Aydın AKTAY

Aydın AKTAY

aydinaktay@sakarya.edu.tr

BANKALAR, ŞEYTANLAR VE CEMAATLER

BANKALAR, ŞEYTANLAR VE CEMAATLER

Aydın AKTAY

13 Aralık 2016 Gecesi TV 8'de "Büyük Dövüş" isimli bir film vardı...Filmde, özel okulda çalışan bir fizik öğretmeninin ödeyemediği kredi borçları nedeniyle sokak dövüşleri yaparak, bir ton dayak yemeyi göze alarak evine gelen haczi durdurma çabaları anlatılmış....

Filmden bir enstantane:

Fizik Öğretmeni, Bankadaki Müşteri Temsilcisine çıkışıyor

"-Bizi bu kredileri kullanmaya siz ikna ettiniz, şimdi de yardım etmiyorsunuz."

Müşteri temsilcisi  “-Lütfen beyefendi, biz size seçenekleri öneriyorduk karar size aitti..."

İşte Kapitalizmle Şeytanın oyunlarını aynı düzlemde buluşturan sahne budur...

Şeytan, her insanın zaafını bilir ve her insana ayrı bir muamelede bulunur. Birisine serveti sevdirir, diğerine ise şehveti. Birisine gurur ve kibri aşılar, diğerine ise ümitsizlik verir. Halbuki Şeytanın yaptığı iş tamamen tekliftir.

O, vermez, veremez. Şeytan teklif eder, insan da teklifi kabul eder veya etmez.

Ahirette Şeytan tarafından aldatılan insanlar, Şeytandan davacı olduklarında Şeytan onlara

"-Ben size sadece teklif ettim" diyecek ve insanları o hallerinde bırakacaktır. Bankalar da öyledir, tekliflerini kabul ettirinceye kadar sizin dostlarınızdır, ama işler ters gittiğinde artık yalnız kalırsınız...

Ömer Lekesiz diyor ki “Modern dünyada cemaatlerin sekülerleşme sürecine katkıları hepimizin sorunu; Bankalar, medya, yayın ağları, mağazalar, dersaneler, okullar, yıllık 30 milyar dolarlık ciro… Bunlar, hoş, güzel şeyler. Ama çok para haramsız, çok vaaz yalansız, çok imkan desteksiz olmaz… Hizmetçi kardeşlerimiz işin görünür yanı; genel bir problemle yüz yüzeyiz. Hayat boşluk kabul etmez, biz bunlar üzerinde zihin yormazsak birileri, kendi zihniyetini dayatacaktır.”

Bankaların mütedeyyin insanların hayatındaki etkisi Müslümanın kapitalist sistemde nefesini bir şizofren olarak almasıyla gerçekleşiyor…Bankacı ile Hacı amcamızın ilişkisinde olduğu gibi:

Müşteri temsilcisi banka görevlisinin, Hacı amca’ya çayını sol elle içmesinin ne kadar büyük bir günah olduğunu anlatmaya çalışırken verdiği cevap durumun özüdür:

“-Ne yapayım amcacığım...Sağ elimle size vereceğim kredinin faizini hesaplıyorum.”

Bu olayla kendini gösteren durum; Ömer Lekesiz’in işaret ettiği zihniyetin, aslında bizlerin dünyasına çok zaman önce ne denli sızdığını gösteren en bariz örneklerdendir. Maalesef bu sızmanın öncüleri de Sızıntı Cemaatleri idi..

Artık borç isteyen en yakın dostlara akrabalara bankaları göstermekten çekinmeyen bir dindarlık biçimi her tarafı sarmış durumda…

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar