KIZ MI OLSUN ERKEK Mİ, MAVİ Mİ PEMBE Mİ? - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Azize Ceren KÖKSAL

Azize Ceren KÖKSAL

avcuazize@gmail.com

KIZ MI OLSUN ERKEK Mİ, MAVİ Mİ PEMBE Mİ?

KIZ MI OLSUN ERKEK Mİ, MAVİ Mİ PEMBE Mİ?

Azize Ceren KÖKSAL

Kadın ve erkek...

Çok ayrı gibi görünen bu iki farklı cins birleşerek soylarını devam ettirirler. Aynı duygularla atan iki kalp bir araya gelerek minik bir kalp dünyaya getirir.

Böyle anlatınca kulağa çok hoş geldi değil mi?

Peki bu konuyu başka bakış açısıyla değerlendirirsek acaba fikriniz ne olur?

Dünyaya her saat 15 bin kişi gözlerini açıyor...

Bütün dünyada bilinen bir gelenektir, anne olacağını eşi ve ailesiyle paylaşan her kadına tebrikler gelir. Hemen ardından da şu sorular sorulmaya başlanır “Kız mı erkek mi?”

Ortalama 13. Haftaya kadar “Sağlıklı olsun da...” cevabı verilirken bir taraftan da “Sağlıklı olsun tabi benim oğlum / kızım!” gibi keskin ifadeler ortaya çıkmaya başlar.

Hamileliğin 4ncü ayı aile için çok heyecanlıdır. Bebeğin cinsiyeti ultrasonla belli olur.

İçinde bulunduğumuz kültür gereği öğrendiğimiz cinsiyete sevinmek her zaman mümkün olamayabilir...

Eğer Hindistan'da yaşayan Hintli bir kadın iseniz ve bir kız bebeğe gebe iseniz, öğrenildiğinde kürtaj yapmak zorunda kalabilirsiniz!

Türkiye için baktığımızda bu kadar katı olmamakla birlikte bazı bölgelerde miras mağduru gözüyle bakılabilen kız çocuklar soyun devamını da getiremeyeceği için oldukça ender de olsa istenmeyebilir veya erkek çocuğa göre daha az sevilebilirler...

Toplumumuz ne yazık ki “Erkek egemenliği” konusunda baskı yapmaya her geçen gün devam ediyor.

Günümüzde pek çok uygulama bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için hayata geçirilmeye çalışılsa da yüzyılların alışkanlığı kolay kolay terkedilemiyor!

Ve ne yazık ki toplumsal cinsiyetçilik kadınlara yapılan en büyük darbe olmaya devam ediyor!

Üst paragrafta yer verdiğim örneklere, Marmara'dan Ege'ye Karadeniz'den İç Anadolu ve Akdeniz'e uzanan hemen bütün coğrafyada ve kendimizi modern ilan ettiğimiz toplum olarak her yerde karşımıza çıkıyor...

“Yok artık bu kadar da değil!” diyenleriniz olabilir, o halde böyle düşünenlerle birlikte buyurun inceleyelim...

Bebeğin cinsiyeti öğrenilince kız bebek için pembe erkek bebek için ise mavi oda dekore edilmeye başlanılır. (ki bunun tarihçesini yazının sonunda vereceğim) Erkek bebekler için mavi giysiler, oyuncaklar tercih edilirken; kız bebekler için pembe kıyafetler, oyuncaklarla oda doldurmaya başlanılır...

İşte buyurun daha bebek dünyaya gözlerini açmadan, toplumsal cinsiyetçilik ayrımı keskin çizgilerle belirlenmiş renk ayrımından başladı bile...

Ingaaaa...

Dünyaya hoş geldin kız/erkek bebek!

“Ailen ve yaşayacağın kültür nasıl bir hayatın olacağına çoktan karar verdi bile...”

İşte görüyoruz ki, bebek anne rahminden dünyaya “merhaba” dediği andan itibaren nasılda sınıflandırılıyor!

Doğan erkek bebeğe mavi, kız bebeğe de pembe tulumu giydirildi bile!

Sarı, yeşil, mor, beyaz, kırmızı bu renkler bebeklere alerji mi yapıyor?

Ve vatandaşlık numarası belirlenen bebeğe yine cinsiyetine uyarlanmış renkte nüfus cüzdanı verildi bile! (Bu uygulama yeni alınan kararla kaldıırıldı. Yeni kimliklerde erkek ve kadın arasında renk farkı yok, hepsi aynı renkte)

Hadi bunlar hukuki işler, peki ya bizim bilinçsizce yaptığımız ayrımcılık?

“Göster amcana pipini oğlum...” denildi. Erkeğe, özel uzvunu her yerde açabileceği öğretildi...

“Misafir gelecek uzun bir şeyler giy kızım” denildi kız çocuklarına ve daha küçük yaşlarında tedirginlik, korku, hapsolma duygusu işlendi bile!

“Hadi amcalara pipini göster evladım” denilen erkek ileriki yaşlarında belki de tecavüze eğilimli büyüyecek; kız bebek aileden uzaklaşmak isteyecek henüz çok erken yaşlarda ve maalesef evlenmeye teşvik edilecek hiç de farkında olunmadan...

Kız ya da  erkek çocuk hiç fark etmeksizin o daha bebek anlamaz diyerek yaptığı hatalara gülümsemek, yanlışları oyun olsun diye öğretmek büyüyünce aynılarını yapmasına sebep olmayacak mı?

Çocuğunuz büyüyüp oyun çağına geldiği zaman ona aldığınız oyuncaklar neler oldu? Mesela kızınıza oyuncak yemek seti, oyuncak ütü, oyuncak süpürge; oğlunuza futbol topu, araba, tamir seti, oyuncak tabanca aldınız mı?

