AKILLI BİNALARDA AKILSIZ HAYATLAR - Adayorum Sakarya'nın Haber Sitesi
Aydın AKTAY

Aydın AKTAY

aydinaktay@sakarya.edu.tr

AKILLI BİNALARDA AKILSIZ HAYATLAR

AKILLI BİNALARDA AKILSIZ HAYATLAR

Aydın AKTAY

Akıllı telefonlar ilk çıktığında uzun süre eski telefonumdan kopma konusunda herkese garip gelecek bir direniş sergilemiştim...Bu direnişim artık insanlarla  iletişim konusunda karşılıklı bazı zorluklar üretince, yani insanlar bana ben de onlara ulaşmada sorunlar üretince sona ermişti...

O günlerde bana yapılan "-niçin akıllı telefon kullanmıyorsun?" gibi baskılara:
"-Telefonumla işbölümü yaptık, ben akıllı olacağım, o da telefon..." tarzındaki esprilerle karşılık veriyordum...

Benim esprisini yaptığım bu işbölümü zamanla trajikomik bir hal almıştı...İnsanlar telefonlarına akıl, kendilerine telefon görevi vermeye çoktan başlamışlardı...Yani akıllı telefonu akılsızca kullanmak diye garip bir hal ortaya çıkmıştı...

Belki değişen durumlara, zamanın gerektirdiği değişimlere ayak uydurmada zamanlama problemi yaşıyordum...Fakat içten içe de oluşmakta olan yeni dünyaya karşı da bir itiraz bir direniş de sergilemenin gereğine inancım da vardı...Aşırı dozda İsmet Özel okumanın yan etkileri de olabilirdi bunlar...
Bu yan etkilerden kurtulmak zordur...Sadık İsmet Özel okurları bunu, bu haleti ruhiyeyi çok iyi bilir...

Bu okurlar, tahammül ettiğimiz onca modern değişimler, araç gereçler veya zihinsel dönüşümler karşısında hiçbir şey yapamasak bile en azından bunlara her daim surat asabilmeyi canlı tutmaları gerektiğini de bilirler...Surat asmak hakkımız çünkü hatta son hakkımızdır...Bizi diri tutacak son çare olarak bakarlar...

Belki benim modernleşmeye karşı geliştirdiğim itirazcı tavrım bundan besleniyordur...Yoksa "zeit geist" de var yani "zamanın ruhu", hayatta bunu da ıskalamamak gerektiğini de Hegel'den öğreneli çok zaman olmuştur...Bu yüzden direniş bir zaman sonra asık suratlı bir kabullenişi doğuruyor...Sanırım denge dedikleri şeyi de yakalamış oluyoruz...Veya öyle mi acaba?

Neyse, tam da bu haleti ruhiye ile Sakarya'da, Serdivan namlı,  modern konseptin gerekleri ile inşa edilen bir semtinin sokaklarında turlarken gördüklerim bana bu yazıyı yazdırdı..."Sokakları..." dediğime takılmayın, lafın gelişi bir alışkanlıkla söylenmiştir...Sokak yavaş yavaş mevta oluyor bu semtte...Her yeni semtin kaderi gibi...

Akıllı bina tarzıyla inşa edilmiş bir sitenin yanından geçiyorum...Aklıma bir anda akıl ve telefon diyalektiği ile ilgili yaşadığım tecrübe geldi...Akıllı bina sakinlerinin dış dünya ile bağlantıları tamamen kopuk...içerisi ev mi büro mu belli değil...

Bahçesinde otopark var, çocuk oyun alanı da...fakat her ikisi de gereksiz gibi...Çünkü sitenin etrafında alabildiğince park etmeye uygun boş alanlar fazlasıyla mevcut...Daha ilginci sitenin 20 metre karşısında devasa ve süper rekreasyonu olan  ve son model spor aletleri, yürüyüş parkuru ve yeşillikler içinde harika bankları olan bir park var...Buna rağmen site içindeki otopark ve çocuk alanının varlığına anlam veremiyorum...Zaten bu sitede çocuk var mı o da belirsiz çünkü ne zaman görsem boş...

Bu durum, maliyet artırıcı müteaahhit marifeti mi yoksa bu site sakinlerinin sonradan görme kent soyluluğu tercihi mi? Yani, kendilerini halktan yalıtan vatandaş tavrı mı?

Aslında bireyselleşme ve onun dayattığı konformizmin bir sonucu gibi duruyor bu tablo...

Bu tabloda kendini yalıtma, köklerden aidiyetlerden gönüllü kopuş...tüketim kültürünün ve toplumunun israf anlayışı vs.. var. Herşeyi okumak mümkün...

Akıllı bina konseptinde dikkat çekici bir başka husus da sitenin dört bir tarafını gözetleyen kameralar...Az sonra büyük bir Moğol saldırısına ya da halk talanına hazırlık yapılmışçasına her tarafa konuşlandırılmış...

Güvensizliğin en derinden insanların içlerine sindiği çirkin çağrışımlı güvenlikli yapılar görüntüsü...İnsanı binalara bakarken bile kendini potansiyel bir suçlu gibi hissettiren bir tablo...

Bu tarz yerleşim mekanlarında yaşam olduğunun belirtisi sayılabilecek bir can, bir ruh izi bulamamak, mekanik bir yaşamın, elektronik yazılım hokkabazlığı ile yürüyen cansız güvenlik tesisatı v.s tüm bunlar burayı tercih edenlerdeki evi otel gibi kullanma cüretkarlığı ile son buluyor...

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yazarlar