Fatih ARDUÇ

Fatih ARDUÇ

arducf@hotmail.com

HAVF VE RECA (Korku ve Ümit)

HAVF VE RECA (Korku ve Ümit)

Fatih ARDUÇ

Mevsim her zaman güzel, serin, yeşil bir ilkbahar gibi olmaz. Bazen sıcak ve bayıltıcı, bazen de soğuk ve fırtınalı olur.

Yani tekdüze değildir. İnsan hayatı da böyledir. Bazen sevinçler, neşeler, mutluluklar, başarılarla devam ederken, bazen de üzüntü, keder, mutsuzluk ve başarısızlıklara sürüp gider.

Müslüman insanlar bu dalgalı ve değişken hayatta nasıl davranmalıdır? Hayat desturu ne olmalıdır? 

İnanan insanlar her zaman korku ve ümit arasında itidallidir. Uçlarda yer almaz. Hava ve hevesinin peşinden koşmaz. Rabbinden gelen ölçülere göre hayatını idame ettirir. Hiçbir  Müslüman Rabbinin azabından da rahmetinden de emin olamaz. Bu konuyla ilgili Peygamber Efendimizin (s.a.s) şöyle buyurur.

"Müminler Allah`ın azap ve azabının miktarını bilselerdi hiç biri Cennet`i ümit etmezdi. Kâfirler de Allah`ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilselerdi hiç biri O`nun rahmetinden ümit kesmezdi." (1)

İnsan, korku ve ümitten birini benimseyip, diğerini hayatından çıkarmamalıdır. Kur’an-ı Kerim korku ve ümidi ardı ardına zikretmiştir. Dolayısıyla insan da daima korku ve ümit arasında yer almalıdır.

İnsan; Rabbinin emrettiği şekilde imanlı yaşayıp ve salih amelleri yerine getirdiğinde kendisinin, cennete girebileceğini ümit etmeli, ancak; yaptığı kusurlardan, işlediği günahlardan, yediği kul hakları sebebiyle de azap görebileceğini, cehenneme girebileceğinden korkmalıdır.

İnsan, korku ve ümit arasında bir denge oluşturmalı, korkusu ve ümidi yarı yarıya olmalıdır. Korku ile ümit arasında olmak, İnananlar için lazım olan bir dengedir. Ne kadar Müslüman olursak olalım, yine son dakika imansız ve cehennemlik ölebilmemiz mümkündür.

Ne kadar günahkâr yaşarsak yaşayalım son anda Yaradan tövbe nasip eder, imanlı ve cennetlik ölebiliriz. Hz. Ebu Bekir (r.a.)'in şöyle söylediği nakledilir:

Gökten bir ses duysam “tüm insanlar cennette olacak bir kişi cehennemde” diye korkarım o bir kişi ben miyim? Diye. Yine “tüm insanlar cehennemde olacak bir kişi cennette” denilse, ümit ederim acaba cennete gidecek bir kişi ben miyim? Diye.

Hz. Ebubekir bile bu kadar hassas davranırken biz neyimize güveniyoruz. Bu noktada kendimizi hesaba çektik mi? Yaradan’ın koyduğu kurallarla kendi yaşantımızı teraziye koyup tarttık mı?

Havf; sadece bir korku değildir. Korku kavramı Kur’an’da havf (korku), haşyet (Saygıyla karışık, kalbe ait korku),  ve ittika (sakınmak, çekinmek) gibi kelimelerle dile getirilir. Kur’ân-ı Kerim’de yer alan bu ifadeler korkunun sebebini ve amacını da ortaya koyar. Buna göre Müslümanlar yalnız Allah’tan, Kıyamet gününün dehşetinden, Cehennem azabından…. korkmalıdır.

Kur’an’ın ifadesine göre korkulacak hususlar Müminleri, tembelliğe, pasifliğe, miskinliğe, hareketsizliğe itme amacında değildir. Aksine insanı korkuya iten sebepleri ortadan kaldıracak tutum ve davranışlara yöneltmek amacı taşır.

Allah’ın gazabına, Cehennem azabına neden olacak davranış ve eylemlerden sakındırma amacı taşır. Allah’ın emirlerine uymaya, nehyettiklerinden kaçınmaya yönlendirir. Bu yönelme kulu yalnızca korkuya neden olacak eylemlerden uzaklaştırmakla kalmayacak, ona hakiki manada kâmil ve olgun bir mü’min olmanın yolunu açacaktır.

Korku ile hareketlenen bu yöneliş, ittika ile devam edecek, takva ile sonlanacaktır. Takva Müslümanın ulaşabileceği en yüksek noktadır.

Reca; kulluğu hafife almak değildir. İnanan insanlar Allah’tan korktukları kadar O’ndan umut kesmemekle de yükümlüdürler. Çünkü Müslümanın tek dayanağı yaratıcısıdır. Umutsuzluk insanın kendine çeki düzen verme, kendini düzeltme, gayretinden yoksun bırakır. Kur’an-ı Kerim, Müminin her durumda umut içinde olmasını gerektirecek müjdelerle doludur: 

"Rahmetim her şeyi kaplamıştır.”(2)

Recâ, Müslümanları umduğu ve beklentisi olduğu helal şeye ulaşmak için uğraşmaktan alıkoyacak,  Yaradan’ ın yasakladığı kötülük ve günahları önemsiz gösterecek bir beklenti değildir.

Umut Allah’ın koyduğu ölçülere uyduktan sonra sonucu Allah’tan ummaktır.

Tevekkül etmektir. 
Rabbim koyduğu ölçülere uyan kullardan eylesin cümlemizi…

Amin

1-Müslim, Tevbe 
2-A’raf  156

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Ayşe pamuk4 Şubat 2019, Pazartesi - 00.37

Allah razı olsun..

Acar3 Şubat 2019, Pazar - 09.58

Teşekkürler hocam...

Muhtar3 Şubat 2019, Pazar - 08.42

Konuları her hafta neye göre seçiyorsunuz, tebrik ederim.

Cemal2 Şubat 2019, Cumartesi - 12.33

Çok güzel bir konu Allah razı olsun

Hak1 Şubat 2019, Cuma - 17.04

Allah razı olsun.

Yazar1 Şubat 2019, Cuma - 16.45

Yazılarınız konuların fıkhi boyutunda açıklarsanız iyi olur.

Yazarlar