal Suresi 28

2-Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

3- Tevbe Suresi 60

4-Nesâî, Zekât, 49)

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Ç23 Şubat 2019, Cumartesi - 17.44

salih22 Şubat 2019, Cuma - 18.45

Sayin Fatih yazinizı okuyoruz. Kalemine , yüreğine sağlık.

Eğitimci22 Şubat 2019, Cuma - 14.40

Vermek bize zor gelir.

Yazarlar