Azize Ceren AVCU

Azize Ceren AVCU

avcuazize@gmail.com

MELEKLER, GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

MELEKLER, GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

Azize Ceren AVCU

Düğün salonunda üzerinde gelinlik varken şöyle bir soruyla başlar bu kutsal meslek: “Ne zaman anne oluyorsun?

.      .      .

Kadın: “Hamileyim!”

Tebrikler!

İşte o andan sonra artık kadınlığının yerini “annelik” alır. Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. Kadın olarak değil, anne olarak devam edecektir hayatına. Kuaförünü erteleyecek, alışverişte önceliği kendisi olmayacak, kendisi açken önce çocuğunun karnını doyuracak, gecelerce uykusuz kalıp zombi anneye dönecek!

Ve daha bir sürü fedakârlıklar. İşte doğru tanım bu.

Anne nedir? Anne fedakârlıktır.”

Dokuz aylık fragman olan hamilelikle başlar bu yolculuk. Hamile kaldığını öğrenir kadın, sevinir belki de üzülür…

Herkes hayatının en iyi döneminde ya da hayatının aşkıyla doğru zamanda olamayabilir maalesef.  Yaşamın en acı gerçeklerini bu hassas günde unutmamak gerek. Tecavüze uğrayıp istemediği bir adamdan hamile kalmış olup çocuğundan nefret edip onu terk edebilir bir anne ya da olmasını hiç istemesek de maddi yetersizlikten içi kan ağlasa da aldırmayı düşünebilir veya bir başkasına vermeyi aklının ucundan geçirebilir…

Kim bilir daha tahmin edemeyeceğimiz onlarca sebepler vardır. Bazen kızıyoruz medyada dolaşan haberlere “Bir anne bunu nasıl yapabilir” diye, evet yanlışlar yapabilir insanlar ama o an neler hissettiğinin gerçeğini medya bize veremez. Anne olmak o kadar kutsaldır ki yaşamayan anlamaz derler. Peki sizce bu kutsallığa sahip olan kişiler nasıl olurda bunları yapabilmeyi düşünebilir?

Her ne kadar kızsak da o anneleri dinlemeyi bilmeliyiz…

En hassas gün bugün Mayısının ikinci Pazarı “Anneler günü!”

Yukarıda bahsettiğim sahip olup ondan vazgeçen anneler bir yana da aslında sahip olmak isteyip olamayan anneler için anlayış günü bugün…

Annemize olan sevgimizin coşkusunu ayarlamamız gereken bir gün…

-Olumsuzluklar kraliçesi gibi hissettim kendimi yazının girişine de bakın!

Hadi şimdi anneliğin esprili taraflarına bakalım:

En ufak şeylerden mutlu olan anneler…

Bebeğin gazını çıkarmasına dakikalarca gülüp keyif almak! Aman yarabbi bunu 20 yaşında yapsak yine gülerler mi?

2 kaşık çorba içti diye alkışlar, türküler havada uçuşur!

Pirinç tanesinden küçük diş çıkardığını görünce cümle aleme telefon açmaya başlar sonra da bunun için bir kutlanma organize ederler…

Altını değiştirince hatta değiştirirken erkek çocukların annelerine yaptığı ilk sarı sulu şaka!

Kıyafetleri küçülünce çocuğu büyüyor diye mutlu olmaları!

Annelerin diline, bizim hafızalarımıza pelesenk olmuş sözler:

-Anne olunca anlarsın!  Haklı gururu yaşar istikrarlı bir şekilde senelerce bu cevabı bekler “Haklıymışsın anne!”

-Nerede bıraktıysan oradadır! Temizlik yaparken en çok kimin dağınık olduğunu anlamış olduk.

-Dokuz ay karnımda taşıdım seni! En iyi duygu sömürüsüdür.

-Kafanı bunlara değil de derslerine verseydin profesör olmuştun! Kendimizi kötü hissettirmenin en iyi yolunu da çok iyi biliyorlar.

-Akşam baban eve gelince görürsün sen! İşte bu en başarılı tehdit.

Ah anneler hem güldüren hem ağlatan hem sevdiren hem kızdıran tüm duygularımızı birlikte yaşatan ve yaşayan. Tarifi asla mümkün olmayan en özel meslek en kutsal görevin sahipleri… Dünyanın en güzel kokusuna, en içten bakışına, en merhametli yüreğine sahip olan siz kadınlar iyi ki varsınız!

Anne olmak isteyip olamayan, anne adayı olan, yeni anne olmuş ve annelikte kitap yazmak üzere olan anneler… Gününüz kutlu olsun!

“İnsan sadece eşini seçebilir, anne babasını seçemez.” Derler; seçim hakkım olsaydı yine kendi ailemi seçerdim. Ağlarken nasıl güleceğimi, mutsuzken bana neyin iyi geleceğini, yaşımız kaç olursa olsun her zaman ihtiyaçlarımızın peşinde koşuyor olmaları sanırım bunu en iyi onlarla göz göze geldiğimizde bakışlarımızla anlatabiliriz.

Müsaadenizle yazımı anneciğime özel bir sonla bitirmek istiyorum.

Herkesin annesi kendine özel en mükemmel annedir elbette…

Benimki de öyle elbette…

Ben ve erkek kardeşim babamızı erken kaybettik.

Tabi ki baba farklı bir duygu farklı bir sevgi ama annem bizim meleğimiz oldu ve onu bize hiç aratmadı. Çalışır, çabalar ki hala da öyledir. Hiçbir şeyimizi eksik bırakmamak için sürekli uğraştı, bizim mutlu olmamız hep onun önceliği oldu.

Sevgisini bize öyle güzel geçirmiş ki aile ne demek sevgi, saygı ne demek, ayakta güçlü kalmak ne demek bize hep o öğretti. O bizim en iyi öğretmenimiz oldu.

Benim güzel annem kıymetlim, gülen gözleri hiç kapanmayan canım babam, herkesten her şeyden kıymetli bir tanecik kardeşim. İyi ki benim ailem sizsiniz. Ve sen meleğim senin hakkını asla ödeyemeyiz. Cennet kokulum bugün yanında değilim sana sarılamıyorum ama seni saçının her bir teline kadar hissediyorum…

Ağlamak yok diye anlaşmıştık unutma.

Ben bunları yazarken ağlasam da sen okurken ağlama diyeceğim ama geç oldu değil mi :) Tamam daha fazla ağlamak yok gülmeyi en çok hak ettiğin gün.

Seni seviyorum.

Anneler günün kutlu olsun meleğim ❤️

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Ayşe Avcu12 Mayıs 2019, Pazar - 11.05

Eline yüreğine sağlık anneciğim

Yazarlar