Hani nerede modern toplumun yetiştirdiği kültürlü çocuklar?

Sokakta uyuşturucu içenler, belinde tabancayla gezenler, kadınları taciz edenler başka coğrafyanın çocukları mı?

“Ağaç yaşken eğilir...” bu söz boşuna söylenmemiş olsa gerek. Kulak mı versek!

Kız çocuklarına küçük yaşta oynasın diye aldığınız ev işleriyle ilgili oyuncaklar onları iyi bir meslek sahibi olmaktan ziyade daha çok evle ilgilenmeye hatta meslek olarak ev hanımlığına itmenize sebep olma ihtimali oldukça yüksek değil mi?

Kız ya da erkek evlatlarımızı yetiştirirken çok dikkatli olmalıyız. Siz siz olun ilerde yapmasını arzulamadığınız hiçbir şeyi onlara oyuncak olarak da almayın!

Peki neler mi yapalım?

Gözümüzün nuru, biriciğimiz evlatlarımızla, sık sık iletişim halinde olalım ki onların da cesaretle konuşmaya eğilimleri artsın...

Beyin geliştirici oyuncaklar alalım ve kesinlikle bu seçimlerimizde çok keskin cinsiyet  ayrımcılığı yapmayalım...

Belki de kızınız makine mühendisi olmak isteyecek. Erkeklere şiddete eğilimli kızlara da evcilik çizgi filmleri izletmeyin. Açın yabancı şarkı dinlesinler, eğitici çizgi filmler izlesinler. Dans, müzik, resim onların sosyalleşmesi için ilk adımları olacaktır...

Merak etmeyin resimle ilgileniyor diye ressam olup sokakta aç kalmazlar(!)

Bırakın oğlunuz balet, kızınız mühendis olsun; oğlunuz pembe t-shirt, kızınız mavi etek giysin. Bırakalım da tüm renkler, meslekler cinsiyet ayrımı yapmadan bizim barışımız olsun!

*        *        *

Milliyet Gazetesi’nin, 18.12.2011 tarihli internet sitesinde yayınlanan “çarpıcı” bir haberle yazımı bitiriyorum...

100 YIL ÖNCE ERKEK PEMBE KIZ MAVİ GİYERDİ

İngiltere’de çocukların cinsiyetlerine göre oyuncak tercih etmesinin doğuştan mı geldiği, yoksa toplum tarafından mı dayatıldığı sorusuyla başlayan tartışma ilginç bir tarihi gerçeği ortaya çıkardı. Yüzyılın başında kızlar için mavi ideal renkti...

İngiltere’nin en ünlü oyuncakçısı Hamleys, twitter’da başlatılan bir kampanya sonucunda kız ve erkek çocuklarına göre yapılan ayrıma son verdi, mağazadaki pembe ve mavi tabelalar sadece oyuncakların tipini gösteren tabelalar ile değiştirildi.

Nörobilimci Laura Nelson’ın başlattığı kampanya mağazayı cinsiyet ayrımcılığı ile suçlamış ve sadece tek bir tip oyuncakla oynamanın çocukların gelişimini sınırladığını savunmuştu. İngiltere’nin saygın gazetelerinden Guardian, çocukların cinsiyetlerine göre oyuncak tercih etmesinin doğuştan mı geldiğini, yoksa toplum tarafından mı dayatıldığını masaya yatırdı. Guardian’ın derlediği araştırmalar ikinci tezi güçlendiriyor.

Kadınlar neden kırmızı seçiyor?

Newcastle Üniversitesi Nörobilim Enstitüsü ile biyoloji ve Psikoloji Bölümlerinin yaptığı araştırmada kadınlara en sevdikleri renkler soruldu. Araştırmada kadınların büyük bir bölümünün kırmızının tonlarını seçtiği ortaya çıktı.

Araştırmacılardan Anya Hurlbert, kadınların pembeyi seçmesinin toplayıcılık döneminden kaldığını söyledi. Hurlbert, o dönemde kadınların çalılar arasındaki böğürtlenleri topladığı için bu rengi ayır eder hale geldiklerini savundu. Guardian’ın bilim yazarı Ben Goldacare ise bu teoriye şiddetle karşı çıkıyor. 

Goldacare, 20. yüzyılda kadınların erkek çocuklarını pembe, kız çocuklarını ise mavi giyindirdiğini, bunun da renk tercihinin cinsiyetlerle bağlantılı olduğu çürüttüğünü söylüyor. Goldacare’in örnek gösterdiği 20. yüzyılda yayımlanan İngiliz kadın dergisi ‘Lady’s Home Journal’ın 1918 tarihli bir sayısında şu sözler yer alıyor:

‘Pembe, erkek çocuklarına uyuyor!’

“Bu konuda büyük bir görüş ayrılığı olmasına rağmen genel olarak pembenin erkek çocukları, mavinin ise kız çocukları için uygun olduğu kabul ediliyor. Daha kararlı ve güçlü bir renk olan pembe erkek çocuklarına, daha narin ve zarif olan mavi ise kız çocuklarına uyuyor.”

 Amerikan dergisi Sunday Sentinel’in 1917 tarihli bir sayısında ise annelere “Geleneği takip eden biriyseniz oğullarınız için pembeyi, kızlarınız için maviyi kullanın” deniliyor. İngiltere’nin saygın üniversitelerinden Cambridge’in yaptığı bir araştırma da renk tercihinin doğuştan geldiği tezini çürüten nitelikte. İki yaşın altındaki çocukların incelendiği araştırma, her iki cinsiyetin de pembe renkli ve yuvarlak şekilli oyuncakları seçtiğini ortaya koyuyor.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar