Azize Ceren AVCU

Azize Ceren AVCU

avcuazize@gmail.com

KILIBIK DEĞİL KALBİ ILIK… SON DURAK HANIMCILIK Azize Ceren AVCU

KILIBIK DEĞİL KALBİ ILIK… SON DURAK HANIMCILIK

Denize düşen kar tanesi mi yoksa denize güneş ışınlarının yansıması mı sizi mutlu eder?

Yaz mevsimi demek bir pek çoğu için de “evlilik mevsimi” demek. İki güzel insanın hayatını birleştirmesi ve devamındaki düğün töreninde davetliler dâhil herkese büyük bir mutluluk ve haz verir.

Peki, düğün sonrası da her zaman böyle müthiş ve keyifli mi olur… Ömür, hep mutlu ve keyifli mi geçer?

Çiftler birbirine ne kadar uyumlu, iletişimleri ne kadar güçlü, kim ne kadar anlayışlı, kavgalar neden başlar, boşanmaya sürükleyen nedir?

Aslında iki farklı hayatı birleştirmek o kadar da basit değil. Her şey çok güzel gibi görünürken birden bire kendinizi adliye koridorlarında babanızın soyadına dönüş yapmış halde bulabilirsiniz!

Yolculuk adliyeden önceki son çıkışa...

İçeriye girip girmemek sizin elinizde!

Şöyle bir düşününce maddi hesaplar ilişkiyi öldüren esas sebep olarak görülür. (Tabi size sözel ve fiziksel şiddet uygulayan bir eş seçmediyseniz.) Fakat psikoterapi ve psikoterapistler derneği yaptığı bir ankette tek başına maddi durumun ilişkiyi bitirmede o kadar da etkili olmadığını kanıtlamıştır. PISIKODER yaptığı anketle ekonomik sıkıntıların değil ilişkisel problemlerin daha zor çözümlendiğini ortaya koydu.

Peki, sorunlara çözüm bulmak neden bu kadar zor ya da bir başka taraftan bakalım sorunlar… Anlayış kavramı ilişkinizin tam olarak neresinde ne kadar yer alıyor?

Kadın! Zarif, nazik, kırılgan, duygusal...

Erkek! Duvarları olan, duygularını ifade edemeyen...

Bu iki tarife göre günümüzün tartışma sebeplerini değerlendirelim..

Yolculuk güven/sizliğe...

Kadınlar eşlerinin onlarsız  dışarıya çıkması konusunda çok fazla eleştiri yapıyor olabilir. Erkekler bu konuda güvensizlik hisseder, özgürlüğü ellerinden alınmış gibi gelir ve tartışmanın fitili bir anda ateşleniverir…

Erkekler için baktığımız zaman her ne kadar haklı görünseler de genellikle sorunun tam olarak farkına varamazlar…  Çünkü kadının ruhu okşanır ve dışarıya çıkma konusunda doğru üslupla yaklaşıp söz verdikleri saati geçirmedikleri süreçte hiç bir sıkıntı olmayacaktır.

Ve eşlerinin kendilerine olan güveni sorgulamalarına gerek yoktur çünkü günümüz de hem kadının hem de erkeğin birbirlerinden başka ve daha çok güveneceği biri yoktur. Ama dışarıda ama çok daha yakın çevresinde.

Yolculuk alışverişe...

Yapmayın beyler bu kadar zorlaştırmaya gerek yok!

Alışveriş merkezlerinde kapı da eşini bekleyen bir sürü erkek var siz de onlardan biri olup pekala ilişkinize bu konuda kavgayı bulaştırmayacak gayet mutlu olabilirsiniz. Hatta kapı da beklemeyip eşinizle birlikte alışveriş yapmak iki taraf içinde çok keyifli ve en önemlisi mutlu sonla biten bir gün geçirmenizi sağlayabilir.

Kadınların sevgisini kazanmak mutlu etmek onları anlamak düşündüğünüzden çok daha kolay!

Sosyal medya da eşinizle paylaştınız fotoğrafın altına yazacağınız anlamlı bir kelime, cümle bile kadınları havalara uçurur. Mutluluk bu kadar basitken neden işi zorlaştırmayı tercih edesiniz ki değil mi?

Son durak hanımcılık…

Günümüzün yeni trendi olan "hanımcılık" anlayışı tam da sorunları ortadan kaldırmak için var olmuştur.

Kimilerine göre “kılıbıklık” diye düşünülse de bence tam da olması gerek bir kavram hanımcılık... “Kılıbıklık” denilen ve hayatınızda bulunan, deyim yerindeyse “sap arkadaşlarınız”ın size taktığı hayatında kadın olmasının ne demek olduğunu henüz anlamamış bir lakapken “hanımcılık” kavramı eşinizle mutlu bir hayat geçirmenin formülüdür. “Unutmayın kadınınızın kölesi değil, kadınıyla iyi geçinen bir erkek oluyorsunuz!”

Sevdiğiniz kişinin gönlünü hoş tutmak ona küçük sürprizler yapmak size pek çok şey kazandırır. Ben olsaydım denize düşen kar tanesini değil denize yansıyan güneş ışınlarını tercih ederdim…

Kadın hayatınızın güneşidir onun yolundan şaşmayarak her mevsim aşkınızı ısıtabilirsiniz…

“Kılıbık değil kalbi ılık olmanız dileğimle…” mutlu bayramlar diliyorum.

Yazarlar