Azize Ceren AVCU

Azize Ceren AVCU

avcuazize@gmail.com

NEFES ALAN BİR “LİMON”UN SESİNE KULAK VERİN…

NEFES ALAN BİR “LİMON”UN SESİNE KULAK VERİN…

Azize Ceren AVCU

Onlar cansız bir oyuncak değil, onlar da nefes alan hayat arkadaşları… Kimse bir saat gülümseyip oynamak için onların bütün hayatını çalamaz!

Merhaba değerleri okurlar,

Bu yazıyı okurken duygularınızı, vicdanınızı, kalbinizin sesini, tüm benliğinizle hissetmenizi umuyorum. Çünkü birazdan okuyacaklarınız dertlerini dile getiremeyen sessiz ve masum dostlarımızın sesi…

Bir hafta önce tanıştığım Limon’un hikayesinden bahsetmek istiyorum.

 Torunu ya da oğlu için aldığını tahmin ettiğim bir kadın karşımızdan bize doğru elinde bir ayakkabı kutusuyla geldi. Alelacele kutuyu bırakıp hızlıca dönüp gitti. Kutudan ses gelince merakla elime alıp açtığımda içinde küçücük savunmasız daha kanatları bile minicik sapsarı bir ördek yavrusuyla karşılaştım. 

Şaşkına döndüm ve çok sinirlendim bu nasıl olabilirdi?

Ne olacaktı öylece kapalı bir kutu da…

Onu orda bırakmam mümkün değildi ve yanıma aldım. Kutu da maması da vardı. Bir hafta ona evimizde ailecek onur konuğu olarak ağırladık. Özgürce dolaştı yemeğini yedi suyla oynadı hepimizin keyfi çok yerindeydi. Fakat inanılmaz bir şekilde hızlı büyüdü ve hareketlendi. Bizim için hiç sorun yoktu tabi ki ama bir yere kadar…

Ördeklerin doğada su kenarında olması gerek ve onun için en iyi güvenilir ortamı bulmalıydık. Çünkü onlar evde değil doğada mutlu. Kedi, köpek değil bir ördek! Neyse ki çok yakından tanıdığımız bahçeli evi olan birisi onu sahiplendi.

Bunu neden anlattım?

Küçük çocukların, gençlerin heveslenip bilinçsizce “ay çok tatlı” deyip ilerisini düşünmeden, ev ortamına uygunluğunu araştırmadan öylece kucaklayıp eve götürmeleri kesinlikle doğru bir davranış değil. Bilinmesi gereken bu dudum yasal da değil.

Ailelerin bu konuda daha hassas olmaları gerekir.

Çok iyi biliyoruz ki: “Tuvaletini evde uygunsuz yerlere yaptı, aman efendim tüy döküyor, yok hastalandı, küçükken tatlıydı şimdi büyüdü ya da eşyalarıma zarar vermeye başladı bırakalım sokağa gitsin!” diyen bir sürü kişi var maalesef.

Bunların dışında yine özellikle yaz aylarında tatile giderken üç aylık hayvan dostu olanlarımız var. Ege’ye Akdeniz’e yazlığa giden yazlıkçılar yanlarında gezdirmek için petshop ya da sokaktan alıp tatil dönüşü sokağa bırakıyorlar. Bunlar insan dostu olan özellikle kedi ve köpeklere için çok acı bir travma yaratıyor.

Yapmayın! Ya hiç almayın ya da alıyorsanız onu çocuğunuz arkadaşınız gibi görüp hayatınızın içine dahil edin.

Bakın 5199 Sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu 5. Maddesinde ne diyor: “Ev ve süs hayvanları ile kontrollü hayvanlardan, doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez; beslenemeyeceği ve iklimine uyum sağlayamayacağı ortama bırakılamaz. Ancak, yeniden sahiplendirme yapılabilir ya da hayvan bakımevlerine teslim edilebilir.”

5199 Sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu’nun 14. Maddesi de derki: “Ev ve süs hayvanlarını on altı yaşından küçüklere satmak yasaktır.”

Bu maddeden yola çıkarak şunu yinelemek isterim: Özellikle küçük çocuklarınızın isteklerine, ağlamalarına çare olsun diye almak için almayın. Tabi ki çocuklar evde hayvanlarla büyüyebilir ki bu çok güzel olur fakat o hayvanları siz gerçekten severek isteyerek bakıyorsanız çocuklarınıza küçük sorumluluklar vererek hayvan sevgisi aşılayarak bir hayvana sahip olmalılar. Asla bir heves uğruna değil!

Hayvanların, bizlere dostumuz olabileceğini, onların da nefes aldığını, duyguları olduğunu unutmayalım…

Hepinize kedi mırıltısı kadar huzurlu, ördeğin suyla buluştuğu an yaşadığı kadar mutlu bir gün diliyorum.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

semih1 Temmuz 2019, Pazartesi - 23.07

keşke tüm dünya bu kadar duyarlı olsa...

Yazarlar